180'den fazla Covid-19 aşısı adayı var

180'den fazla Covid-19 aşısı adayı var

Birleşmiş Milletler'in (BM) ilk uzman kurumu olarak 1948'de kurulan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) küresel kamusal hizmetleri sağlamada hayati bir rol oynadı. Özellikle, Covid-19 salgınına karşı küresel mücadelede örgütün koordinasyon rolünün yeri doldurulamaz ve dolayısıyla örgüt uluslararası topluluğun yürekten desteğini hak ediyor.

İlk olarak DSÖ ülkelerin stratejik hazırlıklar yapmaları için ve virüse karşı nasıl davranacakları ile ilgili birçok belge yayınladı. Bu belgeler karantina, toplumsal mesafe, uluslararası seyahatleri düzenleme, okulların kapatılması ve toplu taşıma ile iş yerlerinin düzenlenmesi gibi sağlık sorunları ile ilgili yönlendirme sağladı.

"BM COVID-19 ARZ ZİNCİRİ GÖREV GÜCÜ"

İkincisi, örgüt doğru bilgi verdi ve Covid-19 ile ilgili söylentileri bertaraf etti. DSÖ, küresel "yanlış bilgi salgını" ortasında, küresel sağlık profesyonelleri ve bilim insanları ağı sayesinde ayrıca geçici öneriler, teknik yönergeler ve günlük güncellemeler de yayınladı.

Üçüncü olarak, hayati malzemelerin ön cephedeki sağlık çalışanlarına ulaşmasını garanti altına aldı. Aslında, kişisel koruyucu ekipman (PPE) dâhil milyonlarca malzeme ile test kitlerini yüzlerce ülkeye gönderdi ve PPE arzını dramatik ölçüde artıran bir "BM Covid-19 Arz Zinciri Görev Gücü" kurdu.

"DAYANIŞMA GİRİŞİMİ" BAŞLATILDI

Dördüncü olarak, aşı geliştirilmesine yardım etti ve yoksul ülkelerin, bulunduğunda aşıya ulaşmasını sağlamak için mekanizmalar kurdu. DSÖ, şubatta araştırma önceliklerini belirlemek için 400 önde gelen araştırmacıyı bir araya getirdi ve hastalık için etkin bir tedavi bulunmasına yardım etmek ya da ölüm oranını düşürmek için bir "Dayanışma Girişimi" başlattı.

DSÖ salgının her yönü ile ilgilenememiş olabilir, ama sahada gerçek zamanda eksikleri tamamlamaya yardım için önlemler aldı. Küresel dayanışma ve DSÖ'yü destekleme ihtiyacı hiç bu kadar acil olmamıştı. Ancak küresel sağlık örgütü önceden olmadığı kadar saldırıya uğradı; hatta "Çin-merkezli" olmakla bile suçlandı. Ne yazık ki, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sadece DSÖ'den çekilmedi, ayrıca Covid-19 bilgi formlarından DSÖ'ye referansları çıkardı ve BM Güvenlik Konseyi'nin DSÖ'ye uluslararası destek verilmesi çağrısı yapan kararını geciktirdi.

Uluslararası iş birliği tek tek ülkelerin çabalarını güçlendirdi ve salgın DSÖ'yü altı alanda hayati reform yoluyla güçlendirmek için tarihsel bir fırsat sundu.

180'DEN FAZLA COVID-19 AŞISI ADAYI VAR

Aşı geliştirme ve dağıtımı. Şu anda, 180'den fazla Covid-19 aşısı adayı var, ama bir aşı ancak pahalı olmadığı ve bütün ülkelerce erişilebildiği zaman çok etkin olur. Ve aşının geliştirilmesi ile dağıtımını hızlandırmak için rekabet ya da "aşı milliyetçiliği" değil iş birliği gerektiği için, uluslararası topluluk DSÖ'nün aşı için fon sağlama çabalarını desteklemeli ve yeterince aşı üretilmesi için hazırlık yapmalıdır. Ve hükümetler, DSÖ ve diğer BM kurumları ile entelektüel mülkiyet haklarının korunması için ön ödeme, tedarik ve dağıtım ve aşı onayı için evrensel kanıt standartları üzerinde anlaşmak için çalışmalıdır.

