Avustralya Çin'i nasıl kışkırttı?

Avustralya Çin'i nasıl kışkırttı?

Global Times / Su Tiping

ABC News'te 14 Aralık'ta yayınlanan bir analizde, Çin'le ilişkileri tamir edilemeyecek derecede bozulduğu için Avustralya'nın yeni ticaret ortakları bulması gerektiği belirtildi.

Analizin yazarı Ian Verrender makalesinde Çin'in ilişkileri nasıl kopardığını anlatıyor. Yazar, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) Avustralya'nın "siyasi, kültürel ve eğitim kurumlarına sızdığını" ve Beijing'in Avustralya'dan kopma sürecini ileri boyutlara taşıdığını ileri sürüyor. Yazar, Çin-Avustralya ilişkilerinin kötüleşmesinin çok daha erken bir zamanda -on yıl önce Rio Tinto demir cevheri ile ilgili anlaşmazlıkta- başladığına inanıyor. Avustralya'nın o sırada Çin'in taleplerini kabul etmemesinin iyi olduğunu çünkü bunun Avustralyalıların demir cevherinin Çin'in iddia edilen "Aşil topuğu" olduğunu öğrendiklerini savunuyor. Avustralyalı ihracatçıların yeni pazarlar bulmalarının yıllar, belki de on yıllar alacağını ileri sürüyor. Ama bu daha önce de yapıldı. Bu yüzden "B planının zamanı geldi" diyor. Bu şaşırtıcı bir yorum.

AVUSTRALYA ÇİN'İ NASIL KIŞKIRTTI?

İlk olarak, ÇKP'nin Avustralya'ya sızdığı tam bir spekülasyon. Ortada bir "sızma" olduğunu destekleyen hiçbir kanıt yok. Sadece kötücül bir şekilde haberler uyduran Avustralya medyasının çığırtkanlığını yaptığı çılgın bir komplo var. Örneğin, Avustralya'da çalışan bir Çinli akademisyeni parti üyesi diye tanıttılar, ama akademisyenin kendi açıklamalarını tamamen göz ardı ettiler.

Verrender, bunun Çin'in bilinçli bir hareketi olduğunu belirterek ve Avustralya'yı masum bir kurban olarak göstererek, Çin-Avustralya ilişkilerinin kötüleşmesinin sorumluluğunu tamamen Çin'e yüklüyor. Gelin geçen iki yılda kimin "masum" olduğuna bir göz atalım. Avustralya Çin'i nasıl kışkırttı?

Avustralya 23 Ağustos 2018'de Huawei'in ülkenin telekomünikasyon şirketlerine 5G teknolojisi vermesini yasakladı ve bunu yapan dünyadaki ilk ülke oldu.

AVUSTRALYA ÇİN'İN GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDEKİ EGEMENLİK HAKLARINA MÜDAHALE ETTİ

Avustralya İçişleri Bakanı Peter Dutton, Ekim 2019'da Çin'i Avustralya üniversitelerine sızmakla suçladı. Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne 19 Nisan 2020'de Çin'in Wuhan'daki virüsle mücadelesi de dâhil Covid-19 salgının kökenleri ile ilgili uluslararası bir inceleme yapılması çağrısında bulundu.

Sayısız başka örnek var; haziranda Avustralya istihbarat ajanları Xinhua Haber Ajansı, China News Service ve diğer Çinli medya kanallarını basarak, gazetecileri sorguladı. Ardından Avustralya Temmuz'da Birleşmiş Milletler'de (BM) bir açıklama yaparak Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik haklarına müdahale etti. 29 Temmuz'da Hong Kong Özel İdari Bölgesi ile suçluların iadesi anlaşmasını askıya aldığını açıkladı. Avustralya kendini kurban olarak gösterdi ve Çin'e karşı doğrudan ya da üstü kapalı suçlamalar yaptı. Avustralya, ekonomi, yatırım, teknoloji ve diğer konuları siyasileştiriyor.

Şu anda mevcut stokların yüzde 67'sine sahip Çin için Avustralya'dan demir cevheri ithali önemli olsa da, Brezilya ve Batı Afrika gibi başka kaynaklar da var.

Aslında Avustralya'nın Çin pazarına ihtiyacı daha fazla. 2019-2020 mali yılında Çin'e yapılan 100 milyar dolardan fazla ihracat, bu ülkenin toplam dış ticaretinin yüzde 38,2'sini oluşturuyor. Bu ihracatta sadece demir cevheri 84,9 milyarlık bir toplam oluşturuyor. Mevcut küresel durgunluk içinde, Avustralya nereden bu kadar büyük bir alıcı bulacak? ABD, Avrupa, Hindistan ya da Rusya mı? Eğitim, ıstakoz, kırmızı şarap, kömür ve diğer ihraç sektörlerinde kim Çin'in yerini alabilir? Verrender Avustralyalı ihracatçıların yeni pazarlar bulmalarının yıllar hatta on yıllar alacağını da biliyor. Avustralya ekonomisi yıllar ya da on yıllar boyunca bekleyebilir mi?

AVUSTRALYA EKONOMİSİ YILLARCA BEKLEYEBİLİR Mİ?

Aslında, Çin ve Avustralya'nın 1972'de diplomatik ilişki kurmalarından bu yana iki ülke iyi ilişkiler geliştirdiler ve sık sık ikili ziyaretler de bulundular. Eğer Avustralya önyargılarını bir kenara bırakıp samimi olarak Çin'le ilişkilerini düzeltirse, ikilinin bir kazan-kazan durumuna ulaşmalarını engelleyen hiçbir sorun olmayacaktır.

Avustralya Başbakanı Scott Morrison'un salı günü söylediği sözler, hedefi 12'den vuruyor: "Avustralya her zaman Çin'in ekonomik kalkınmasına katıldı. Biz her zaman Çin'in ekonomik büyümesinin destekçisiydik. Onların büyümelerini kontrol etmek isteyen ülkelerden biri değildik." Avustralya'nın sözleri ile hareketlerinin birbirine uygun olmasını umut edelim.