Batı hurafelerine karşı gerçekler anlatılmalı

Batı hurafelerine karşı gerçekler anlatılmalı

Editörün notu: Washington başta olmak üzere bugün Batı başkentlerindeki hakim görüş kendilerine benzemeyen sistemlerin başarılı olamayacağı ve hatta zamanı geldiğinde değiştirilmesi gerektiğidir. Oysa kuruluşunun 70. yılını kutlayan Çin Halk Cumhuriyeti, Batı'nın tezlerinin artık geçerli olmadığını kanıtlıyor. Çin'in ekonomik düzlemdeki başarısını engellemek isteyen Batı'nın "demokrasi" üzerinden eleştirilerine hız vermesi ise tesadüf değil. Bu eleştiriler arasında Çin'de seçimlerin olmadığı ya da tek partinin bulunduğu gibi gerçek dışı iddialar yer alıyor. Global Times'ın Batı'nın iddialarına karşın yazdığı ve başlıkların tarafımızca seçildiği son makaleyi dikkatinize sunuyoruz:

"Çin Halk Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) birbirinden farklı tarihleri, kültürleri ve sosyal sistemleri olan iki devlet. Çin'in 1970'lerin sonundan itibaren başlattığı reform ve dışa açılma süreci özellikle çok sayıda Çinlinin ABD'ye okumasını ve çalışmasını hızlandırdı. Bu sayede Çin vatandaşları ufuklarını genişleterek ABD'yi daha iyi anlamaya başladı. Bu köprü aynı zamanda iki ülke arasındaki iş birliğinin temelini oluşturmaktadır.

Aradan geçen süre içerisinde Çin'in deneyimi ülkeler arasındaki farklılığa rağmen güvenin inşa edilebileceğini göstermesine rağmen yeni sorunlar da ortaya çıktı. Çin ekonomisinin büyümesi ABD siyasi çevrelerinde endişeyle takip ediliyor ve Çin'e yönelik tepkilerin arkasında bu ülkenin yeterince anlaşılmaması, hatta bazen tümüyle yanlış anlaşılması yatıyor.

ÇKP VE SBKP ARASINDAKİ FARKLAR ANLAŞILMALI

Amerikalı siyasetçilerin de dâhil olduğu çok geniş bir kesim bu zamana kadar Çin'e hiç seyahat etmediler. Belki de birçoğunun Çin hakkında bildikleri tek gerçek ülkeyi Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yönettiğidir.

ÇKP'nin imajı ise zihinlerde Soğuk Savaş'tan dolayı Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) karıştırılmakta. Oysa her iki parti de komünist olmasına karşın ÇKP ve SBKP farklı tarihsel koşullar ve amaçların ürünü olarak ortaya çıktılar. Bu nedenle bağımsız bir parti olan ÇKP kendi karakterini tesis etmiş, kitle çizgisini izlemiş ve gerçeği olgularda aramıştır. Çin Halk Cumhuriyeti'ni anlamanın yolu Çin Komünist Partisi'ni anlamaktan geçiyor.

Dünya çapındaki çok sayıda ülkede az sayıda insan Çin'de resmin tamamını görebiliyor. Bazı kişiler Çin'i anlasa da ÇKP'nin yönetimi altındaki sistemi anlamaktan mahrum. En çok sorulan sorulardan birisi neden Çin'in çok ya da iki partili seçim sistemini uygulamadığı. Buradan yola çıkan kimi Amerikalılar ÇKP'nin sistemi ile diktatörlük ya da otokrasi arasındaki farkları dahi sorgulama noktasına geliyor.

