ABD sisteminin gerçek doğası ortaya çıktı

ABD sisteminin gerçek doğası ortaya çıktı

Global Times

Twitter, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın hesabını yasakladı. Diğer ABD'li sosyal ağ devleri de aynısını yaptı. Bunun etkisi, Trump'ın destekçilerinin Kongre binasına zorla girmelerinden bile daha büyük olabilir. Trump'ın susturulması konusundaki görüş ayrılıkları, isyanın kendisinden daha büyük ve bu tür görüş ayrılıkları ABD toplumunu daha fazla bölecek ve daha fazla nefret ile karmaşaya yol açacak.

Trump'ın susturulması, ifade özgürlüğü ilkesini ihlal ediyor mu? Kuralın ilk değişikliği ne derse desin, Trump, sosyal ağlarda fikirlerini ifade edemiyor ve her sıradan Amerikalının sahip olduğu hakkı kaybetmesi, ABD'li siyasi elitlerin onayladığı ifade özgürlüğü ilkesini ihlal ediyor. "Söylediğini kabul etmiyorum, ancak onu söyleme hakkını ölümüne savunacağım." ABD, "özgürlüğün yol göstericisi" olarak dünyaya böyle ders veriyor. Aslında, ifade özgürlüğünün siyasal anlamı, ABD ve Batı'nın söylem gücü tarafından gizlendi. İfade özgürlüğünün, siyasi ve etik sınırları yoktur. Trump'ı sessizleştirmek, ifade özgürlüğünün bu gerçek özünü gözler önüne serdi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, SİYASİ MÜCADELELERDE EL ÜSTÜNDE TUTULUR

Bazıları, Trump'a uygulanan sosyal ağ yasağının ABD demokrasisi ve özgürlüğünün yüzünü tam olarak gösterdiğini iddia etti. Bu iddia oldukça sönük kalıyor. Trump gidiyor ve ABD sistemi tarafından terk edildi. O iktidarda olduğu zaman, tuhaf konuşmalar yaptı ve hiçbir şey olmadı. Ancak o iktidarı kaybettiği için, birkaç ABD'li sosyal medya platformu eş zamanlı olarak, Trump'ın sessizliğinin gerçek siyasi senaryosunu yansıtan bir "sindirme" işlemini sahneye koydular. Bir hak olmanın yanı sıra ifade özgürlüğü, siyasi mücadelelerde el üstünde tutulur. Sonuç olarak, ifade özgürlüğünün sınırı ve ifade özgürlüğünün kendisi, iktidarda olanlar tarafından tanımlanır. Trump seçimi kaybetti, ancak ısrar etti ve sonuç olarak, Demokrat yanlısı sosyal ağlar tarafından ifade özgürlüğü sınırlarının dışına itildi. Eğer Trump teslim olmaz ve yeteri kadar destekçisi olursa, ABD'nin fikir düzenine daha fazla meydan okuyacaklar. Durum daha da kızışırsa, bir ideolojik "iç savaş" olacak.

ABD, demokrasisi ve hukukun egemenliği ile tanınıyor. Ancak son zamanlardaki olaylar, açık bir şekilde siyasetin egemen olduğu bir toplum olduğunu kanıtlıyor. ABD ideolojisi siyasi mücadeleleri uygun buluyor, bu yüzden ifade özgürlüğü kuralları siyasi mücadeleler bağlamında tanımlanmalıdır. 

ABD seçimi sona erdi. Sadece Cumhuriyetçi Parti değil, aynı zamanda Trump ve onun sabit fikirli fanatikleri de kabul etmelidir. Trump'ın sosyal medya hesapları muazzam siyasi enerji biriktirdi. Onun, yenilgiyi kabul etmeyi reddeden tavrı, ABD sistemi için potansiyel risk oluşturuyor ve hesaplarının kapatılması, bir düzeltme yolu. ABD'de bir siyasi kaynak olarak ifade özgürlüğüne, ABD sistemine ve sistemdeki galiplere muhalefet etmek için izin verilmeyecek. Bunun için, Trump'ın ifade özgürlüğünden acımasızca mahrum bırakılmıştır. 

ABD'DE DAHA FAZLA KAOS MU, SÜKUNET Mİ?

ABD yönetiminin başı son zamanlarda kaosla belada. Farklı güçler arasındaki kavga, ABD sisteminin gerçek doğasını ortaya çıkardı. Bütün ilkeler -demokrasi, özgürlük ve insan hakları- içerideki siyasi gerginliklerin ortasında rafa kaldırıldı ve böylece ABD sisteminin ahlaki üstünlüğü de bir kenara bırakıldı. Eğer kendisini sürekli olarak "demokrasinin yol göstericisi" olarak adlandırmak istiyorsa bu Washington için iyi olmayacak. Ancak, izlediği yolu değiştirmesi beklenmesin. Aynı eski oyunları tekrar oynamaya devam edecek. ABD hakimiyet oynamak için gücünün avantajına güveniyor. Dünyada en güçlü ülke olmaya devam ettiği sürece, kendi çıkarları temelinde ideolojik saldırılar sürdürmeye devam edecek.

Washington yönetimi, Hong Kong'daki şiddete başvuran isyanları "demokrasi hareketi" olarak nitelendiriyor. Kongre binasına girenleri "isyancı" olarak adlandırdığı zaman uyguladığı çifte standarttan utanç duymuyor. Başkan Trump'ın ifade özgürlüğünün engellenmesi gerçeğine rağmen, Çin'i, ifade özgürlüğünü bastırmakla suçlamaya devam ediyor. Dünya köklü değişiklikler geçirdi. ABD, yapısı ve iç çatlakları tarafından tahrip oldu. İnsanlığın hiçbir şey olmamış gibi yapması bir hayal ve şeylerin sonsuza dek var olacağı haksız ve mantıksız.