Avustralya ve Çin arasındaki gerginlik artıyor

Avustralya ve Çin arasındaki gerginlik artıyor

Çin'in, Avustralya ile olan arpa sığır eti ithalatına uygulamalar getirmesi ardından Canberra, Beijing'i kapsamlı bir stratejik ortak gibi davranmamakla suçladı. 

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Çin'in Covid-19 salgınıyla başa çıkmasına ilişkin uluslararası bir soruşturma başlatmaya isteği gündeme getirilirken kapsamlı ortaklı mı söz konusuydu? Bu sürpriz hareket, önceden herhangi bir diplomasi ve istişare olmaksızın Morrison yönetimi tarafından başlatıldı. 

Bağımsız soruşturma olarak adlandırılan adım, temelde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın Çin'i salgın için suçlama ve karalama kampanyasının bir parçasıydı. Canberra ayrıca Washington'u Taiwan adasını sadece egemen devletler için uluslararası bir kurum olan Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) katılması konusunda da destekledi. Bu kanun, Çin ile Avustralya arasındaki diplomatik ilişkinin temel taşı olan "Tek Çin" prensibinin açık bir şekilde ihlalidir. 

Trump ile olan bu gizli anlaşma kulağa Avustralya'nın kapsamlı stratejik ortağı gibi davranması için uygun bir yol gibi mi geliyor? 

Avustralya, 2019 yılında Çin'e rekor düzeyde ihracat yapsa da Çinli öğrenciler ve turistler uzun yıllardır Avustralya'nın finansal gelirine büyük katkıda bulunuyorlar. Avustralya siyasi figürleri ve medya kuruluşları, Çin ile ayrılma gereği için sürekli çaba sarf ediyor. Çin pazarına sözde aşırı bağımlılık konusunda abartıyorlar. Ticaret ortaklıklarının yanı sıra turist ve öğrenci kaynaklarının çeşitlendirilmesini savunuyorlar. Başka bir deyişle, tehdit oluşturan ve Çin ile karşılıklı yarar sağlayan ekonomik, ticaret ve yatırım borsalarını durdurma fikrini destekleyen Avustralya'dır. 

ABD İLE AYNI ÇATIDA BİRLEŞİLDİ 

Son yıllarda Canberra, Beijing'i Avustralya'nın güvenliğini ve egemenliğini tehdit ettiğini iddiaları ile gündeme geliyor. Avustralya, HMAS Parramatta savaş gemisini Güney Çin Denizi'ndeki ABD Donanması ile tatbikat yapmaya gönderdiğinde, Canberra'nın Çin'in egemenliğini tehlikeye attığı şeklinde fikrini hiç aklına getirmedi mi? 

Buna karşılık, Çin sırayla kendini haklı çıkarmak için açıklamalarda bulunduğunda, Avustralya Çin'i agresif davranmakla suçluyor. Bu haksız ve ikiyüzlü bir tutum. 

Gerçekten de, Avustralya'nın aralıksız düşmanlık gösterisi konusunda Çin'de artan bir hayal kırıklığı var. Avustralya kapsamlı bir stratejik ortak olarak hareket etmemiştir. Çin ile ekonomik ve ticari faydalardan yararlanıp, Washington'la iş birliği içinde Çin karşıtlığı güdüyor. Avustralya yönetimi ABD'nin hegemonyasını sürdürmesinin bir yolu olarak Çin'in gelişimini hedef alan Washington eylem yolunu üstlenmekten hoşlanıyor. 

Kaynak: Global Times