“AB çatırdamaya başlayan bir yapı”

“AB çatırdamaya başlayan bir yapı”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Fuat Oktay, Avrupa Birliği'ne (AB) ilişkin, "Ciddi anlamda çatırdamaya başlayan bir yapıdır." ifadesini kullandı.

Oktay'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Neredeyse 100 yıla yakın dönemde bir sistemin olgunlaşması… Hangi sistemi kurarsanız kurun mükemmel sistem yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi aşırı hantallıktan ve özellikle bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki şartları ve Covid'i düşünün, alınacak o kararları eski sistemde alacağımız düşünseydiniz şu an başka bir şey konuşuyor olurduk.

KARABAĞ KRİZİ

1992'den sonraki Azerbaycan ile bugünkü Azerbaycan'ı kıyaslayın. Aynı şekilde Ermenistan'ı da. Kendi ülkesinin şehirlerinin kalkınmasına odaklanan Azerbaycan. Diğer taraftan düşmanlıklara odaklanan içeride kalkınmaktan ziyade iç politikadaki sorunlarını Yunanistan gibi Türk düşmanlığı ve korkusuyla örtbas etmeye çalışan bir Ermenistan var. Daha olgunlaşan bir Azerbaycan var. Diğer tarafta geriye giden bir Ermenistan var. Karşı karşıya getirdiğimiz zaman kimin daha iyi olduğu net bir şekilde anlaşılır.  Bu zihniyette yetişen gençlerin bu zihniyette çalışan ordudan ortaya bir devlet çıkar mı? Savaş ortamında sivillerin üzerine roket fırlatacak kadar korkak, alçak, kalleşçe... Tam da Ermenistan'ın tutumunu yansıtır. Azerbaycan haklıdır, Ermenistan işgalcidir. 

Bugün Azerbaycan daha iyi durumdadır ve haklılığını göstermektedir. Fuzuli Cebrail'de 100'ün üzerindeki yerleşim yerlerini işgalcilerden kurtarmış vaziyette. Muhataplarımızla sürekli görüşüyoruz. Sahada durum iyi. Güneyde özellikle Ermenistan-Azerbaycan-İran sınırı boyunca 100'ün üzerinde yerleşim yeri kurtarıldı, ilerleme devam ediyor. Ateşkesin imzası kurumadan sivillere saldıran bir terör devleti var. İşin anlaşılmaz tarafı da bu zaten. Diğer tarafta askeri anlamda çok ciddi başarı elde ediliyor. Ermenistan ekonomisinin buna uzun süre dayanma şartı mümkün değil. Ermenistan'a dışarıdan kaynak geldiğini biliyoruz, görüyoruz. Terör örgütlerinin bölgede savaşçı olarak değerlendirmeye çalışıyorlar. Bu yeni bir olay da değil. Biz bir şey söylüyorsak mutlaka kanıtlarıyla söyleriz.

"MİNSK GRUBU ÇÖZÜM OLMASIN DİYE ÇALIŞIYOR"

MİNSK Grubu çözüm olmasın diye çalışıyor. MİNSK Gurubu için çözüm, çözümsüzlüğün kendisiydi. Ermenistan'ın istediği buydu. Süreç ne kadar uzarsa çözümsüzlükten kendi lehlerine bir durum çıkaracaklardı. 30 yıldır yerleşim yerleri kurdular. Rusya her iki ülke ile görüşürüm, eskiden kalma bir yakınlığımız da var bu sorunu çözeriz diye deneme yaptı ama olmadı. O denemede Türkiye'nin yer almaması eksikliktir. Aliyev'de bunu ifade etti. Türkiye'nin olmadığı masadan çözüm çıkmasının imkânı yok. Biz konuları birbirinden ayrıştırmayı başardık. Rusya ile sorunlarımız var ama birlikte çalışacağımız alanlar var. Rusya ile konuşuyoruz tüm kanallar açık. Farklı bir gelişme olursa Türkiye net tavrını ilan etmiştir.

