Asya ülkeleri bölgede birbirlerine bağlılığın farkındalar

Asya ülkeleri bölgede birbirlerine bağlılığın farkındalar

China Daily / Hannay Richards

Mevcut Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin, Güney Çin Denizi'nde Çin'i düşmanca çevreleme politikası sadece dünyanın iki büyük ekonomisi için değil, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesindeki diğer bütün ülkelerin zararına oldu.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, 9 Eylül'de 10. Doğu Asya Dışişleri Bakanları Zirvesi toplantısında, ABD yönetiminin, Güney Çin Denizi'nde askeri varlığın artmasının en büyük unsuru olduğuna dikkati çekti. Dışişleri Bakanı Wang, ABD'nin, bölgedeki karasal ve denizcilik anlaşmazlıklarına müdahale ederek ve ülkeleri Çin ile karşı karşıya getirmeye çalışarak, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) üyeleri ve Çin'in, kendi anlaşmazlıklarını danışarak barışçıl yollarla çözme çabalarını bozduğunu söyledi.

ABD YÖNETİMİNİN İZLEDİĞİ BASKI KAMPANYASI

ABD yönetiminin izlediği maksimum baskı kampanyası, her şeyi yörüngesine çekmeye çalışan bir kara deliğe benziyor. Ülkenin kaslarını esnetmek ve Güney Çin Denizi'ndeki askeri varlığını güçlendirmek amacı, yönetimin siyasi menfaati ve ideolojisi tarafından harekete geçirilmesine rağmen, ABD yönetiminin politikası, bölgedeki ülkelerin önceliği olan bölge barışı ve istikrarına zarar veriyor.

Seyrüsefer serbestisi ve uçuş özgürlüğünü güvence altına aldığını iddia ederken, Çin ile ASEAN üyesi ülkelerin ilişkilerindeki olumlu seyri desteklemeye devam etmesi halinde bölgedeki rolünün azalmasından, hatta Güney Çin Denizi'nden dışlanmaktan korktuğu için, bölgedeki istikrarı bozmak ABD yönetiminin bölgedeki askeri varlığını artırması güdüsünün kaynağı oldu. Güç planlaması gemi filolarına bağlı olan bir ülke için bu sinir bozucu bir olasılık. 

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun sorun çıkarma çabalarının sürmesine rağmen, video konferans yöntemiyle düzenlenen Doğu Asya Dışişleri Bakanları Zirvesi'nde dışişleri bakanları güvenin inşa edilmesinin sağlamlaştırılması ve diyaloğun ilerletilmesine ihtiyaç olduğu konusunda anlaştılar. Dışişleri bakanları ayrıca, Güney Çin Denizi'ndeki askeri varlığın artırılmasından, bölgedeki karmaşık durumu ve gerginliği yükseltebilecek eylemlerden ya da herhangi bir güç kullanma tehdidinden kaçınılmasında da uzlaştılar.

ABD'DE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ DERİNLEMESİNE DÜŞÜNMEK İÇİN FIRSAT SUNUYOR

Aynı şekilde, ASEAN dışişleri bakanları toplantıdan sonra yayımladıkları ortak bildiride, karşılıklı güveni artırmaya, durumu güçleştirecek ya da anlaşmazlıkları tırmandıracak faaliyetlerden geri durmaya çalışmaya ve bölgedeki durumu daha da kötüleştirecek ya da barış ve istikrarı etkileyebilecek eylemlerden kaçınmaya ihtiyaç olduğunu tekrar teyit ettiler. Bakanlar aynıca, askeri varlığı artırmamanın ve tüm faaliyetlerin yönetiminde kendini tutmanın, sadece anlaşmazlıklara taraf olanlar değil aynı zamanda diğer devletler için de önemli olduğunu vurguladılar.

ASEAN dışişleri bakanları, ASEAN ve Çin arasındaki iş birliğinin sürekli olarak düzelmesinden memnun olduklarını, görüşmelerin, Güney Çin Denizi'nde etkili ve sağlam Davranış Kuralları'nın erken sonuçlanmasına ilişkin ilerleme sağlamasından cesaret aldıklarını söylediler.

ASYA ÜLKELERİ BÖLGEDE BİRBİRLERİNE BAĞLILIĞIN FARKINDALAR

ABD'de yönetim değişikliği Washington yönetimine derinlemesine düşünmek için bir ara verme fırsatı sunuyor. Göreve yeni gelecek yönetim, ABD dışişleri bakanının ekim ayında Asya'da beş ülkeye yaptığı ziyaretin sıcak karşılandığını, ancak Çin'e karşı bir koalisyon inşa etme çağrısının çok az heyecan yarattığını fark etmeli.  ABD'nin, uzun bir geçmişi olan müttefikleri Japonya ve Avustralya, Hindistan ile birlikte Çin'i kontrol altına almak için sözde dörtlü bir oluşum için niyetli olsa bile, yeni yönetim, selefinin politikalarının Asya kültürü tarafından çok değer verilen ortak uyumla ters düştüğü gerçeğini dikkate alsa iyi olur.

ABD yönetiminin kibirli sıfır toplamlı "Önce Amerika" politikası anlayışının aksine, Asya ülkeleri bölgede birbirlerine bağlılığın farkındalar ve Güney Çin Denizi'nin, ABD'nin kendi düşünme tarzını onlara dayatacağı bir bölge olmasını istemiyorlar. Bölge Soğuk Savaş sırasında acı çektiği sıcak savaşları hatırlıyor ve ABD'nin geçmişi yeniden kızıştırma çabalarının parçası olmak istemiyor.