ABD'nin kışkırtmaları Çin'in enerji sektörünü nasıl etkiliyor?

ABD'nin kışkırtmaları Çin'in enerji sektörünü nasıl etkiliyor?

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) 3 Ocak tarihinde İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından küresel petrol fiyatları dengesiz hale geldi. Küresel petrol fiyatlarını belirleyen Brent ve West Texas petrol 6 Ocak'ta yüzde 3 yükselirken, İran 7 Ocak'ta ABD'nin Irak'taki el Asad ve Erbil'deki üslerine yaptığı misilleme sonrası dalgalanmalar devam etti.

Amerika ve İran'ın 8 Ocak'ta savaş sinyalleri veren duruşlarını yumuşatmaları üzerine petrol piyasalarında da atmosfer bir nebze sakinleşti. Çin'in petrole olan ihtiyacı arttığı ve yeni bir kaynak bulunmadığı sürece küresel petrole talep ve tedarik Beijing yönetimi için önemli olmaya devam edecek.

Petrol kaynaklarının yüzde 60'ını barındıran ve petrol tedarikinin üçte birini gerçekleştiren Orta Doğu, uluslararası petrol ticaretinde ağırlık merkezi olmaya devam ediyor. Her ne kadar ABD ve İran, savaşmak istemediklerini beyan etseler de bölgedeki hesaplaşma ihtimalinin tam anlamıyla ortadan kalktığı söylenemez. Bölgedeki farklı ülkelerin jeopolitik oyunları da en azından kısa vadede petrol fiyatlarını dengesiz hale faktörler arasında yerini almaya devam ediyor.

YÜZDE 43 ORTA DOĞU'DAN GELİYOR

Çin Halk Cumhuriyeti, özellikle Fars Körfezi'ni kullanarak ihtiyacının neredeyse yüzde 43'ünü Orta Doğu'dan sağlamakta. Bununla birlikte ABD'nin İran'a yeni yaptırımları ve Irak'taki istikrarsızlık petrol piyasalarındaki belirsizliği artırdı.

Çin, 2018 yılında 462 milyon ton ya da başka bir ifade ile 3,3 milyar varil petrol ithal etti. Petrolün bir dolar artmasının maliyeti Çin'e yılda 3,4 milyar dolara mal oluyor. Eğer petrol fiyatları bu şekilde yükselmeye devam ederse bunun Çin'e etkisinin büyük olacağı öngörülebilir. Çin'in içinde bulunduğu yüzde 80 petrol ithalatı mecburiyetine karşın gaz ihracatına başlayan Amerika ise Uluslararası Enerji Ajansı'nın raporuna göre 2035'te gaz ve petrol ithalatını yüzde 35'in altına çekecek.

BAĞIMLILIK AZALTILMALI

Geleneksel görüş, bizlere bir ülkenin petrol ve gaz ihracatındaki istikrarın kaynak ve ulaşım koridorlarının güvenliğine bağlı olduğunu söyler. Öyleyse enerjide kendi kendine yetmeye başlayan Amerika'nın bölgenin istikrarını önemsememesi ve Çin'in ana petrol tedarikçilerinden İran'a dönük baskısı Beijing'i nasıl etkileyecek? Zira Amerika'nın hamleleri petrol ihracatında Hürmüz Boğazı'na bağımlı olan Çin'i riske atmaktadır.

Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'in trafik filosuna her yıl 25 milyon yeni aracın etkilenmesi onu enerjide petrole daha fazla bağımlı yapmaktadır. Yeni enerji türlerine odaklanan araçlar ise kısa vadede trafik karmaşasını azaltacak gibi de durmuyor. Yine de Çin kamu ulaşım sistemlerini geliştirerek ve elektrik kullanımını teşvik ederek petrol ve gaza bağımlılığını azaltabilir.

Son olarak Çin, stratejik petrol kaynaklarını ve ithal çeşitliğini artırarak risklerden kaçınmaya çalışmalıdır.

Kaynak: China Daily