Avrupa'nın “stratejik bağımsızlık” arayışı

Avrupa'nın “stratejik bağımsızlık” arayışı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yaptırımları nedeniyle bir yıllık "sessizliğin" ardından, "Kuzey Akım 2" doğal gaz boru hattı projesi yeniden başlatıldı. ABD, Avrupa ve Rusya, bu proje etrafında enerji güvenliği, ekonomik çıkarlar ve jeopolitik olarak mücadele ediyorlar.

BİR YILLIK ARADAN SONRA PROJE YENİDEN BAŞLADI

Proje sözcüsü cuma günü yaptığı açıklamada, Rusya'dan Almanya'ya taşınan doğal gazın kapasitesini ikiye katlama amaçlı Kuzey Akım 2 boru hattındaki çalışmaların yeniden başladığını duyurdu.

Şirket, Fortuna boru döşeme barj gemisinin Almanya'daki münhasır ekonomik bölgede 30 metre su içinde 2,6 km uzunluğundaki bir alana doğal gaz boru hatları döşeyeceğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, 10 Aralık'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin Rusya'nın "Kuzey Akım 2" projesini engelleme girişimlerini durdurmayacağını, ancak Rusya'nın inşaat planının değişmeyeceğini söyledi.

Sputnik Haber Ajansı'nda uzmanların analizlerine yer verilen bir haberde, döşeme işleminin yeniden başlamasının Gazprom'un boru hattı inşaatının sürdürülmesi ile ilgili hukuki konularda başarıyla fikir birliğine varması olasılığını gösterdiği, şu anki duruma bakıldığında projenin tamamlanmasına sadece birkaç ay kaldığına dikkat çekildi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, daha önce birçok kez "Kuzey Akım 2" projesine verdiği desteği kamuoyuna açıklayarak ABD'nin bu projeye yönelik yaptırımlarının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Almanya Federal Meclisi Enerji ve Ekonomi Komitesi Başkanı Klaus Ernst, kısa süre önce CMG'ye verdiği röportajda, Almanya'nın ABD'nin yaptırımına karşı çıktığını, Almanya ve Avrupa'nın önlem almayı düşündüğünü söyledi.

Klaus Ernt, "ABD Almanya'yı Rus tehditlerinden koruduğunu iddia ediyor, ama bizim böyle bir korumaya ihtiyacımız yok. Rus gazına ihtiyacımız var! Ancak bu tür bir 'korumayı' kabul etmek istemiyorsak, Amerikan kaya gazı satın almıyorsak, ABD şartlarına uymuyorsak veya Rusya ile iş birliğinden vazgeçiyorsak, boru hattı projelerinde yer alan Alman şirketlerine yaptırım uygulayacak bu mantıksız sınır ötesi yaptırımları reddetmeliyiz." dedi.

Ernst, ABD'nin "Kuzey Akım 2" doğal gaz boru hattı projesine katılan Alman şirketlerine yaptırım uygulamasının ana nedeninin Avrupa'ya Amerikan kaya gazı satmak olduğuna da dikkat çekti. Ernst, ABD'nın kendi çıkarları için ekonomik ve siyasi gücünü kullanmasının Almanya tarafından kabul edilemez olduğunu da dile getirdi.

Ernst, bu projenin tamamen ekonomik çıkarlara dayalı bir proje olduğunu ve hem Avrupa'nın hem de Rusya'nın ortak çıkarına uygun olduğunu vurguladı.

"Kuzey Akım 2" projesi, Rusya kıyılarından Baltık Denizi üzerinden Ukrayna'yı atlayıp Rus doğal gazını Almanya'ya ve oradan da Alman ana boru hattıyla diğer Avrupa ülkelerine taşıyabilecek iki doğalgaz boru hattını döşemeyi hedefliyor. İki boru hattının yıllık toplam 55 milyar metreküp gaz iletim kapasitesi var. Proje, Gazprom ve beş Avrupalı şirket tarafından ortaklaşa geliştiriliyor. DW'nin haberine göre, projenin inşaatının yüzde 90'dan fazlası tamamlandı.

ABD, söz konusu boru hattının AB'nin Rusya'ya olan enerji bağımlılığını artıracağına ve Rusya'nın Avrupa'daki siyasi etkisini daha da genişleteceğine inanarak karşı çıkıyor. ABD, Avrupa enerji güvenliğini sağlama gerekçesiyle projelerin ilerlemesini defalarca engelledi.

Aralık 2019'da ABD Başkanı Donald Trump, "Kuzey Akım 2" projesine yaptırımlar öngören ve boru hattı döşemesinde yer alan şirketlerin inşaatı derhal durdurmasını gerektiren 2020 Ulusal Savunma Bütçe Yasası'nı resmen imzaladı. Bundan sonra inşaatın yüzde 90'ı başlatılan proje askıya alınmak zorunda kalındı.

Üzerinden bir yıl geçti, şu an projenin inşası yeniden başlatıldı. ABD, Rusya ve Avrupa arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar bir kez daha uluslararası toplumun dikkatini çekmeye başladı.

