Avustralya'nın Çin politikası ABD'nin adımlarını izliyor

Avustralya'nın Çin politikası ABD'nin adımlarını izliyor

Global Times / Mu Lu Source

The Spectator Australia gazetesi gecen cumartesi günü "Morrison hükümetinin yapmak istediği sondan bir önceki şey, ülkemizi Çin ile bir ticaret savaşına sürüklemektir... Morrison hükümetinin kesinlikle yapmak istediği son şey ise ulusal güvenliğimizi satmaktır." diye yazdı.

Çin'i Avustralya'nın güvenlik ve egemenliğine bir tehdit olarak göstermek Avustralya medya kanallarının meşhur kukla adamı aşağı yukarı sallamak için kullandıkları numaraları ortaya çıkarıyor. Aslında onların gerçek amacı, "Çin tehdidi teorisini" Avustralya'nın bölgesel hegemonyası ve sömürge kalıntılarında yükseltmektir. Bu tam bir "hırsızı engellemek için bağıran hırsız" hikâyesi.

Çin bazıları ile kimi zaman anlaşmazlıklar yaşamakla beraber birçok ülkeyle yakın ekonomik ve siyasi bağlarını sürdürdü. Bu uluslararası ilişkilerde normal bir şey. Ancak çok az ülke Avustralya kadar ulusal güvenlikleri ve egemenlikleri konusunda Çin hakkında bu kadar gürültü çıkardı.

AVUSTRALYA'NIN ÇİN POLİTİKASI ABD'NİN ADIMLARINI İZLİYOR

Doğu Çin'deki Shandong eyaletinde bulunan Liaocheng Üniversitesinin Pasifik ada ülkeleri ile ilgili araştırma merkezinin baş araştırmacısı Yu lei, çarşamba günü Global Times'a yaptığı açıklamada, Avustralya'nın şu anki düşünme tarzı, biraz, Çin'in yükselmeye başladığı 90'lardaki Japonya'nın düşünme biçimine benzediğini söyledi.

Yu, "Çin yükselmeye başladığında, Japonya 'Çin tehdidi' teorisini yayan ilk ülke oldu ve Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Doğu Asya'daki askeri varlığı artırabileceği ümidiyle, ABD-Japonya ittifakının güçlendirilmesi çağrısında bulundu." dedi. Yu ayrıca, Çin ile Avustralya arasındaki gerginliğe neden olan en önemli faktörün Çin ve ABD arasındaki ilişkilerde meydana gelen değişiklikler olduğunu söyledi.

Avustralya'nın Çin politikası aslında ABD'nin adımlarını izliyor ama Canberra bunu kabul etmeyi reddediyor. Morrison yönetimi kendisini kandıran bir şekilde, her zaman şunu vurguluyor; "Biz her zaman Avustralya olacağız." Bunun yanı sıra, Avustralya'nın samimi olarak Çin'le ilişkilerini geliştirmek istediği senaryolar yaratmaya çalışarak tartışmalı konularda bedavadan geçiniyor. Ancak, aslında Canberra Morrison yönetimi döneminde asla herhangi bir samimiyet göstermedi.

ÇİN 120 ÜLKE VE BÖLGE İLE DÜNYADAKİ EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI

Avustralya'nın üstünlük duygusu Spectator'un, gerçekten saçma olan, "İlişkinin sonu, Çin ve Avustralya boşanmayı başaramadı" başlıklı makalesinde tamamen açığa çıktı. Çin-Avustralya ilişkilerinin kötüleşmesinden sanki Çin daha fazla zarar görecekmiş gibi. Çin kazan-kazan felsefesi ile 120 ülke ve bölge ile dünyadaki en büyük ticaret ortağı haline geldi. Bu piyasa tercihlerinin sonucudur. Avustralya, Çin'in iş yaptığı tek ülke değil. Avustralya'nın birçok müttefiki Canberra'ya desteklerini bildirirken, aynı zamanda Çin'le bir ticari anlaşma yapmak için sıraya girdi. Elbette, bu ülkeler Avustralya'nın Çin'deki kilit piyasalardaki payını almak için ortaya çıkıyorlar.

İhracatlar Avustralyalıların istihdamı ve refahı ile doğrudan ilgilidir. Bu bakış açısından, Çin Avustralya'nın refahının büyük bir itici gücüdür. Avustralya hükümeti Çin pazarının yerinin kolayca doldurulabileceğini düşündü. Bu fikre birçok ekonomist haklı olarak karşı çıktı.

AVUSTRALYA GEÇEN YIL ÇİN'E 160 MİLYAR AVUSTRALYA DOLARINDAN FAZLA MAL SATTI

Hindistan çoğu zaman Çin'in yerini alabilecek potansiyel aday olarak düşünülür. Avustralya 2035'te Hindistan'a 45 milyar Avustralya doları yıllık ihracat yapmayı hedef olarak seçti. Ama geçen yıl, Avustralya sadece Çin'e 160 milyar Avustralya dolarından fazla mal sattı. Avustralyalılar geçen yıllarda her zaman güçlerini abartmayı seçtiler. Avantajlı konuma sahip güçlü taraf olduklarını düşündüler.

The Spectator'un makalesi ile birlikte, yaşlı bir kadının masada oturmuş pasta yiyen (karikatürü çizenin gözünde Çin'i temsil eden) bir fareyi izlediği saldırgan bir karikatür de yayımlandı. Kadın ne yapacağını bilmez görünüyor. Karikatürde, masanın üstündeki şaraplar, biftek ve ıstakozların üstünü örümcek ağı kaplamış. Belki de karikatür Çin'in Avustralya mallarına doymasıyla dalga geçmek için çizilmiştir. Ancak karikatür bilgiç bir şekilde Avustralya için ironik. Örümcek ağları Avustralya'nın canlılığını, rekabetçi yönünü ve çekiciliğini kaybettiğini mi ima ediyor? Çin'i fare olarak göstermek Avustralya seçkinlerinin çarpık ve çirkin zihniyetine işaret ediyor. Eğer karikatürü çizenin gözünde Çin'in imajı bu ise, şu sorulabilir; refahı için Çin'e bağımlı olan Avustralya'nın gerçek yapısı nedir?