Analiz Haber: Abe'nin ziyaretinin Çin-Japonya ilişkileri açısından önemi

Analiz Haber: Abe'nin ziyaretinin Çin-Japonya ilişkileri açısından önemi

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, 25-27 Ekim günlerinde Çin'e resmi ziyarette bulunuyor. Bu ziyaret, Japonya başbakanının 7 yıl aradan sonra yaptığı ilk ziyaret olması açısından tüm çevrelerin dikkatini çekiyor.

Abe'nin başkent Beijing'e vardığı gün Çin'in ünlü hot-pot restoran zinciri Haidilao ve Japonya'nın Panasonic firması Tokyo'da yaptıkları ortak açıklamada, iki tarafın birlikte geliştirdiği akıllı restoranın 28 Ekim'de Beijing'de hizmete açılacağını duyurdu.

Haidilao ve Panasonic'in işbirliği, Çin ile Japonya ilişkilerinin olumlu gelişme eğiliminin küçük bir göstergesi. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Japonya liderinin önderliğinde ikili ilişkiler olağan gelişme rayına oturdu ve hatta yeni bir başlangıç noktasında bulunuyor. Bir sonraki adım iki tarafın somut işbirliğinin seviyesinin nasıl yükseltileceğini belirleyecek.

Çin ve Japonya'nın Abe'nin ziyareti için yaptığı düzenlemelere bakılacak olursa, iki ülkenin gelecekteki somut işbirliğinin üç kritik noktaya bağlı olduğu görülecektir.

Siyasi güven bilhassa Çin ve Japonya için önemli

Birincisi, karşılıklı siyasi güven temelinin sağlamlaştırılması. 25 Ekim günü öğleden sonra Çin ve Japonya başbakanları Barış ve Dostluk Anlaşması'nın 40. yılı nedeniyle düzenlenen resepsiyonda konuşma yaptılar. Şinzo Abe, konuşmasında, "Anlaşma yalnızca kısa ve öz 5 maddeden oluşuyor. Fakat Japonya ve Çin ilişkilerinin başlangıç noktası, bugün bile zihinlerimizde kazılı." ifadelerini kullandı.

Çin Başbakanı Li Keqiang ise Barış ve Dostluk Anlaşması'nın iki ülke arasındaki barışçı ilişkilerin hukuki temelini ve nesillerdir süregelen dostluk eğilimini oluşturduğunu belirtti. Başbakan Li, anlaşmanın "Çin-Japonya Ortak Bildirisi"nin ilkelerini teyit ettiğini, Japonya'nın işgal ve savaş döneminin sorumluluğunu üstlendiğini ve "Tek Çin" ilkesine bağlı kaldığını gösterdiğini vurguladı.

Ülkeler arası ilişkiler siyasi güven zemininde gelişebilir. Bu, tarihte savaşın getirdiği acıları tecrübe etmiş taraflar olarak Çin ve Japonya için daha da önemli. 26 Ekim günü öğleden sonra Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Japonya Başbakanı Abe ile görüşmesinde, iki tarafın daha derin bir stratejik iletişim kurarak iki ülke arasındaki çok katmanlı ve çok kanallı diyalog mekanizmasını iyi kullanmaları gerektiğine dikkat çekti. Xi, Beijing ve Tokyo'nun karşı tarafın kalkınma ve stratejik niyetlerini kavrayıp "işbirliği ortağı olup birbirine tehdit oluşturmama" şeklindeki siyasi mutabakatı tam anlamıyla yerine getirerek siyasi güveni artırmaları gerektiğini kaydetti.

