ABD, Hong Kong'da yanan ateşi körüklüyor

ABD, Hong Kong'da yanan ateşi körüklüyor

Çin Beihang Üniversitesinden Profesör Tian Feilong, Hong Kong olaylarında Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) tutumunu Global Times gazetesine değerlendirdi. Sizler için alıntılıyoruz:

Bu zamana kadar eşi görülmemiş bir şiddet Hong Kong'u sarsıyor. Salı günü Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu oybirliğiyle Hong Kong İnsan Hakları ve Demokrasi Yasası'nı kabul etti. Yasa ABD Başkanı Donald Trump'ın imzasını bekliyor. ABD, Hong Kong'a müdahale etmek için yasal yollar üretiyor.

Hong Kong için çıkarılan yasa ABD'nin uzun vadede kullanmak istediği yasalardan biri. ABD, diğer ülkeler ve bölgeler üzerinde uzun vadeli yargı yetkisini kullanmak için bu tür girişimlere her zaman başvuruyor. Bu yasaların uluslararası hukukta bir temeli yoktur. Washington, Çin'in ulusal çıkarlarını baltalamak için elinden geleni yapacaktır.

ABD KENDİNE DE ZARAR VERECEK

Yasa aynı zamanda ABD'nin çıkarlarına da zarar verecek. Çok sayıda yatırımcısı ile ABD, "Bir Ülke, İki Sistem" ilkesinin en büyük paydaşlarından biri. Yasa, eğer uygulanırsa kaçınılmaz olarak Hong Kong'un uluslararası statüsünde bir düşüşe yol açacak. ABD dahil olmak üzere Hong Kong'daki birçok yatırımcı ülkenin çıkarlarına doğrudan bir tehdit oluşturacak.

Hong Kong ve bölge ülkelerinin güvenliğini tehlikeye sokan ABD, küreselleşme altında çok taraflılığa karşı çıkıyor. Bir Soğuk Savaş zihniyeti ile yönlendirilen Washington, Hong Kong'un serbest liman bölgesi statüsünü bariz bir şekilde ortadan kaldırırsa müttefikleri ile arası açılacaktır.

TAIWAN VE XINJIANG ÜZERİNDEN TUTMAYAN PLANLAR HONG KONG'A ÇEVİRİLDİ

Çin hükümeti, ABD şahinleri tarafından kaosa çevrilen Hong Kong'da "Bir Ülke, İki Sistem" ilkesi ile ulusal çıkarlarını ve Hong Kong'u daima korumaya hazır. Hong Kong olayları, Taiwan ve Xinjiang hamleleri ile ABD'nin açık iç müdahalesinin bir göstergesi. Bu olaylar ticaret savaşları ile yeni bir soğuk savaş dönemi mi başlıyor sorularını akıllara getiriyor.

Çin, ABD ile yeni bir soğuk savaşa girmek veya ondan ayrılmak istemiyor. Böyle bir senaryo sadece Çin için değil, tüm taraflar üzerinde olumsuz etki yaratacak.

Bununla birlikte, ABD siyasetindeki şahinlerin ve artan popülizmin etkisiyle Washington, küreselleşmeye karşı en büyük tehdit haline geldi. Bu, 21. yüzyılın küresel yönetim düzenindeki en büyük belirsizliği oluşturuyor.

Çin, küreselleşme altındaki ulusal risklerin ve çok taraflı kalkınma çıkarlarının korunması için mücadelesine devam etmelidir.