Avrupa Birliği'nin dijital mevzuatı hazır: ABD şirketleri eskisi gibi “at koşturamayacak”

Avrupa Birliği'nin dijital mevzuatı hazır: ABD şirketleri eskisi gibi “at koşturamayacak”

Avrupa Birliği (AB), teknoloji devlerinin çalışma şekli de dâhil olmak üzere dijital pazarı "elden geçireceğini" söylediği yeni kuralları açıkladı.

Çifte yasalar olarak anılan Dijital Hizmetler ve Dijital Pazar Yasaları salı günü resmen duyuruldu. Yeni yasaların son 20 yıldaki en büyük revizyon olması bekleniyor.

Analistler, bu iki yasa tasarısının Amerika Birleşik Devletleri (ABD) teknoloji devlerinin piyasa davranışlarını kısıtlamak için tasarlandığına inanıyor. Sektör uzmanlarına göre son düzenleme, Amazon, Apple, Google ve Facebook gibi şirketleri dizginlemek için bugüne kadarki en agresif yasal çaba anlamına geliyor.

Yeni yasa tasarılarının hükümlerine göre, düzenlemeleri ihlal eden dev şirketler büyük para cezalarına çarptırılacak ve hatta Avrupa'daki işlerini bölmek zorunda kalacak.

Diğer ülkeler tarafından kendilerine uygulanan yasal kısıtlamalarla karşılaşmanın yanı sıra, bazı büyük ABD teknoloji devleri de ülkesindeki antitröst soruşturmaları ve davaları ile karşılaşmaktadır.

AMERİKAN ŞİRKETLERİ NEDEN HEDEFTE?

Peki, neden ABD yüksek teknoloji şirketleri çeşitli ülkeler tarafından kısıtlamaların hedefi haline geliyor?

AB tarafından çıkarılan iki yeni yasa tasarısı, esas olarak 45 milyondan fazla platform kullanıcısına ve pazar tekeline sahip büyük teknoloji şirketlerini hedefliyor.

AB, bu şirketlerin piyasayı tekeline almak için güçlü platformlarını kullandıklarına ve aynı zamanda rakiplerini bastırmak için haksız yöntemler kullandıklarına inanıyor. Yeni yasa tasarısına göre, bu haksız işlemler yasaklanacak.

Avrupa Komisyonu'nun dijital politikadan sorumlu başkan yardımcısı Margrethe Vestager, 15 Aralık'ta düzenlediği basın toplantısında, aynı amaca sahip olan bu iki yasa tasarısının amacının, AB'de ağ kullanıcılarının reel ekonomide olduğu gibi çeşitli güvenli internet ürünleri ve çevrimiçi hizmetlerinden yararlanabilmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

AB, iki yasa tasarısında ilgili şirketleri listelemedi. Ancak analizlere göre, AB'nin çevrimiçi dijital pazarı uzun süredir Google, Apple, Facebook ve Amazon gibi ABD teknoloji devlerinin tekelinde olmaktadır. AB kapsamında ise bu ABD devleriyle rekabet edebilecek hiçbir şirket yok. Bu yüzden yeni yasa tasarısının başlıca bu ABD teknoloji devlerini hedef aldığı açık. Yeni yasa tasarısı yürürlüğe girildiğinde, kaçınılmaz olarak bu devlerin Avrupa'daki işleyiş biçimleri üzerinde büyük bir etkisi olacak.

Çin Uluslararası Çalışmalar  Enstitüsü'ne bağlı Avrupa enstitüsü başkanı Cui Hongjian, AB'nin dış teknoloji şirketlerinin piyasa davranışları üzerindeki yasal kısıtlamaları güçlendirmesinin, bir yandan kendi dijital ekonomisinin gelişimini teşvik etmeyi, diğer yandan ABD'li işletmelerin Avrupa dijital pazarındaki etkisinin azaltılmasından doğacak etkiyi hafifletmeyi amaçladığını ifade etti.

AB'nin bu iki yeni dijital yasa tasarısını açıklamasından sadece birkaç gün önce, son zamanlarda ABD ile dijital vergi konularında ticari anlaşmazlık yaşayan Fransa da harekete geçti.

Fransız Ulusal Bilgi ve Özgürlük Komisyonu, iki internet şirketinin kullanıcı izni almadan kullanıcı cihazlarına reklam amaçlı Cookies dosyasının yetkisiz yerleştirilmesi gerekçesiyle Google ve yan kuruluşlarına 100 milyon Euro ve Amazon'a 35 milyon Euro para cezası vereceğini duyurdu. Cookies dosyası, kullanıcının kimliğini belirlemek ve kullanıcının çevrim içi davranışını izlemek için web sitesi tarafından kullanıcının cihazında geçici veya kalıcı olarak saklanan verileri kastediyor. Adı geçen iki şirkete düzeltme yapmak için üç ay veren Fransız tarafı, aksi takdirde bu şirketlerin ek cezalarla karşı karşıya kalacağını belirtti.

ABD TEKNOLOJİ DEVLERİ YURT İÇİNDE DE ANTİTRÖST SORUŞTURMALARIYLA KARŞILAŞIYOR

Yurt dışında çeşitli yasal kısıtlamalar ve cezalarla karşılaşmanın yanı sıra, aralarında Google, Apple, Facebook ve Amazon'un da bulunduğu dört büyük teknoloji devi, ABD'de antitröst soruşturmaları ve davalarıyla karşılaştı. Yıl başından bu yana ABD federal hükümeti, teknoloji devlerinin tekelci piyasa davranışları hakkında bir soruşturma başlatarak harekete geçti.