Eskiden rekabet vardı, şimdi işbirliği zamanı

İkincisi, iki taraf arasında karşılıklı fayda ve ortak kazanca dayalı işbirliği alanlarının genişletilmesi. Bu yıl Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ni öne sürmesinin üzerinden geçen beşinci yıl. Başbakan Li Keqiang, Abe ile görüşmesinde yaptığı açıklamada, mayıs ayında gerçekleştirdiği Japonya ziyaretinde iki ülkenin üçüncü piyasada işbirliği yapmayı kararlaştırdığını bildirdi. Şinzo Abe de eskiden Japonya ve Çin'in altyapı tesisleri inşası ihaleleri olduğunda şiddetli bir rekabet içine girdiklerini hatırlattı. Mali rekabetin sonuçlarından iki ülkenin de yarar görmediğini söyleyen Abe, Japonya ve Çin'in önümüzdeki yıllarda işbirliği yapmaları gerektiğini kaydetti.

Birbirini tamamlayıcı avantajlara sahip olan Çin ve Japonya'nın üçüncü piyasada somut işbirliği kurması için de uygun zemin hazırlandı. Şinzo Abe'nin Çin ziyareti esnasında 1500'ü aşkın katılımcının hazır bulunduğu 1. Çin-Japonya Üçüncü Piyasada İşbirliği Forumu başkent Beijing'de düzenlendi. Japon basını, forumda kurulan ve sermayesi 1 milyar dolara ulaşan Çin-Japonya Sanayi Fonu'nu forumun önemli neticelerinden biri olarak niteledi. Adı geçen fonun iki ülkeye ve üçüncü taraf piyasasına imalat, telekomünikasyon, tıp ve iç tüketim gibi alanlarda kazanç sağlayacağı bildirildi.

Çin ve Japonya, üçüncü piyasada işbirliğinin yanı sıra, yeni işbirliği platformu da kurmaya çalışıyor. Abe Şinzo, ülkesinin dinamik Çin ekonomisinden oldukça faydalandığını söyledi. Verilere göre, Japonya'nın Çin'deki toplam yatırımları 3,3 milyar doları buldu. Japon işletmelerinin yurtdışında yer alan 70 binden fazla şubelerinin sadece 30 bini Çin'de bulunuyor. Öte yandan, kısa bir süre önce Beijing'de yapılan "Çin-Japonya Yaşlılara Hizmet Alanında İşbirliği Forumu" sırasında iki ülkenin işletmeleri 11 muhtıraya imza attılar.

Halklar yakınlaşmadan işbirliği düşünülemez

Üçüncüsü, iki ülkenin kültürel temaslarındaki sıcaklık farkının giderilmesi. İki ülkenin sıkı ekonomik bağının aksine kültürel iletişimin geliştirilmesi gerekiyor. Son günlerde yapılan Çin-Japonya ilişkileri konulu bir anketin sonuçlarına göre, ankete katılan Çinli vatandaşların yüzde 42,2'si Japonya hakkında "iyi" ya da "nispeten iyi" izlenime sahip durumda. Japon katılımcılar arasında Çin hakkında olumlu düşünceleri olanların oranı ise yüzde 13,1. Japon Mainichi Shimbun haber ajansı, söz konusu anketle ilgili değerlendirmesinde Çinlilerin Japonya'ya yönelik iyi duygularının 14 yılın en üst seviyesine çıktığını, ancak Japonya ve Çin halkları arasında büyük bir sıcaklık farkı görüldüğünü ifade etti.

İki ülkenin halkları arasındaki ilişkiler, Çin ve Japonya'nın somut işbirliği zeminini oluşturuyor. Onun için iki ülkenin vatandaşlarının özellikle de gençlerinin bu konuda çaba göstermeleri lazım. Buna paralel olarak iki ülke dün önümüzdeki yılın "Çin-Japonya Gençleri Arasında İletişimi Teşvik Yılı" olacağını, Olimpiyat Oyunları vesilesiyle iletişim ve temasların güçlendirileceğini açıkladı.

Özetle, gelecekte yukarıda bahsi geçen üç kritik noktaya odaklanılırsa, dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomileri olarak Çin ve Japonya, Asya'nın ve dünyanın kalkınma yolunda bir eksen ve büyüme dinamiğine ihtiyaç duyduğu günümüzde zaruri güçlere dönüşeceklerdir.