ÇİN'DE ÇOK PARTLİ DANIŞMA SİSTEMİNİN KISA TARİHİ

ÇKP'nin sisteminin ne çok ve ne de tek partili sisteme dayandığını anlamak gerekli. Çin, ÇKP'nin önderliği altında çok partili iş birliği ve siyasi danışma esasına göre yönetiliyor. Buradaki "çok partili" sekiz tane komünist olmayan partinin varlığının işaret etmekte. Tıpkı Amerika'daki iki partili ya da Fransa'daki çok partili sistem gibi Çin'deki sistem de ülkenin kendi özgün tarihi içerisinde meşruluk kazanmaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin 1949 senesinde kurulmasının ardından bu sekiz parti varlığına son vermek istemişse de Çin'in önderi Mao Zedung bu kuruluşların uzun vadeli olarak varlığını sürdürmesi ve birbirine tavsiyeler vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Reform ve dışa açılma sürecinden sonra ise ülkenin lideri Deng Xiaoping de partilerin kader ortaklığı yapması gerektiğini belirtti.

Çin siyasi sisteminin kuruluşu ve işleyişinin diktatörlükle bir ilgisi bulunmadığı gibi demokratik süreçler ülkenin karakterine göre işliyor.

GÜÇLÜ EKONOMİ HÜR İRADE ALTINDA GELİŞİR

Amerika ve Avrupa'da çoğu insan demokrasinin eksikliği konusunu gündeme getirirken ortaya yanıtlanması gereken bir başka soru daha çıkıyor: Çin'de demokrasi işlemiyorsa nasıl oluyor da ekonomi ama özellikle de serbest piyasanın verimi Batılı ülkeleri geride bırakıyor? Zira piyasa ekonomisinin gelişmesi için vatandaşların kariyerlerinde seçim serbestliği de dâhil olmak üzere özgürlük hakkı, hareket etme ve iş kurma seçeneklerinin olması gereklidir. Bununla birlikte ekonominin gelişmesi aynı zamanda anayasada güvence altına alınan eşit hak, ticaret mekanizması gibi unsurlara doğrudan bağlıdır.

Elbette tek açıklama bu değil. Demokrasinin en doğru biçiminin nasıl olduğu uzun zamandır tartışma konusu ve Çin'de bu tartışmadan kaçmıyor. Çin tartıştığı hangi tip demokrasinin ülkelerini daha istikrarlı ve müreffeh hale getireceği.

Batılıların düşündüğünün aksine Çin'de rekabete dayanan seçim sisteminin olmadığı iddiası da gerçekleri yansıtmaktan bir hayli uzak. Çin Devlet Konseyi'ne göre bölgelere ayrılmamış idari bölgelerde, belediyelerde, özerk bölgelerde, kasabalarda, etnik kasabalarda halk kongresi üyeleri doğrudan seçilir. Ulusal Halk Kongresi Üyeleri de bu bölgelerde seçilen üyeler arasından çıkmaktadır.

DEMOKRASİ KASABALARDAN BAŞLIYOR

Seçime dayalı demokrasinin rekabet ve şeffaflık gibi faydalarının yanı sıra inkâr edilemeyecek sorunları da bünyesinde taşır. En büyük sorun sandık demokrasisinin demokrasinin özünü yeterince yansıtma kabiliyetinin olmamasıdır ki ortaya çıkan tablo genelde azınlıkların çıkarını esas alır. Herkesin oy alma hakkının var olduğu ancak kimi "seçmelerin" seslerinin daha fazla çıktığını hepimiz görüyoruz. Burada çözüm sandık demokrasisi ile danışma demokrasisinin birleştirilmesidir. Xi Jinping'in merkezinde olduğu Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi 18. Ulusal Kongresi'nden bu yanda ülke çok boyutlu olarak danışma demokrasisini geliştirme kararı almıştır.

Sonuç olarak; Çin'de seçimlerin ya da demokrasinin olmadığı bilgi eksikliği ya da yanlış anlaşılmanın ürünü olarak siyasal arenada tezahür etmektedir. Çin Halk Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana halk tarafından idare edilmiş ve kendine özgü demokratik teamüllerini geliştirmek için çalışmalar yürütmüştür. On yıllardır demokratik sistemi geliştirmek üzerine çalışan Batılı uzmanların da Çin deneyiminden alacağı dersler bulunmaktadır.

Bütün yollar Roma'ya çıkacaksa Çin'in kendine özgü yolunu dışlamanın anlamı nedir?"

Kaynak: Global Times