Afganistan'da nihai barış mümkün

Afganistan'da nihai barış mümkün

Taliban'ın Afganistan'daki Gani hükümetine sunduğu çatışmaları durdurma ve barış görüşmelerine başlama çağrısı iyi bir sınav vermedi. Örgüt, Afgan güçlerinin kontrol noktalarına saldırırken ardından başlayan operasyonlarda 51 Taliban savaşçısı öldürüldü.  

Gerilimin yükselmesine rağmen, Washington'ın Taliban ile geçici ateşkes teklifini müzakere etmesi dahi iki cephe için de önemli bir gelişme. Birincisi, Taliban'ın devlet güçleri ile kısa süreli barış sözünde başarısız olması Amerikalı müzakerecilere kalıcı barış planları için bastırma şansı veriyor. Bununla birlikte Taliban kısa süre önce yaptığı açıklamada Amerika Birleşik Devletleri'ni (ABD) barış sürecinde zaman kaybetmeyi durdurmaya çağırdı. Bu da gösteriyor ki; Taliban içerisinde hala iş birliğini isteyen askeri ve siyasi bir grup var. İş birliğinin gireceği formu nihayetinde Amerika belirleyebilir.

Afgan hükümeti ise Taliban'ın kısa süreli ateşkes teklifini reddediyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sadık Sadıki'ye göre; şiddettin azaltılmasının askeri ve siyasi parametreli olmalı. Gani hükümetinin "tam ateşkes" konusundaki ısrarı tek bir gerçekten kaynaklanıyor: Taliban geçmişten yana bu yana saldırdı ve arkasından müzakere istedi sonuç olarak yine saldırdı. Bu tekrar yapacak.

BU KEZ FARKLI

2019 yılı boyunca Taliban ABD'nin Doha'daki barış taleplerini karşılamakta yetersiz oldu. Bu nedenle Amerika şu anda Afganistan hükümetinin kalıcı ateşkes taleplerini merkeze koymalı ve bu doğrultuda Taliban'ı teste sokmalıdır.

Barış görüşmelerine faydalı olabilecek başka etkenlerde mevcut. Eğer kalıcı ateşkes için imzalar atılırsa Taliban ve Afganistan hükümeti Almanya'da buluşabilir. Şimdiye değin Afgan hükümetini "Amerikan kuklası" olarak adlandırarak temasları reddeden Taliban'ın bu yönde atacağı bir adım Afganistanlılar arası çözüm sürecinin başlamasına vesile olur.

İkinci umut veren gelişme ise ateşkes teklifinin bu kez Taliban tarafından gelmiş olmasıdır. Bu sivillere, Afgan ve Amerikan güçlerine dönük şiddettin azaltılması için son şans olabilir. Barış görüşmeleri için çağrının da Taliban güçlerinden geldiği düşünülürse bu radikal yönelimin girdiği değişim sürecini özetler.

ÖNCELİK AMERİKAN ASKERLERİNİN ÇEKİLMESİ

Son olarak, süreç yabancı güçlerin ülkeden ayrılması için güvenli bir ortamın oluşmasıyla neticelenebilir. Pakistan medyasına konuşan örgütün sözcüsü kısa dönemli ateşkesin Amerikan güçlerinin bölgeden çekilmesi için kilit önemde bir atmosfer yaratacağını vurguladı.

Washington'ın duruşu göz önüne alınırsa Amerikan güçlerinin bölgeden ayrılması kolay olmayacaktır. Taliban'ın açıklamasına göre ABD geçen haziran ayında müzakerelerin devamını garantiye almak için 13 bin askerinin ne zaman Afganistan ayrılacağına dair takvim açıklama sözü vermişti. Varsayılan sürecin artık sonuna yaklaşılıyor ancak Amerika'dan henüz bu yönde bir açıklama gelmiş değil.

Amerika ayrıca Afganistan'daki kalıcı üslerini korumak istediği görülüyor. Bu istek zaten Amerika ve Taliban arasındaki 2013 müzakerelerinde ilk tıkanma noktasını teşkil etmişti. ABD'nin Afganistan'daki en üst rütbeli askeri Austin Miller'a bugün de Bagram ve Kandahar üslerinin açık kalmasını talep ediyor. Bu arada sadece Taliban değil Afgan hükümeti de Amerika'nın ülkedeki varlığının küçük bir birim dışında son bulmasını istiyor.

BAŞARISIZLIK UZUN SÜRELİ İSTİKRAR KAYBI DEMEK

Diplomatik seviyede ise Washington kalıcı barış teklifinin koşullarını uzattığı müddetçe Kabil yönetimi ile de ilişkilerini tehlikeye atmış olacak. ABD Savunma Bakanı Mark Esperi, Amerikan askerlerinin anlaşmalı ya da anlaşmasız olarak Afganistan'ı terk edeceği plan üzerinde çalışmaya başladı ki, bu Washington'ın stratejisinin büyük ölçekte değişmesi anlamına geliyor. Böylesi tabloda Taliban'ın anlaşmadan geri adım atma şansı kalmayacaksa da aynısı Gani hükümetinin "kalıcı ateşkes" talebi için söylenemez. Zira Amerika'nın sessiz kaldığı bu talebi, Taliban "kırmızı çizgi" olarak niteleyip reddedebilir.

Sonuç olarak, başarı Amerika'nın Taliban'ın Doha'da vereceği sözleri ne derece garanti altında tutabileceğine bağlı. Tersi yönde bir durum Gani hükümetinin güvensizliğinin artmasına neden olur ve ortaya çıkacak tablo uzun süreli olarak bölgedeki istikrarı tehdit eder.

Kaynak: CGTN/ Hannan Hussain Londra Ekonomi Üniversitesi Kuzey Asya Bölümü Güvenlik Araştırmacısı