Avustralya'nın Çinli gazetecilere olan tutumu çirkin bir ikiyüzlülüğü gösteriyor

Avustralya'nın Çinli gazetecilere olan tutumu çirkin bir ikiyüzlülüğü gösteriyor

Xinhua Haber Ajansının salı günü bildirdiğine göre, Avustralya istihbarat teşkilatı Çinli gazetecilerin evlerine baskın düzenledi. Birkaç saat sorgu ardından bilgisayarlarını ve cep telefonlarını ile birlikte gözaltına aldı. Çinli gazetecilerden bu zorunlu arama ve sorgulamayı gizli tutmaları söylendi.

Asılsız arama, Çinli gazetecilerin ve medya kuruluşlarının meşru haklarını vahşice ihlal etti. Avustralya, bu korkunç eylemlerle Çin-Avustralya kültür alışverişini ciddi şekilde bozdu ve ikili ilişkileri zehirledi. Bu ciddi bir siyasi meseledir.

Avustralya her zaman sözde basın özgürlüğüyle övünmüştür. Durum gerçekten böyleyse, Avustralya Çinli gazetecilere saygı duymalı ve haber haklarını korumalıydı. Ancak gerçek oldukça farklı. Avustralya, gerçek yüzünü ortaya çıkardı.

21 Ekim 2019'da, ana akım Avustralya gazeteleri, ülkenin basın kısıtlamalarına karşı koordineli bir protesto için ön sayfalarındaki metni karartarak sözde basın özgürlüğünün ikiyüzlülüğünü ortadan kaldırmıştı.

5 Haziran 2019'da Avustralya polisi, ülkenin ulusal yayın kuruluşu ABC medyaya baskın düzenleyerek, Avustralya özel kuvvetlerinin Afganistan'daki ihlal iddiaları hakkında gizli bilgiler yayınladığını iddia etti. Ayrıca, Sunday Telegraph of Sydney gazetesinin bir muhabiri, hükümetin Avustralya vatandaşlarına yönelik gözetimi genişletme planını bildirdikten sonra Haziran 2019'da gözaltına alındı. Olaylar, Avustralyalı gazetecilerin toplu protestosunu tetikledi.

ABD'NİN ADIMLARI İZLENİYOR

Avustralya'nın son yirmi yılda basın özgürlüklerini sıkılaştırmak amacıyla 60'tan fazla yasayı meclisten geçirdiği bildirildi. Avustralya hükümeti neyi örtmek isterse istesin, ikiyüzlülüğü ve basın özgürlüğüne yönelik çifte standardı gizleyemez. Başka ülkeleri karalamak veya saldırmak amacıyla medya kuruluşları aracılığıyla sahte haberler yaydıklarında, bu tür hareketleri "basın özgürlüğü" olarak nitelendiriyorlar.

Bununla birlikte, Avustralya makamları yalnızca yerel medya kuruluşlarını manipüle etmekten memnun değiller. Uluslararası ilişkileri düzenleyen temel normlara ve Çin ile Avustralya arasındaki ikili bağlara bakılmaksızın, Avustralya merkezli Çinli gazetecilerin evlerine baskın düzenlediler. Bu, Trump yönetimi altında Çin'e karşı katı bir politika benimseyen hamlelerin yanı sıra ideolojik bir önyargının sonucudur. 

Avustralya'nın alçakça siyasi hesaplaması Çin medya kuruluşlarına uydurma suçlamalar getirmeyi amaçlarken beyhude çıkacak. Avustralya merkezli Çinli muhabirler, Avustralya hükümeti tarafından belirlenen her tür kural ve düzenlemeye sıkı sıkıya uyar ve nitelikli mesleki etik kurallarına sahiptirler.

Beş Göz ittifakının bir üyesi olarak Avustralya, diğer ülkelerin egemenlik ve güvenliğini baltalayarak, diğer ülkelerin bilgilerini ve verilerini isteyerek çalmaktadır. Şimdi, kurbanı oynayarak Avustralya, aşağılık yüzünü göstermekten korkmuyor.

Avustralya eleştirel bir şekilde düşünmezse ve bunun yerine Çin karşıtı dışlama ile oyuna girmeye devam ederse, nihayetinde bedel ödeyecektir.

Kaynak: Global Times