6 Ekim'de ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi Antitröst Paneli, Apple, Facebook, Amazon ve Google gibi teknoloji devlerinin hepsinin tekelci uygulamalara sahip olduğunu belirten bir rapor yayınladı.

20 Ekim'de ABD Adalet Bakanlığı, Google'ı çevrimiçi aramadaki hakim konumunu kötüye kullanmak, rekabeti boğmak ve tüketicilere zarar vermekle suçlayarak Google'a karşı bir antitröst davası açtı. Bu, Google'ın ülkede ilk kez federal düzeyde antitröst suçlamalarıyla karşı karşıya kalmasıydı.

9 Aralık'ta ABD Federal Ticaret Komisyonu, yıllarca süren rekabete karşı davranışlarla kişisel sosyal medya alanındaki tekeli koruması gerekçesiyle Facebook'a karşı bir antitröst davası açtı.

Wall Street Journal gazetesinde yer alan habere göre, durum gelecekte daha kötü olabilir. Önümüzdeki Ocak ayının sonunda, ABD'deki antitröst kurumları Facebook ve Google hakkında daha fazla araştırma yapacak.

Analistler, teknoloji şirketlerinin tekelciliği ve bilgileri kötüye kullanmasının ABD'deki Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerin hemfikir olduğu az sayıdaki konulardan biri olduğunu ve federal hükümetin bu şirketlere karşı daha fazla önlem almasının beklendiğini kaydediyor.

FRANSA VE İNGİLTERE DE HAREKETE GEÇTİ

Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkeleri Google ve Facebook gibi ABD teknoloji devlerine karşı antitröst soruşturmalarını hızlandırdı. Ek olarak ABD teknoloji devleri, Güney Kore ve Avustralya gibi ülkeler de aynı sorunla karşı karşıya.

Bunun arkasında, bu teknoloji devlerinin uzun süredir devam eden vergiden kaçınma sorunlarının altı çiziliyor. Daha önce Google'ın çoğu Avrupa ülkesinde çok az vergi ödediği ve bunun nedeninin Google'ın mali raporunda gelirinin neredeyse tamamının düşük vergili İrlanda'da kaydedildiğine dair haberler basında çıkmıştı. Google'ın Avrupa genel merkezi, İrlanda'nın başkenti Dublin'de bulunmaktadır.

Fransa Maliye Bakanı Le Maire, kısa süre önce yaptığı açıklamada, ABD teknoloji devlerinin Avrupa merkezlerini İrlanda ve Lüksemburg gibi "vergi cenneti" ülkelerde kurarak vergi kaçırmasının başka ülkelerdeki teknoloji şirketleri için eşitsiz bir davranış olduğunu kaydetti.  

Çin Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'ne bağlı Avrupa Enstitüsü Başkanı Cui Hongjian, AB'nin, ABD teknoloji devlerinin vergiden kaçma sorununu çözmek için gelecekte dijital ekonominin denetimini daha da güçlendireceğini dile getirdi.

Cui şunları ekledi:

"ABD'deki bazı internet şirketlerinin Avrupa'da vergiden kaçma gibi yollara kavuşmasının iki esas nedeni var. Bunlardan biri, Avrupa ülkelerinin kendi kalkınma ihtiyacından dolayı ABD internet şirketlerine nispeten tercihli politikalar uygulaması. Diğeri ise dijital ekonominin mevcut vergi sistemi dâhil olmak üzere bazı işlem yöntemleri, gelişmekte olan endüstrilerin gelişimini tam olarak tatmin edemiyor. İşte Avrupa'daki vergilendirme politikalarındaki bu tür dengesizliklerin yol açtığı vergiden kaçma durumunun önlenmesi amacıyla, Avrupa dijital ekonomide mevzuatı ve denetimi güçlendirmeye devam edecektir."

Daha önce, AB, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) çerçevesinde dijital hizmetler için uluslararası vergi kuralları konusunda çok taraflı bir anlaşmaya varmaya çalışmıştı. Ancak ABD Hazine Bakanlığı Haziran ayında müzakerelerden çekildiğini duyurdu ve bu da birçok Avrupa ülkesinde memnuniyetsizliği tetikledi.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Donbrowskis, 1 Aralık'ta yaptığı bir konuşmada, OECD çerçevesinde müzakerelerin 2021 ortasına kadar sonuçsuz kalması halinde, Avrupa Komisyonu'nun dijital hizmet vergisinin alınması için kendi planını sunacağını belirtti.

AB ve ABD dijital hizmet vergisi konusunda oyuna girmişken, AB'nin gerçekten peşinde olduğu şey, özgür ve adil bir pazar. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager'ın 15 Aralık'taki basın toplantısında ifade ettiği gibi, Avrupa'da faaliyet gösteren büyük veya küçük şirketler, özgürce ve adil bir şekilde rekabet edebilmelidir.

Öte yandan bazı büyük ABD teknoloji firmaları endişelerini dile getirdi. Google'ın başkan yardımcısı Karan Bhatia, "Önümüzdeki günlerde Komisyon'un önerilerini dikkatlice inceleyecek olsak da, bunların özellikle bir avuç şirketi hedeflediğinden ve Avrupa'daki küçük işletmeleri desteklemek için yeni ürünler geliştirmeyi zorlaştırdıklarından endişe ediyoruz." dedi.