“Türkiye, salgınla mücadelede çok başarılı oldu”

“Türkiye, salgınla mücadelede çok başarılı oldu”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde dünyanın iyi bir sınav vermediğini ancak Türkiye'nin çok başarılı olduğunu söyledi.

Oktay, Atlantik Konseyi ve Türkiye Miras Vakfı (THO) tarafından ortak düzenlenen webinarda Covid-19 salgını ile mücadelede Türkiye'nin başarı hikâyesini anlattı.

Oktay, küreselleşmenin büyük ölçüde askıya alındığını ve ülkelerin kendi dertlerine düştüğünü ifade ederek, Covid-19 sürecinde Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında olumlu yaklaşımların arttığını ve yeni fırsatların ortaya çıktığını aktardı.

Küresel güç rekabetinin Suriye gibi ülkelerde büyük insani krizlere yol açtığını aktaran Oktay, Türkiye'nin en fazla mülteciye ev sahipliği yaparak, en çok insani yardımda bulunan ülke olarak üzerine düşeni gerçekleştirdiğini belirtti. 

Küresel güç mücadelesinin oluşturduğu kaotik ortamda şirketlerin ve terör örgütlerinin ulusal sınırları anlamsızlaştırdığını anlatan Oktay, "Ulusal gıda, kimyasal madde, otomobil vb. üreticileri küresel şirket imparatorluklarının parçası haline getirildi. Terör örgütleri bile meşru ortaklar olarak muamele gördü. PKK'nın Suriye kolu YPG'yi yanlış bir politika ile teröre karşı terörü kullanmak suretiyle desteklemek buna iyi bir örnektir." diye konuştu.

"COVİD-19 TÜM TRENDLERİ TERSİNE ÇEVİRDİ" 

Covid-19 salgının uluslararası örgütlerden ziyade ulus devletlerin ve ulusal hükümetlerin ancak temel ihtiyaçları karşılayabileceğini ortaya koyduğunu ifade eden Oktay, salgın öncesi ortaya çıkan ve ulus devletleri dikkate almayan trendlerin tersine döndüğünü kaydetti. 

Bazı ulusların salgın konusunda daha başarılı olduğuna işaret eden Oktay, Türkiye'nin Covid-19 mücadelesine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: 

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, 2002'den bu yana ücretsiz genel sağlık sistemimiz konusunda milyarlarca dolar harcadık, üretim sektörünü destekledik ve devlet kapasitesini en üst seviyeye çıkardık. Türkiye'nin başkanlık sistemine geçişi de ulusal stratejimizi uygulamamıza olanak sağladı." 

Türkiye'de Covid-19 salgınında iyileşenlerin oranının yüzde 77 civarında olduğunu, yabancı hastaların bile Türkiye'de ücretsiz tedavi edildiğini anlatan Oktay, Türkiye'nin binlerce vatandaşının da yurt dışından getirdiğini hatırlattı.

Salgın sonrasına ilişkin öngörülerini de paylaşan Oktay, dünya ekonomisinin bundan sonra tek tedarik zincirinden çokluya yöneleceğini ve bunun da Türkiye gibi genç nüfusa ve üretim altyapısına sahip ülkeler için önemli bir gelişme olacağını kaydetti. Oktay, salgın sürecinde ulusların kendi ihtiyaçlarını gidermek için serbest gıda ve mal dolaşımını kısıtladığını belirterek küreselleşmenin bu süreçte askıya alındığını söyledi. Dünyanın bu konuda da bazı değişikliklere gideceğine işaret eden Oktay, küreselleşme yerine bölgeselleşmenin öne çıkacağını ifade etti. Oktay, salgının ayrıca ulusal güç tanımını sadece askeri güçle değil aynı zamanda sivil ve sağlık altyapılarını da içerecek şekilde genişletilmesini sağlayacağını aktardı. 

"LİBYA'DA TEK MEŞRU HÜKÜMET TANINMALIDIR" 

Türkiye'nin Libya politikasına ilişkin bir soruya yanıt veren Oktay, Libya'nın doğusundaki güçlerin lideri Halife Hafter ve onu destekleyen ülkelerin Libya'da tek meşru hükümet bulunduğunu ve onun da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Libya hükümeti olduğunu kabul etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Libya'da meşru yönetimin arkasında durduğunu anlatan Oktay, Türkiye'nin aynı zamanda Libya halkı ile asırlarca birlikte yaşadığına dikkat çekti. 

Libya hükümetinin Türkiye'den destek talebinde bulunması üzerine Ankara'nın üzerine düşeni yaptığına vurgu yapan Oktay, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yeni bir belirsizliğe izin vermeyeceğini çünkü çatışmalardan kaynaklı belirsizliklerin Türkiye'ye mülteci krizi gibi büyük külfetler getirdiğini vurguladı. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Covid-19 salgını sürecinde Türkiye ile ABD arasında olumlu yaklaşımların arttığını ve yeni fırsatların ortaya çıktığını belirtti.

ABD ile son yıllarda belirli sebeplerden dolayı yaşanan fikir ayrılıklarının birtakım lobiler üzerinden siyasallaştırıldığını vurgulayan Oktay, "Çözülebilecek düzeyde olduğuna inandığımız bu sorunlar bir şekilde birbirine karıştırılıp ABD ve Türkiye ilişkilerine zarar vermek için kullanıldı." dedi.

Oktay, Türkiye'nin Covid-19 salgını ile mücadele kapsamında ABD'ye yaptığı tıbbi ekipman yardımlarının ikili ilişkilerin onarılmasında yeni bir fırsat sağladığını dile getirerek, salgının yanı sıra Suriye ve Libya'daki gelişmelerin Washington ve Türkiye arasındaki iletişimi artırdığını kaydetti.

Türkiye ile ABD arasında konulan 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefinin devam ettiğini belirten Oktay, "Şu an her iki ülke bakanlıkları, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları olarak bu hedefi gerçekleştirebilmek için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu çabaların ABD ve Türkiye arasındaki ilişkileri de güçlendireceğine inanıyorum." diye konuştu.

Oktay, turizm sektörüne yönelik iki ülke arasında birtakım çalışmalar yapıldığını aktararak, sadece ekonomik açıdan değil, toplumların birbirlerini tanıması ve anlayabilmesi adına da ülkeler arası turist sayısını artırmayı hedeflediklerini ifade etti.