DOĞU AKDENİZ'DEKİ DURUM

Lokasyona takılmamak lazım. Bizim kıta sahanlığımız var. Kendi bulunduğumuz alanda araştırmamızı yaparız, Karadeniz'de nasıl yapıyorsak burada da yaparız. Yaptığımız şey kimseden izin almaya ihtiyaç duymadığımız yerdeki çalışmalara dışarıdan bir müdahaleden bahsediyoruz. Biz istediğimiz yerde araştırma yapıyoruz. Kıta sahanlığımız pembe alan. Biz burada istediğimiz herhangi bir yerde araştırma yaparız. Biz çalışmalarımıza devam ederiz. Biz Libya ile yaptığımız anlaşma dâhil hemen Grit'in güneyinde olan bölgelerde buna dâhildir.

Marmara'dan çıktınız, Ege'de İzmir'de hiç fark etmez, herhangi bir ilinizde ticaret yapıyorsunuz askeri boyutu bırakın, üç tarafı deniz olan bir ülkede bu kadar uzun kıyılarının olduğu ülkeden açık denizlere hareket edemeyecek bir haritadan bahsediyorsunuz. Anakaraya hapis olmak, tam olarak bu. Kıbrıs'ın neden bu kadar önemli olduğunu anlıyor musunuz? Adacıkların kıta sahanlığı diye bir konu söz konusu olamaz. Değil Yunanistan kim olursa olsun, Türkiye denizindeki bir damla suyunu, gelecek nesillerin hakkını hiç kimseye vermez. Bu kadar nettir.

SOKAK KISITLAMALARI BAŞLAYACAK MI?

Şu anda sokak kısıtlamaları gündemde değil. Süreci çok şeffaf götürüyoruz, Cumhurbaşkanımız çok açık bir şekilde paylaşıyor. İl il hatta ilçe ilçe veriler toplanır ve detaylı analizler yapılır. Dolayısıyla gidişat ile alakalı almamız gereken tedbirler varsa alırız. Bizim yaklaşımımız olabildiğince normal şartlar altında götürüyor olmak. En tepenin olduğu dönemde biz birkaç hafta sonu belirli sınırlamalar dışında ileri gitmedik. Mayıs sonrası normalleşme planı çerçevesinde ilerledik. İlave tedbirler gerekirse düşünülebilir. Her bakanlık ve kabinede veriler gelir tekrar değerlendirilir ve o çerçevede tamamen veriye dayalı kararlar veriyoruz. Bölgesel yoğunluk yaşıyoruz. Tedbirlere uyulduğu zaman mutlak düşüşün yaşandığını görüyoruz.

"IŞIKLI" DARBE İMASI TARTIŞMASI

Bazı kavramlar vardır ki ne anlama geldiğini bırakın, o seviyedeki arkadaşları ilkokul çocukları bile bilir. Kabul edilebilecek ve tolerans gösterilecek değildir. Buradaki hassasiyet haklı bir hassasiyettir. Gerekli tepki verilmiştir. Pardon deyip geçilecek bir konu değildir. Şık bir tartışma değildir. Böyle bir sistemin Türkiye'deki anayasal rejimin hukuk devleti olmanın gereğinin garantisi olması gereken yerden bunun çıkması üzüntü verici. Sorumlusu sorumluluğunu taşımak zorunda. Talihsiz bir açıklama. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne baktığımız zaman 3 erkin olabildiğince birbirinden bağımsız bir yapısı olduğunu görürsünüz. 

"AB ÇATIRDAMAYA BAŞLAYAN BİR YAPI"

Avrupa Birliği (AB) dediğimiz yapı aslında ciddi anlamda çatırdamaya başlayan bir yapıdır. Brexit ile birlikte etkili aktörlerinden birini kaybetti. Ekonomik anlamda birliktelikle başlayan sonrasında siyasi birlikteliğe giden yapı birden bire değerler ve din anlayışı boyutunda doğru bir tabirse ırkçı ve ötekileştiren bir yapıya gitti. Birden bire tek sesliliğe büründü. Belirli değer yargılardan oluşturulmuş sistemin bu şekilde gittiği vakit ayakta kalma şansı yoktur. Futbol takımı tutar gibi bir sisteme gittiği zaman haklının yanında olma şansı yok. Belli bir süre sonra kendi içerisinde kargaşalar başlar."

Kaynak: CNN Türk