ABD'nin ticaret savaşını kazanmak için nafile girişimleri

ABD'nin ticaret savaşını kazanmak için nafile girişimleri

Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ticaret müzakerelerinin Shanghai'da gerçekleştirilen 12. turunun 31 Temmuz'da sona ermesinden sonra ABD yönetimi, iki tarafın da müzakereleri "yapıcı" olarak nitelendirdiğini ve bir sonraki müzakere turunu Washington'da yapmayı kabul ettikleri gerçeğini görmezden gelerek, 300 milyar dolar değerindeki Çin malına 1 Eylül itibarıyla yüzde 10 ek tarife uygulanacağını açıkladı. Bunun yanı sıra ABD bencil ve dar hedeflerine ulaşmak için Çin'e azami baskı uygulamak amacıyla Çin'e "döviz manipülatörü" adını verdi.

Öncelikle, ABD'nin Ticaretin Kolaylaştırılması ve Ticaretin Uygulanması Hakkında Kanun'undaki "döviz manipülatörü" tanımındaki üç standardına bakıldığında, Çin'in bu tanıma asla karşılık gelmediği görülür. Yuan'ın döviz kurundaki değişiklikler, piyasa beklentilerinin değişmesi nedeniyle normal dalgalanmalardır. Beyaz Saray'ın Çin mallarına keyfi olarak eklediği tarifeler da dâhil olmak üzere tek taraflı ve korumacı hamleleri piyasa beklentilerini düşürdü. Kaldı ki yuan, piyasanın ABD'nin tek taraflı hamlelerine tepkisi dolayısıyla ABD doları karşısında yüzde 7 değer kaybetti. Bu nedenle ABD'nin Çin'e "döviz manipülatörü" deme hakkı yoktur.

İkinci olarak, 1997 Asya mali krizinden bu yana, sorumlu bir ana güç olarak Çin, yuan'ın döviz kurunu makul bir aralıkta tutmaya özen gösterdi. Ne Asya finansal krizi ne de 2008 küresel finansal krizi sırasında Çin, ekonomiyi yükseltmek için para birimini manipüle etmedi.

Yuan bugün en güçlü uluslararası para birimlerinden biridir. ABD'nin asılsız suçlamalarından hemen sonra, ülkenin merkez bankası olan Çin Halk Bankası, yuan'ın döviz kurunu makul bir aralıkta tutacağına yönelik açıklamalarda bulundu.

ABD'nin Çin'i "döviz manipülatörü" ilan ederek uygulamayı hedeflediği bu "maksimum baskısı" iki ülkenin liderlerinin haziran ayında Osaka'daki G20 Zirvesi sırasında gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından ulaştıkları "müzakerelerin sürmesine dair" fikir birliği ile çelişiyor.

Çin-ABD ilişkilerinin belirsizlikleri göz önüne alındığında, bundan böyle Çin'in kendi gelişimine odaklanması gerekiyor. Bu kapsamda ülke istikrarlı ekonomik büyümesine, sağlam alt yapısına, gelişmiş internet teknolojisine ve gittikçe büyüyen uluslararası etkisine daha fazla eğilmeli.

İkili müzakerelerde Çin için en önemli şey karşılıklı saygı ve çıkar dengesidir. Dolayısıyla da ülke ikili sorunlara çözüm ararken aynı zamanda reform ve açılımlarını her yönden derinleştirmelidir. Böylece ABD'nin yanı sıra dünyanın geri kalanı Çin'in kapsayıcı ve açık tutumunu görecek ve ABD'nin tek taraflı ve korumacı hamlelerinin küreselleşmeye zarar verdiğini çok daha net anlayacaktır.

Tek gecede ya da tek toplantıda problemleri çözülemeyeceği aşikâr olan Çin ve ABD, ticaret çatışmalarını yavaş yavaş çözmek adına iletişimlerini de güçlendirmelidir.

Ticaret açığından teknoloji ve kur anlaşmazlıklarına, Çin ile ABD arasında artan sürtüşmeler ile birlikte ikili ilişkiler giderek daha da karmaşıklaştı. Tam bu nokta ile ilgili olarak Çin, ABD ile çok yönlü bir rekabete hazırlanırken ikili anlaşmazlıkları barışçıl müzakerelerle çözmek için çaba göstermeye de devam etmeli.

ABD yönetimi Çin'i rakip olarak görse ve iki ülke uzun vadede büyük rekabet yaşayacak olsa da taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler hâlâ oldukça geniş alanda ve çok fazla.

Danıştay Bilgi Bürosunun, Çin'in 2 Haziran'da Çin-ABD ticaret danışmanlığı konusundaki tutumu hakkında hazırladığı bildiriye göre ABD şirketlerinin 2017'de Çin'deki toplam satışları yaklaşık 700 milyar dolardı ve kârları 50 milyar doları aştı. ABD-Çin İş Konseyinin 2019 Eyalet İhracat Raporu'nda ise 2009 – 2018 yılları arasında ABD'nin Çin'e ihracatı 1,1 milyonu aşkın istihdamın yaratılmasına yol açtı. Bu nedenle iki ülke, ilişkilerini istikrara kavuşturmayı amaçlayan daha kapsayıcı ve açık duruşlar benimsemeli ve ticaret görüşmelerinin her iki taraf için kabul edilebilir bir anlaşmayı ortaya çıkarması için iş birliği ve ekonomik çıkarlar arasında doğru dengeyi sağlamalıdır.

Kaynak: China Daily / Wang Huiyao