Avustralya'nın Çin'i şikâyet etmesi umutsuz bir girişim

Avustralya'nın Çin'i şikâyet etmesi umutsuz bir girişim

CGTN / Iram Khan

Çin, Avustralya'dan arpa ithalatını zamanla artırırken, ithalat fiyatı büyük ölçüde düştü. Çin, Avustralya'nın "damping" uygulamasına karşı koymak için bu yılın başlarında gümrük vergileri getirdi, ancak Avustralya, Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) ulaşarak bindiği dalı kesmeye karar verdi.

Uluslararası ilişkilerdeki son eğilimin aksine, Çin'in tarife kararı yersiz değildir. Ülke, hükümet bakanlıklarının, şirket başkanlarının ve özel düşünce kuruluşlarının katılımıyla işlevsel bir ekonomik ve ticari danışma sistemine sahiptir. Bu nedenle bu karar, tüm değerlendirmeler ve hazırlıklar olmadan verilemezdi.

Avustralya, DTÖ işlemlerini başlatmak için ısrar ederse ki, bu üç yıla kadar uzayabilecek bir süreç, Çin Uluslararası Ticaret Odası'nın olayların gelişmesine göre anti-damping soruşturmaları karşısında hazırlıklı olması gerekir. Araştırmalar, Avustralya'nın DTÖ kurallarını ihlal etmesinden sonra Çin'in yerel arpa üretiminin önemli bir gerileme yaşadığını ortaya koyuyor. Arpa, Avustralya'da yurt içinde satıldığından daha düşük bir fiyata Çin'e geldiği için, Çinli çiftçiler bu tahılın üretimi konusunda daha az hevesli hale geldi ve bu da ekim alanında bir azalmaya ve gelirlerinde kayıplara yol açtı.

ÇİN DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ'NÜN SORUMLU BİR ÜYESİ OLDUĞUNU KANITLAMIŞTIR

Çin, Avustralya'nın ihlallerine rağmen 2001 yılında katıldığından beri DTÖ'nün sorumlu bir üyesi olduğunu kanıtlamıştır. DTÖ kurallarına uyar ve uygulama mekanizmasını iyileştirmek için sürekli çaba sarf etmektedir. Çok taraflı ve serbest ticaret sisteminin güçlü bir savunucusu olarak Çin, yeni mevzuat çıkararak, fikri mülkiyet haklarını koruyarak ve pazarı açarak katılım taahhütlerini yerine getirmiştir.

Çin ve Avustralya'nın, Canberra yönetimi tarafından talihsiz adımlar atmasına yol açan siyasi sürtüşmeler yaşadığı bir gerçektir. Avustralya ikili ticareti artık siyasi açıdan değerlendirdiğine göre, iki ülke arasındaki sağlıklı ticari ilişkilerin geliştirilmesine zarar verebilir.

Her ülke kendi bağımsız siyasi önceliklerini gerçekleştirmeye çalıştığı için anlaşmazlıklar doğaldır. Yapıcı bir sonuç üreten, ülkelerin çıkarlarını bir araya getirirken farklılıklarını nasıl yönettikleridir. Politika duyguyu gölgelediğinde, nihayetinde acıyı insanlar çeker.

AVUSTRALYA ÇİNLİ ŞİRKETLERE KARŞI AYRIMCI DAVRANDI

Elbette yerli endüstrilerin ve tüketicilerin çıkarı önemlidir, fakat DTÖ ruhu gereği dış ticaret ortaklarının pahasına olmamalıdır. Avustralya şu anda Çin'in arpa pazarının neredeyse yarısına sahiptir. Damping uygulaması yaparken hem Çinli hem de Avustralyalı yetiştiriciler için sonuçları dikkate almalıydı.

Bunun dışında Avustralya, Çinli şirketlere karşı oldukça ayrımcı davrandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, geçen hafta yaptığı açıklamada, Avustralya'nın, ulusal güvenlik söylemini yeniden canlandırarak Çin'in mandıra, altyapı ve teknoloji projelerini engellediğini söyledi. Sözcü, ne Çin'e ne de ikili ilişkilerin genişlemesinden gerçekten faydalanmayı amaçlayan yerel paydaşlara kanıt sunulduğunu belirtti. Wang ayrıca, Avustralya'nın Çin'e karşı yürüttüğü 106 şaşırtıcı anti-damping ve sübvansiyon karşıtı soruşturmayı sadece dördü ile karşılaştırdı. Daha da çarpıcı olanı, Avustralya, yabancı yatırım yasasını değiştirirken özellikle Çin'i hedef aldı; Çin de, kendi yabancı yatırım yasasını çıkararak Avustralya ve diğer ülkelerin girişimlerini kolaylaştırdı.

AVUSTRALYA POPÜLİST BİR TUZAĞA DÜŞMEKTEN KAÇINMALI

Ticaretin böyle siyasallaştırılması, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) Trump yönetiminin ayrılmasıyla sona ermelidir. Avustralya hükümeti, kişisel siyasi gündemini gerçekleştirmek için devlet mekanizmasını ve ülkesinin müttefiklerini kullanan bir Amerikan başkanını yatıştırmaya çalışıyor.

Avustralya, ABD liderliğinde, olumlu olmasını beklediğimiz bir değişikliği memnuniyetle karşılamalı ve devletler arası meselelerin siyasallaşmasını geçmişte bırakmalıdır. Bağımsız bir dış ve ticaret politikası oluşturmalı ve Amerika'nın şerif yardımcısı olarak hareket etmeyi bırakmalıdır.

Avustralya'nın bu konudaki teşviki açıktır. ABD, bir okyanusun ötesinde kalırken, Çin bir komşu ve son on yıldır en büyük ticaret ortağıdır. Eski bir atasözüne göre, komşular değiştirilemez. Komşularınızı hem müttefik hem de karşılıklı büyüme içinde ortaklar haline getirmekten daha iyi ne olabilir?

ÇİN DÜNYANIN EN BÜYÜK TÜKETİCİ PAZARLARINDAN BİRİ

Hiçbir tecrübeli diplomat veya uluslararası ilişkiler uzmanı Amerika'nın Çin karşıtı kampanyasını desteklemedi. Avustralya da popülist bir tuzağa düşmekten kaçınmalı ve başka bir ülkenin emriyle Çin ile bağlarına zarar vermemelidir.

Çin-Avustralya ticaretini genişletmek için büyük bir alan var. Kısa süre önce sona eren Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda (CIIE), 150'den fazla Avustralyalı şirketin yer alması, tek bir ülkeden önemli ölçüde yüksek oranda bir katılım olduğunu gösterdi.

Çin, dünyanın en büyük tüketici pazarlarından biridir. Küresel genişleme planı olan hiçbir ticari kuruluş Çin'i dışlamaz. Avustralya, benzer şekilde, Çin ile ticari ilişkilerinde pozitifliği koruyarak endüstrilerine, işletmelerine ve çiftçilerine bu devasa büyüme yolundan yararlanma şansını tanımalıdır.