ABD'nin agresif davranışları tansiyonu artırıyor

ABD'nin agresif davranışları tansiyonu artırıyor

Güney Çin Denizi'nin ılık suları, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) sorumsuz davranışları ile gerilimlere şahit olmaya devam ediyor.

ABD Donanmasına ait USS Ronald Reagan ve USS Nimitz uçak gemileri Japonya'nın Kanagawa bölgesine girdi. Ancak bu son konuşlandırmalarla ilgili olağandışı durum, Batı Pasifik'te şu anda üç uçak gemisinin olması.

Bu yıl mayıs ayında, ABD Hava Kuvvetlerine ait B-1 bombardıman uçakları, müttefiklere sağlanan güvence ile bölgede görünür bir varlık sürdüreceğini bildiren bir mesaj göndermek amacıyla bölgede görevler icra etti. Ancak gerçek, son derece farklıdır. Strateji, ABD Hava Kuvvetleri'nin ilk olarak Nisan 2020'de Amerikan düşmanlarına karşı önemli bir caydırıcı görevi gören B-1 bombardıman uçaklarını Guam adasından geri çektiği haberlerini yalanlamaya yönelik. Bir ay sonra, aynı B-1 bombardıman uçakları, düşman savaş gemilerini yok edebilecek savaş başlıkları ile adaya geri gönderildi. Operasyonel öngörülemezlik stratejisi benimseyen ABD Hava Kuvvetleri ile konuşlandırmanın ne kadar süreyi kapsayacağı ise bilinmiyor.

ŞEFFAF BİR TUTUM YOK

Öngörülemezlik, Güney Çin Denizi'nde alarmın açık nedenidir. B-1 bombardıman uçaklarının Guam adasından aniden geri dönmesi, koşullar kötüleşirse Çin'e yakın bir tehdit oluşturduğunu ima eder. ABD Hava Kuvvetleri tarafından uygulanan strateji Amerikan düşmanlarının ABD kuvvetlerini karşılıklı olarak hedeflemesini de zorlaştırıyor.

Nisan ayında, iki B-1 de, bölgedeki ortak tatbikatlar için Japon F-2 ve F-15 savaş uçakları bir araya gelerek B-1 ile , "Uzun menzilli gemisavar füzesi" taşıdı.

Bunun ışığında, Amerikalı Amiral George Wikoff'un Amerika Birleşik Devletleri'nin Doğu Asya'daki müttefikleri için bölgesel güvenlik ve istikrar taahhüdüne ilişkin açıklaması, uçak gemilerinin en son konuşlandırılmasının alt yapısını ortaya koydu.

Çin'in tehdit algısı, Filipinler'in ve Vietnam'ın eleştirileri ile Amerikan pervasızlığını ortaya koydu. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian, provokasyonlar ile anlaşmazlığı artırmak için Amerikan askeri tatbikatlarının artmasını dile getirmişti. Ancak Trump yönetimi için, Kasım 2020'deki seçimler ve pandemi, Güney Çin Denizi'ndeki provokasyonlara dayanan genişlemeci bir dış politikaya yol açtı. Haziran ayında, Alaska'dan üç yüz elli paraşütçü Guam'daki Anderson Hava Kuvvetleri Üssü'nde bir eğitim misyonunu tamamlamak için gelmişti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin askeri tatbikatlarını son derece kışkırtıcı olduğunu söyledi. Bununla birlikte, Beijing perspektifinden bakıldığında, bir kuşatma politikası, hava kuvvetleri bombardıman uçaklarının şeytani görevleri, operasyonel şeffaflık ve Güney Çin Denizi'ndeki öngörülemezlik yeterli bir endişe durumu ortaya çıkarıyor.

Kaynak: CGTN