Erdoğan, Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül töreninde konuştu

Erdoğan, Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Okçular Vakfı tarafından düzenlenen 8. Fetih Kupası Okçuluk Yarışması'nın ödül töreninde konuştu.

Fethin bir yıl dönümüne daha kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını anlatan Erdoğan, "Buradan 81 ilimizdeki genç kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Fethin yıl dönümünde Peygamber Efendimizin müjdesine mazhar olan, siyasi dehası ile İstanbul'un kapılarını açan Fatih Sultan Mehmed hanı ilmi, irfanı ve hikmeti ile fethin manevi komutanı Akşemseddin Hazretlerini, son nefesini sancağı surlara dikerek veren Ulubatlı Hasan'ı, vatan semalarında ezanımız dinmesin, bayrağımız inmesin diye toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum. Rabbim şehitlerimizi şad, makanlarını ali, mekânlarını cennet eylesin. Rabbim bizleri de son nefesimize kadar, şehirlerimizin yolundan, sıratı müstakimden ayırmasın." diye konuştu.

Fetih Kupası'nın 8'incisine katılan sporculara "Ya Hak" diyerek attıkları okları ile fetih ruhunu bugüne taşıyan tüm okçulara da şükranlarını sunduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bu sene hem dini bayramlarımızı hem de milli günlerimizi alışılmışın dışında kutluyoruz. Ülkemizle beraber tüm dünyayı da etkileyen koronavirüs salgını nedeniyle buruk bir Ramazan ve bayram geçirdik. Her sene meydanları hınca hınç doldurarak kutladığımız İstanbul'un fethini de daha mütevazı etkinliklerle idrak etmeye çalışıyoruz ama içinde bulunduğumuz olağanüstü durumun bizim fetih coşkumuzu gölgelemesine de müsaade etmiyoruz. Ata sporlarımızdan olan okçuluk ve atıcılık, salgına karşı en az riskli sporlar arasında yer alıyor. 8. Fetih Kupası ise salgın sonrasında ilk spor müsabakası özelliğini taşıyor. Ülkemizle beraber dünyada da ilgiyle takip edilen bu etkinliğin yeni dönemin müjdecisi olmasını temenni ediyorum."

"KÜLTÜRÜNDEN HABERSİZ BİR NESLİN HAYATA TUTUNMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ata sporlarının ihyasının, Türk toplumuna özgü değerlerin yeniden ayağa kaldırılması anlamına geldiğine işaret etti.

Spor alanında hırsın, bencilliğin, maddiyatın, haksız rekabetin arttığı bir dönemde gençlerin yeni bir spor ahlâkıyla ahlâklanmasını istediklerini dile getiren Erdoğan, "Evlatlarımızı okçuluğa, biniciliğe, atıcılığa yönlendirirken aynı zamanda onları kendi kültürel kodlarımızla da tanıştırıyoruz. Kökleriyle bağı kopmuş bir ağaç nasıl ayakta kalamazsa kültüründen habersiz bir neslin de hayata tutunması mümkün değildir." ifadesini kullandı.

Devlet olarak ana önceliklerinin kendini, tarihini, medeniyetini bilen, özgüveni yüksek, ahlâklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu hedefimizi gerçekleştirmede milli değerlerimizin taşıyıcısı olan ata sporlarımız bizim en büyük yardımcımızdır. Maziden atiye kurulan birer köprü olarak görmüş olduğumuz tüm ata sporlarımızı teşvik ediyor, önemli destekler veriyoruz. Okçular Vakfımız ve Dünya Etnospor Konfederasyonunun da gayretleriyle Türk okçuluğuna ilgi günden güne artıyor. Tarihimizi hakkıyla anlatan diziler, filmler ise ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtıyor. Bu dizilerin etkisiyle genç kuşaklar okçuluk, atlı binicilik, cirit gibi ata sporlarımızı öğrenmeye daha fazla merak sarıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer spor dallarında olduğu gibi, ata sporların da devletin gençlere sunduğu imkânların genişlediğini belirterek, şöyle devam etti: 

"Daha önce ferdi ya da hobi olarak yapılan adeta unutulmaya yüz tutan ata sporlarımızı son derece modern tesislere kavuşturduk. Ülkemizde düzenlediğimiz uluslararası organizasyonlarla hem başarılı sporcularımızın yetişmesine hem de bu spor dallarının dünya çapında tanınmasına katkı sağladık. İnşallah Türkiye'nin diğer alanlarla birlikte geleneksel spor dallarında da yeni bir şahlanışın eşiğinde olduğuna inanıyorum."