Sürekli ve zamanında veri paylaşımı. Salgın hakkında bilgi vermek, yaklaşımda işbirlikçi olmalı ve mutasyona uğrayan virüs zincirlerinin izlenmesini içermelidir. Salgının yayılma ve etkisini hesaplama çabaları, DSÖ'nün belirttiği gibi, ancak bilgi sürekli, hızlı, yaygın ve sınırlar arasında serbestçe paylaşıldığında başarılı olacaktır. Ama örneğin veri paylaşımı konusunda belirsiz kriter ve ortak metedolojilerin olmaması gibi büyük engeller var. Bu engelleri aşmak için, sağlık verisi terminolojisi ve değişimi için açık yönlendirme ve uyumlu standartlar gerekiyor.

Az gelişmiş ülkelerin desteklenmesi ve bunlarla bilgi paylaşımı. Virüs gelişmekte olan ülkeler özellikle az gelişmiş ülkeler üzerinde derin etkiler yarattı, dolayısıyla uluslararası topluluk bu ülkelerin sağlık sistemlerini iyileştirmek için DSÖ ile birlikte çalışmalıdır. İzleme ve tedavi protokolleri hakkında bilgi paylaşımı mekanizmalarına sahip olmak yardımcı olabilir ve salgına karşı mücadelede avantaj sahibi olan ülkeler, diğer ülkelere mücadelede edindikleri önemli dersleri önermeli ve en iyi pratiklerini paylaşmalıdır.

ÜLKELER DSÖ NORMLARINA UYMA DURUMLARINI İYİLEŞTİRMELİLER

Gelecekteki salgınlara karşı daha iyi hazırlanma. 1980'den 2010'a kadar, bulaşıcı hastalık salgınlarının sayısı üç kattan fazla arttı ve gelecekte de salgınlar çıkması riski yüksek. Bu nedenle bu riskleri azaltmak için, erken uyarı sistemi ve geçici seyahatler ve sınır kontrolleri için ortak protokoller gibi küresel olarak koordineli mekanizmalar dâhil, sağlam biçimde hazırlıklı olmak hayati önem taşıyor. Uluslararası topluluk ayrıca DSÖ'nün acil durumlar hazırlık planlarını güçlendirebilir ve pazar güçlerinin geç kaldığı ya da atıl olduğu (örneğin aşı araştırmaları) gibi alanlarda uluslararası araştırma gündemleri ve teknoloji geliştirmeye yardımcı olabilir.

DSÖ'nün küresel görevini yerine getirmesi için fonları artırmak. DSÖ kronik olarak az finanse ediliyor. 2020-2021 iki yıllık bütçesi sadece 4,8 milyar dolar, bu miktar, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin yıllık bütçesinden 2 milyar daha az. Daha da kötüsü örgüt gönüllü "bağışlara" çok bağlı. Gerçekte, DSÖ'nün bütçesinin dörtte birinden azı zorunlu ödemelerden geliyor, geri kalanı ise gönüllü bağışlardan. Bu durumda, uluslararası topluluk DSÖ'nün finansmanının, örgütün küresel kamu sağlığı için önemi ile uyumlu hale gelmesini sağlayacak önlemler almalı ve DSÖ'ye, sağlık sorunları konusunda geniş bir çerçevede normları belirleme, yönergeler yayınlama ve teknik destek sunma yetkisi vermelidir.

DSÖ normlarına uyulmasını artırma. DSÖ diğer uluslararası kurumlar gibi normlarına sınırlı biçimde uyulmasının sıkıntısını yaşıyor. Üye ülkelerin Uluslararası Sağlık Düzenlemeleri'ne ve DSÖ'nün seyahat, ticaret ve karantina hakkındaki önerilerine uymamasının uzun bir tarihi var. Örneğin, ülkelerin çoğu Uluslararası Sağlık Düzenlemeleri'nin gerektirdiği gibi kendi ana sağlık sistemi kapasitelerini güçlendirmediler. Bu yüzden, ülkeler DSÖ normlarına uyma durumlarını iyileştirmeliler.

Bir salgının uluslararası sınırları tanımaması, küresel bir sağlık sistemi kurmak için yeterince güçlü bir sebep. Ve devlet liderleri jeopolitik gerginlikleri azaltmalı, sağlık ile bilimi birinci öncelikleri haline getirmeli ve DSÖ'nün salgınlara karşı küresel yanıtı yönetmesini desteklemelidir. Çünkü DSÖ'nün liderliği olmadan, salgının kontrol altına alınması ile iyileşme yavaş ve zayıf olacak.

Kaynak: China Daily / Ma Xuejing