ABD ve Avrupa arasında uçurum genişliyor

ABD ve Avrupa arasında uçurum genişliyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti." dedi. Almanya Başbakanı Angela Merkel Macron'a katılmadığını belirtti. Rusya'dan ise "NATO'nun mevcut durumunun doğru tanımlaması" açıklaması geldi. Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Sun Keqin söz konusu röportajı Global Times için değerlendirdi. Sizler için alıntılıyoruz:

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron The Economist dergisine bir röportajda, "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti." dedi. Bu söylem Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa arasındaki çatlakları iyice derinleştirici bir etki yarattı.

Avrupalı liderler ise Macron'un ifadelerine katılmadıklarını söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel Macron'un sözlerini "sert" olarak nitelendirdi. Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ise açıklamaları "sorumsuz" olarak nitelendirdi.

NATO MEMNUNİYETSİZLİĞİ

Macron'un göreve geldiğinden beri NATO hakkındaki yorumları belli. ABD ve NATO'ya duyduğu güvensizliği ve güçlü bir Avrupa Birliği (AB) inşa etmenin stratejik önemini defalarca dile getirdi. NATO olmadan ABD ve Avrupa farklı yollarda ilerleyebilir. NATO, Soğuk Savaş'ın ardından Avrupa'yı Rusya'ya karşı koruma rolünü sürdürmek istiyor.

Ayrıca, terörizm ve mülteci krizleri gibi geleneksel olmayan yeni güvenlik tehditleriyle karşı karşıya kalan pek çok ülke NATO'nun reforma giderek bu sorunlara el atması gerektiğini sorguladı. Macron NATO'nun AB'nin güvenliğini garanti edip edemeyeceğinden şüphe ediyor.

Bu bağlamda, Macron NATO'ya karşı hoşnutsuzluğunu ifade edebilir. Macron, Avrupa askeri egemenliğini geliştirmek ve Fransa öncülüğünde bağımsız bir Avrupa vizyonu güdüyor. AB'yi stratejik bir jeopolitik güç haline getirerek, bloğun çıkarlarını ve küresel durumunu garanti etmeyi umuyor.

ABD ARTIK KORUYUCU GÜÇ OLAMAZ

Macron'un ABD-Avrupa ilişkilerine soğukluk getirmesi ilk kez yaşanmıyor. Ağustos 2018'de Macron, Fransız diplomatlara ve milletvekillerine yaptığı konuşmada, "Avrupa artık güvenliği için ABD'ye güvenemez." demişti. Avrupa ile ABD arasındaki ayrılıklar, strateji, ekonomi, değerler, küresel yönetim ve jeopolitik gibi çeşitli alanlarda kendini göstermeye başlamış durumda.

Trump milliyetçiliği ve "Önce Amerika" ilkesi büyüme gösteriyor. ABD yalnızca yeni ortaya çıkan güçleri hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda müttefiklerine karşı zorbalık uyguluyor. Örneğin, ABD, Brüksel'in çıkarlarını baltalayan 7,5 milyar dolar değerinde Avrupa ürününe rekor tarife uygulayarak, AB ekonomisine zarar verdi.

İki taraf da küresel yönetişim konusunda kaygı duyuyor. Washington'un Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi, ABD umursamazlığının bir göstergesi oldu.

Avrupa ülkeleri, bir bütün olarak Avrupa diplomasisini büyük ölçüde etkileyen ABD ile nasıl başa çıkılacağı konusunda da birbirlerinden ayrılıyorlar. Avrupa ile ABD arasındaki sürtüşme giderek belirginleşiyor.