Ayetullah Ali Hamaney yasayı veto etme yetkisine sahip

Ayetullah Ali Hamaney yasayı veto etme yetkisine sahip

CGTN / Thomas O. Falk

Joe Biden'ın 20 Ocak'ta görev başlaması ile birlikte, Washington'ın Kapsamlı Eylem Planı'na (İran'la nükleer anlaşma) dönüşü yaygın biçimde önceden kesinleşmiş gibi düşünülüyor. Ancak hem Amerikan'ın bakış açısından hem de Tahran tarafından engeller var.

Gelecek Biden yönetimi Tahran ile Washington arasındaki çatışmanın dinamiğini değiştirmeye mahkum olduğu için, İran öyle görünüyor ki, birden fazla yöne doğru kendi hamlelerini yapıyor.

Öncelikli olarak İran, ekonomisini mahveden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yaptırımlarından kurtulmayla açıkça ilgileniyor. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, yaptırımların kaldırılmasının önemini biliyor ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetine müzakereler için gerekli yetkiyi verdi.

HASAN RUHANİ MÜZAKERELER İÇİN GEREKLİ YETKİYİ VERDİ

Ruhani'nin kendisi de daha önce İran'ın eğer Washington anlaşmaya göre yükümlülüklerini yerine getirirse, nükleer programının kısıtlanmasına sıkı biçimde uyacağını söyledi ve vadetti. Ruhani, "Bir saat içinde İran tekrar anlaşmaya dönecektir." dedi. Şimdiye kadar her şey çok iyi.

Ancak İran'ın içinde diğer güçler diplomasiye geri dönmeye çok daha sınırlı bir istek gösterdiler. Bu aşırı muhafazakâr sertlik yanlılarının mecliste çoğunluğa sahip olması, Ruhani'nin canını sıkıyor.

Muhafazakârlar aralık ayının başında, ABD'nin yaptırımlarını bir ay içinde sona erdirmemesi durumunda Ruhani hükümetinin bilerek nükleer anlaşmanın kilit maddelerini ihlal etmesini ve hatta Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun ülkedeki denetçilerini sınır dışı etmesini gerektiren bir yasayı yürürlüğe soktular. Sürekli olarak meclis içindeki katı güçlere karşı anlaşmayı kurtarmak için bir diplomatik çözüm arayışında olduğunu ifade eden Ruhani, yasanın kabulüne hemen cevap verdi: Yasayı "gereksiz" ve "verimsiz" olarak nitelerken, meclisin ülkenin nükleer politikasını belirleme yetkisi olmadığını da savundu.

HAMANEY YASAYI VETO ETME YETKİSİNE SAHİP

Yine de, muhafazakârların egemenliğindeki İran Anayasayı Koruyucular Konseyi, meclisten çıkan yasayı küçük değişikliklerle onayladı. Şimdi belirleyici faktör Ayetullah Ali Hamaney'in bakış açısı. Yüce lider bütün devlet işlerinde son söz sahibi ve dolayısıyla yasayı veto etme yetkisine sahip.

Uzun zamandır sertlik yanlılarını destekleyen Hamaney, eğer yaptırımların kaldırılması "doğru, adil ve onurlu bir biçimde" başarılırsa, o zaman yapılması gerektiğini söyledi. Ulusun çıkarlarına bağlı kaldığı sürece hükümeti destekledi, bu Hamaney'in yasayı veto etme seçeneğini açık tutmak için elinde tuttuğu bir yöntem. Bu yüzden Ruhani'nin üzerindeki baskı artıyor. Ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ufuktayken, dinamiğin daha da karmaşık hale gelmesi kaçınılmaz.

Hamaney'in yasayı veto etmemesi ve anlaşmanın daha da ihlal edilmesi durumunda, Washington'ın anlaşmaya geri dönmesi giderek daha düşünülemez hale gelecek. Biden diplomasiye daha fazla önem verdiği için, tek bir çekirdek ilkede uzlaşmaz biri; eğer Tahran "nükleer anlaşmaya kesinlikle uymaya" dönerse, yaptırımlar ancak o zaman sona erer. Biden'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı atadığı Jake Sullivan, Washington'ın anlaşmaya geri dönmesini iki şarta bağladığı için, sonuncu durum daha akla yakın. İlk olarak, İran tekrar ilk anlaşanın hükümlerine tamamen uymalıdır. İkincisi, bunu İran üzerine getirilecek yeni kısıtlamalarla ilgili görüşmeler izlemelidir.

Sullivan'a göre, bunlar İran'ın bölgesel politikası, yani bölgedeki vekillerine yardımının yanı sıra İran'ın füze programını hedefliyor.  Ancak İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile birlikte Ruhani de daha önce İran'ın herhangi bir ek şartı kabul etmeyeceğini söyledi.

Tahran görünüşte, her türlü maliyete rağmen ABD'nin taleplerini kabul etmeme eğilimindeyken, diplomasinin üstün gelmesi durumunda kapatılması gereken farklılıklar varlığını sürdürüyor. Ve bu haliyle, Washington'daki liderlik değişikliği hiçbir şekilde anlaşmazlıkta otomatik bir değişiklik anlamına gelmiyor.