Aşılar virüse karşı en güçlü kalkan

Aşılar virüse karşı en güçlü kalkan

Xinhua

Covid-19 salgını ortaya çıkmadan önce, dünya yoksullukla mücadele, eşitsizliği azaltma ve ayrımcılığı önleme gibi insan haklarının dünya çapında gelişmesine engel olana sorunlarla mücadele gibi güç bir görevle karşı karşıyaydı.

Dehşet verici salgın dünya yüzeyinde devam ederken, kırılgan olan insanların sorunları sadece daha da ağırlaştı. Geçen hafta perşembe gününe denk gelen İnsan Hakları Günü, uluslararası topluma insan haklarını koruma sözünü daha esaslı çabalarla yerine getirmesi için zamanında bir hatırlatmadır.

İnsan haklarını garanti altına alma konusunda en acil görev salgını en hızlı biçimde yenmektir.

EN ACİL GÖREV SALGINI HIZLI BİÇİMDE YENMEK

Küresel koronavirüs vaka sayısı sadece günler içinde 70 milyonu aşarken, yüzyıl içindeki en ağır kamu sağlığı krizinin vurguladığı temel gerçek, insanların yaşama hakkını korumakta başarısız olmanın insan hakları davasını anlamsız kılacağıdır.

Böyle bir kritik noktada, mücadeleyi bırakıp kitle bağışıklığı mitine sarılma fırsatçılığını göstermek saçma olduğu kadar da insanlık dışıdır.

Dünya çapında hükümetler vazgeçilemez sorumluluklarını üstlenmeli ve vatandaşlarının, özellikle de yaşlılar, engelliler ve azınlıklar gibi kırılgan grupların sağlığını sağlamak için sert ve kapsamlı engelleme ile kontrol önlemleri almalıdır.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet'in çarşamba günü belirttiği gibi, bugün dahi, "bazı siyasi liderler maske takmak ve büyük toplantılardan kaçınmak gibi basit önlemlerin kullanılmasını küçümseyerek, Covid-19'un etkisini azaltmaya çalışıyor."

"AŞILAR" VİRÜSE KARŞI EN GÜÇLÜ KALKAN

Hayatları ve sağlığı öne ve merkeze koyarak, uluslararası toplum siyaseti insan hayatlarının önüne koyan ayıplanası siyasi manipülasyonları birlikte kınamalıdır.

Aşılar virüse karşı en güçlü kalkan. Uluslararası toplum aşı araştırma, geliştirme ve dağıtımında iş birliğini güçlendirmeli ve aşı milliyetçiliğini sarsılmaz biçimde reddetmelidir. Güvenli ve etkili aşının ve özellikle gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerdeki insanlar için olmak üzere herkesin ulaşabileceği ve mali olarak karşılayabileceği küresel bir kamu malı olarak kabul edilmesini garanti alınmasına yardım etmeleri gerekiyor. Covid-19 salgını dünyanın birçok bölgesinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi gelişmiş ülkelerde insanların eşit haklara sahip olmalarını sağlamaktaki başarısızlığını ortaya koydu.

New York Times'ın yaptığı bir araştırmaya göre, ABD'deki Latin ve Afrika-Amerikalıların "virüs kapma ihtimali beyaz komşularına göre üç kat, ölme ihtimali ise iki kat daha fazla."

Irklar arası orantısızlıklar şok ediciyken, şaşırtıcı değiller. Covid-19'un bu azınlık grupları arasındaki orantısız etkisi kuşaklar boyu süren ayrımcılık ve sistematik işe ve eğitim olanaklarına eşitsiz erişimin sonucu.

ÇİN KENDİSİNİ İNSANLARIN KALKINMA HAKKINI KORUMA VE SAĞLIK HAKKINI SAĞLAMAYA ADADI

Merkezi Washington'da bulunan bir araştırma kuruluşu olan Center for Economic Policy Research'ün verilerine göre, Afrikalı-Amerikalılar ABD nüfusunun yüzde 12 kadarını oluştururken, ulaştırma işçilerinin yüzde 26'sını, sağlık işçilerinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor, dolayısıyla bu onları yüksek bu yüksek bulaşıcılık taşıyan hastalığa karşı daha fazla maruz bırakıyor. İnsan hakları davasında gerçek ilerlemeler sağlamak, siyasi şovmenlikte değil, somut hareketlerde yatıyor.

Çin 1,4 milyarlık nüfusla dünyadaki en büyük gelişmekte olan ülke olarak, her zaman kendisini insanların kalkınma hakkını koruma ve sağlık hakkını sağlamaya adadı. Çin'in başarılı mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma ve koronavirüsü kontrol altına alma kampanyaları bu bağlılığını gösteriyor.

Koronavirüsü salgını bir şekilde azalacak, ancak bu benzeri görülmemiş krizde öne çıkan ve insan haklarına zarar veren sorunlarla baş etmek, uzun ve çok şey isteyen zor bir mücadele olacak. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet'in dediği gibi, bir trajediyi, ondan kurtulmak ve daha iyi olmak için olağanüstü bir fırsat izler. İnsan ırkının her bir üyesinin refahı için küresel toplum bu fırsatın kaçmasına izin vermemek zorundadır.