2008 krizini bilen isim Çin karşıtlarını uyardı

2008 krizini bilen isim Çin karşıtlarını uyardı

Haber: Gökhun Göçmen

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Çin'e karşı başlattığı stratejik rekabet giderek kapsamlı hale geliyor. Ticaret ve teknoloji savaşlarına paralel olarak Hong Kong, Taiwan ve Güney Çin Denizi gibi bölgelere doğrudan müdahale etmenin yollarını arayan Washington yönetimi diğer yandan ilişkide bulunduğu ülkelerden Beijing'e karşı cephe almasını talep ediyor. Çin'in yükselişini durdurmak ve küresel hegemonyasını devam ettirmek isteyen ABD kampanyasının nasıl sonuçlanacağı "yeni tip Soğuk Savaş" endişesi taşıyan uluslararası toplum ve sermayenin bugünlerdeki en yakıcı konusu. Zira günün sonunda oluşacak tablo hem siyasi hem de iktisadi temelde yeni bir denklemi beraberinde getirecek.

ABD'nin Çin'e karşı başlattığı kampanya hakkında kafa yoran en önemli isimlerin başında ise dünyanın en büyük serbest yatırım fonunun kurucusu olan Ray Dalio geliyor. 2008 küresel mali krizini tahmin eden Ray Dalio, Financial Times'a yazdığı son makalede Batı'nın Çin'e karşı önyargı ve düşmanlığının büyük fırsatların kaçırılması ile sonuçlanacağını dile getirdi.

Batı'da yer alan yaygın kanının aksine Çin'e özgü sosyalist sisteminin yetkinliğini kanıtladığını aktaran Amerikalı uzman, "Her gün Çin'in istisna bir yoldan başarı elde ettiğini görüyoruz." diye yazdı. Çin'in yeni tip koronavirüs vakalarını en aza indirmeyi başardığını kaydeden Dalio, ülkenin geçen sene neredeyse yüzde 5 oranında büyüme kaydettiğini anımsattı. Dalio, "Çin, ABD ve birçok Batı ülkesinin aksine tükettiğinden fazlasını üretiyor ve ödemeler dengesi fazlası veriyor." ifadelerini kullandı.

"ÇİN'İN YÜKSELİŞİNE KÖR KALMAYIN"

Çin'in yükselişinin tarihsel arka planına vurgu yapan Dalio, "Değişen dünyada Çin'in yükselişine kör kalmayın" başlığını taşıyan makalesinde şu dikkat çekici değerlendirmelere yer verdi:

"Dünya düzenin değişiyor ancak birçok kişi Çin karşıtı ön yargılar nedeniyle bunu kaçırıyor. Çin'in olağanüstü performansı yeni değil. Aslında 1839 ve 1849 'Aşağılanma Yüzyılı' dışında, Çin dünyanın en güçlü ülkeleri ve kültürlerinden biri olmuştur. Geçen 40 yılda Çin'in ekonomik değişimleri dikkate değerdi. Çin'in 'devlet kapitalizmi' ile ilgili eleştirileriniz ne olursa olsun, Beijing'in bunu nasıl yaptığına katılmasınız bile işe yaramadığını söylemezsiniz. 36 yıl önce Çin'i ilk ziyaret ettiğim sırada üst düzey yetkililere 10 dolarlık hesap makinesi vermiştim ve bunun mucize olduğunu düşünmüşlerdir. Şimdi ise Çin, ileri teknolojide ABD ile rekabet ediyor ve muhtemelen 5 yıl içinde liderliği ele geçirecek. 1984'ten bu yana kişi başı gelir 30 kattan fazla, ortalama yaşam süresi 10 yıl arttı ve yoksulluk oranı neredeyse sıfıra düştü. 1990 yılında tanıdığım 7 genç vatansever tarafından tasarlanan Çin'in ilk borsası açıldı ve o günden bu yana dünyanın en büyüğü haline geldi."

PİYASALAR YATIRIMCIYA AÇIK

Çin'in yaklaşık 25 yıl içinde ABD'nin ekonomik olarak 2, nüfus olarak ise 4 katına ulaşacağının altını çizen yazar ülkenin sadece üretim değil küresel yatırım açısından da giderek cazip hale geldiğine dikkat çekti. ABD finans çevrelerinin saygın isimlerinden olan Ray Dalio, Çin'in piyasalarını dışa açma konusundaki eleştirilerin de benzer şekilde önyargından kaynaklandığı belirterek, "Çin piyasaları, 2015 yılındaki yüzde 1'e kıyasla artık en az yüzde 60'ını erişebilen yabancılara açıyor." dedi.

Bridgewater isimli yatırım şirketinin kurucusu ve yöneticisi geçen hafta yayımlanan makalesinde "Küresel bir makro yatırımcı olarak, nereye, temellere ve diğerlerinin nasıl konumlandırıldığına bakarak ne kadar yatırım yapmam gerektiğini çok düşünüyorum. Çin'in temelleri güçlü, varlıkları görece cazip fiyatlara sahip ve dünya Çin hisse senetleri ve tahvillerinin ağırlığı altında." bilgisini paylaştı.

UZUN VADEDE İBRE ÇİN'İ GÖSTERİYOR

Ekonomik parametreler bakımından Çin'in açık ara önde olmasına karşın ABD'nin ticaret, teknoloji, sermaye piyasaları ve askeri güç konusunda şiddetli rekabet başlattığını hatırlatan Dalio, ortaya çıkan belirsizlik koşullarında yatırımlarını her iki ülkeye dağıttığını kaydetti.

Uzun vadede Çin'in durdurulmasının güç olduğu mesajını veren ABD piyasalarının saygın ismi yazısını şöyle noktaladı:

"Uzun erimde zamansız ve evrensel gerçekler ülkelerin neden başardığını ya da başarısız olduğunu tayin eder. Özetle, imparatorluklar üretken, finansal açıdan güçlü, harcadığından fazlasını ürettiğinde ve varlıklarını artırdıklarında yükselir. Bu durum ise insanları iyi eğitimli, çalışkan ve medeni olduğunda meydana gelir. Objektif olarak Çin ile Amerika'yı karşılaştırın. Devam eden araştırma anlattığım üzere bu temeller açıkça Çin'de yana. Ön yargı insanları her zaman insanları fırsatlara karşı kör bırakır. Öyleyse Çin'de mevcut olmayan nedenlerden dolayı ondan şüphe ediyorsanız, zihninizi boşaltmanızı öneririm. Bunu aynı şekilde ABD ve dünyadaki değişen yeri için de yapmalısınız. ABD seçimlerinin arifesi bunu yapmak için iyi bir zaman."