ABD saldırganlığı kendine “öteki” arıyor

ABD saldırganlığı kendine “öteki” arıyor

Pek çok gözlemci Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Çin'e karşı tek taraflı olarak başlattığı düşmanlığı Yeni Soğuk Savaş olarak yorumluyor. Mevcut noktada bu tanımlamayı yapmak zor olsa da dünya genelinde giderek bu yöndeki algı güçleniyor. Bu durum Çin'in Yeni Soğuk Savaş algısını paylaştığı anlamına gelmez ancak ABD, tek taraflı hegemonyasına tehdit olarak gördüğü Çin'e karşı saldırgan politikasını bu temelde formüle ediyor. Öyle ya da böyle ABD eski Soğuk Savaş ajandasına tekrar bel bağlamaya başladı.

Bir önceki güç mücadelesinde dünya ABD'nin Sovyet Rusya'yı aktif olarak kuşattığı görmüştü. Taraflar arasındaki mücadelenin arkasında itici güç ideolojiler olarak görülmesine karşın ABD'nin SSCB'ye dönük şüphelerinin arkasında jeopolitik nedenlerin yer aldığı savunulabilir. İdeolojik nedenlere odaklanmak iç politik nedenlerden dolayı daha elverişliydi. Zira iyi bilinmektedir ki çarpık bir biçimde tasvir edilen "öteki" iç desteği kuvvetli kılmanın yaygın bir yoludur. Amerikalı- Avusturyalı "halkla ilişkiler" uzmanı Edward Bernays'in 1928 tarihli "Propaganda" kitabı, Batı demokrasilerindeki insanların ne kadar kolay manipüle edilebileceğini ortaya koymuştu.

SOVYETLER YA DA İSLAM KARŞITILIĞI

Kendi yerleşik sistemlerinin güvenlik açıklarının farkında olduklarından dolayı son derece güvensiz olan Amerikalı elitler halkın dikkatini sorunlardan uzaklaştırmak istiyor. Buna karşın gezegende yaşanılacak en iyi yerin kendi ülkeleri olduğunu vaaz eden "Amerikan istisnası" kitle iletişim araçlarının yükselişe geçtiği yüzyılın başındaki kadar inandırıcı değil. İşte bu nedenle düşman olarak tasvir edilen "öteki" kavramını manipüle etmeye ihtiyaç duyuyorlar.

ABD'nin eski Soğuk Savaşı'nda bahanesi Sovyetler Birliği iken bu daha sonra "Teröre Karşı Küresel Savaş" adı altında İslam oldu. Bugün ise Amerika, yeni Soğuk Savaş'ında Çin'i gözüne kestirdi. Amerika bugüne değin jeopolitik çıkarlarını agresif şekilde genişletmek için sürekli "tehlikeli yabancılar" üretti

ÇİN İDEOLOJİ İHRAÇ ETMİYOR

Amerika'nın eski denemelerinin aksine Çin'e karşı Yeni Soğuk Savaş çabasının ikna kabiliyeti çok daha düşük. Örneğin Çin, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin aksine ideolojisini dünyaya ihraç etmiyor ve kendini küresel ölçekte tanımlamıyor. Çin, ABD ile rekabetinde kendi nüfusuna ve kalkınma hedeflerine gönüllü biçimde ortak olmak isteyen partnerlerine güveniyor. Sovyetlerin aksine Beijing yönetimi yabancı ortaklarının kendileri ile aynı dünya görüşünü paylaşmalarını bir şart olarak koşmuyor. Tüm bunlara karşın Amerikan ana akım medyası kendi anlatıları ile uygunsuz gerçekleri halktan gizleyecek kapasiteye sahip.

Komünizm karşıtı sloganları tekrarlamanın ve Çin'i şeytanlaştırmanın halkın ağır şekilde şartlandırıldığı Pavlovcu refleksleri tetiklemesi beklenilebilir. Sonuçta ABD halkı on yıllardır kendi "yaşam tarzlarını tehdit eden yabancı bir ülke" anlatısı ile koşullandırılıyor. Böylesine icat edilmiş sorunlar sıradan Amerikalıların kendi ülkelerinde sorunlara kulaklarını tıkmasını beraberinde getirecektir. "Çin kuşatma" söylemi aynı zamanda diğer ülkelerin Amerikan saldırganlığını desteklemesine olanak sağlayabilir

Çok az sayıda Amerikalı hayat standartlarını tehdit eden şeyin Çin ve onun kalkına stratejisi değil kendi ülkelerinin sistematik kırılganlığı olduğunun farkında. Amerika'nın Çin'e karşı hastalıklı takıntısı gerçeğin çıkarlar uğruna manipüle edilmesinden başka bir şey değil.

Kaynak: CGTN