TARAFLAR FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYOR

Bu yılın başından bu yana, ABD ile Avrupa arasında "Kuzey Akım 2" projesi hakkında münakaşa sıkça yaşanıyor. Ağustos ayında ABD, bu projeye katılan şirketlere daha fazla yaptırım uygulamaya hazırlandı. Bu haber çıkar çıkmaz, Avrupa ülkeleri sert tepki gösterdi. AB'nin 24 üye ülkesi, ABD Dışişleri Bakanlığı'na, ABD hükümetinin bu projeye yönelik yaptırımlarını uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle açıkça eleştiren ortak bir protestoyu iletti.

5 Aralık'ta ABD, AB'nin bu projeyi derhal durdurmasını bir kez daha talep etti. Ancak mevcut durumda, Almanya ABD'nin isteğine göre davranmadı.

Almanya ve Rusya'nın projeyi yeniden başlatması, sadece projenin askıya alınmasının neden olduğu ekonomik kayıpların kapatılmasıyla kalmayıp, aynı zamanda ABD hükümetine Avrupa'nın arayışındaki iradesini ifade etmeyi amaçlamaktadır.

Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Avrupa Çalışmaları Enstitüsü'nden araştırmacısı Chen Yang, Almanya'nın ABD seçimlerinden sonraki bu hareketinin stratejik fırsatı yakalayarak projenin devamı için inisiyatif kazanmayı hedeflediğini söyledi.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Parti Okulu Uluslararası Stratejik Araştırma Enstitüsü'nde doçent olan Zhao Ke, "Kuzey Akım 2" projesinin inşasına devam etmenin Almanya için belli bir risk olduğuna inanıyor.

Zhao şunları kaydetti:

"Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin perspektifinden, istikrarlı ve sürdürülebilir bir Avrupa güvenlik modeli Rusya'nın katılımından ayrı düşünülemez. Bu amaçla, Rusya'yla enerji alanındaki iş birliği genişletilmeli ve Rusya'yı jeopolitik güvenlik çerçevesinde bir ortak olarak görmelidir. Aynı zamanda, Almanya gibi Avrupa ülkeleri, söz konusu projenin Avrupa'nın ekonomik çıkarlarına uygun olduğuna ve normal bir ticaret hareketi olduğuna inanıyor. Ancak mevcut ABD hükümeti bu görüşe katılmıyor. ABD seçimlerinden sonra ABD'deki iç siyasi değişiklikler, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin yeni ABD yönetiminin bu görüşü kabul etmeye ikna etme olasılığını bir kez daha fark etmesini sağladı."

İngiliz Financial Times'ta yer alan habere göre, Avrupa Komisyonu, zarar gören transatlantik ortaklığı yeniden canlandırmayı amaçlayan bir AB-ABD Küresel Değişim için Yeni Gündem başlıklı bir belge hazırladı. Gelecekte ABD ve Avrupa'nın sürekli tartışılan "Kuzey Akım 2" projesinde bir anlaşmaya varması mümkün mü?

Zhao Ke, "ABD hâlâ birçok uluslararası konuda Avrupa'ya ihtiyaç duyuyor ve küresel jeopolitik manzaradaki değişikliklerde daha büyük bir rol oynayacağını umuyor. Bu nedenle, ABD  proje hakkında taviz verebilir ve projeye koşullu olarak izin verebilecek. Ancak Avrupa'nın da NATO çerçevesine daha fazla katkı yapmak, ABD'nin diğer küresel stratejileriyle iş birliği yapmak ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması'nın müzakerelerinde bazı tavizler vermek gibi 'bedeller' ödemesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

AVRUPA'NIN STRATEJİK ÖZERKLİK ÇABASI DEĞİŞMEYECEK

Bazı analistler, "Kuzey Akım 2" projesinin "yeniden başlama" aşamasına girmesine ve tamamlanmasına yalnızca bir adım uzaklıkta olunmasına rağmen, boru hattının hizmete girmesinin halen uzak ihtimal olduğuna inanıyor.

ABD Ulusal Savunma Bütçe Yasa Tasarısı 2021 taslağında, ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi'nin "Kuzey Akım 2" projesine yaptırımın genişletilmesini ulusal savunma bütçesinde oybirliğiyle dâhil ettikleri belirtiliyor.

Ayrıca pek çok uluslararası gözlemcinin gözünde "Kuzey Akım" projesi Rusya-Almanya ilişkileri için bir mihenk taşı ve Almanya'nın ABD ile Rusya arasındaki konumu için bir dönüm noktası olup bölgedeki jeopolitik oyunu etkiliyor. Gelecekte projenin arkasında ABD-Rusya-Avrupa ilişkileri nasıl ayarlanacak? Cevap belirsizliklerle dolu.

Kuzey Akım 2 projesi, ABD ile Avrupa arasında bir diken haline geldi, müttefikleri tamamen bölmeyecek olsa da, iki taraf arasındaki temel çelişkileri daha net ortaya çıkardı.  

Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Avrupa Çalışmaları Enstitüsü araştırmacısı Chen Yang, "yeni ABD yönetiminin göreve gelmesiyle ABD-Avrupa ilişkileri yeni bir balayı dönemi başlatabilir. Ancak Avrupa stratejik özerklik peşinde koşmaya devam edecek." dedi.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell, kısa süre önce Alman medyasında yayınlanan bir makalesinde,  ABD'nin Avrupa güvenliğindeki rolünün çok önemli olduğunu, ancak aynı zamanda Avrupalıların kendi güvenliğine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirtti.