“28 milyarın üzerinde bir borcumuz var”

“28 milyarın üzerinde bir borcumuz var”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "28 milyarın üzerinde bir borcumuz var. Bu 28 milyarlık borcun tabii ki kısa vadeli planı olan borçlar da var, orta-uzun vadeli ödeme planı olan borçlar da var." açıklamasında bulundu.

Ekrem İmamoğlu, son yurt dışı ziyaretlerini, belediyecilik ve finansal gelişmeler ile bağlantılarını konuşmak ve değerlendirmek üzere Tunuslu Hayreddin Paşa Konağı'nda bir basın toplantısı düzenledi. İBB Başkanı konuşmasının ardından, İstanbul'da görev yapan yabancı ve ulusal basın temsilcilerinin sorularını yanıtladı.

"20 MİLYARIN ÜZERİNDE KAYNAK İHTİYACIMIZ VAR"

Bir gazetecinin kaynak ihtiyacının ne kadar olduğu sorusuna İmamoğlu, "Öncelikle kaynak ihtiyacını kamülatif olarak şöyle ifade edebilirim. 20 milyar liranın üzerinde bir kaynak ihtiyacı. Arkadaşlarımızın hesabına göre, bu bahsettiğimiz projelerin tümü ile ilgili. Bunun yaklaşık yanılmıyorsam 11-12 milyarı duran metro yapıları ile ilgili. Dolayısıyla 20 milyarın üzerinde bu duran yatırımların harekete geçirilmesi ile ilgili biz, kaynak boşluğu yaratarak süreç yönetimine karşıyız." yanıtını verdi.

"DURMUŞ OLAN METRO PROJELERİ HAREKETE GEÇECEK"

Durmuş olan metro hatlarının ikisinin harekete geçirildiğini ve bu konudaki çalışmaların sürdüğünü ifade eden İmamoğlu, "Öncelikle, şu anda durmuş olan 8 metro hattının ikisini harekete geçirmiş oluyoruz. Durmuş olan 8 metro hattı derken, takdir edersiniz ki bunların 8'i de ihalesi yapılmış hatlar. Dolayısıyla, yapımcı firmaları belli. Yeniden ihale yapma şansına sahip değiliz. Biz elbette bulduğumuz finansmanlar ile iyi denetlenen, iyi hizmet alınan bir süreci de hayata geçirerek, bu metro projelerinin, en hızlı şekilde bitmesine dönük bir süreci yönetmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

Bir gazetecinin İGDAŞ'ın satılması yönündeki sorusuna ise İmamoğlu, "Tahvil satışı, kurumlar için, kuruluşlar için bir finansman metodudur. İBB gibi itibarlı bir kurumun da böyle bir metodu olabilir. Biz de buna çalışıyoruz. Elbette ki ülkenin ekonomi politikalarına, genelgelerine, kanunlarına uygun hareket etmek zorundayız. Biz böyle bir süreci ortaya koyup hazırladıktan sonra izin almamız gereken Türkiye'nin kurumları var. Bu süreçlerin hepsini biliyoruz. Ülke lehine attığımız bir ekonomik adımın, bu ülkeyi yöneten, akıllı siyaset yapan ekonomi idarecileri tarafından da kabul göreceğine inanıyorum. Dolayısıyla benim merkezi hükümetten beklentim, böyle bir süreci olgunlaştırdığımızda destek olması yönünde. Yani İGDAŞ ile ilgili alınmış bir karar var. Doğru. Kamuya açılması ya da bir özelleştirmekten bahsetmiyoruz. Bir hisse payı şeklinde kamuya açık hale gelmesi ve buradan da bir finansman elde edilmesi düşünülebilir. Ben değerli buluyorum. Özellikle İstanbul halkı adına çok değerli buluyorum. Başka kurum ve kuruluşları, iştiraklerimizi de bu anlamda sürecin içine katabilmeyi isteriz. Bunu katmak için önemli ve değerli prensipleri, o iştiraklere yerleştirmek lazım. Başta denetim olmak üzere." diye cevap verdi.

"28 MİLYARIN ÜZERİNDE BORCUMUZ VAR"

Bir gazetecinin yabancı kuruluşlardan alınan kredi miktarlarını sorması üzerine ise İmamoğlu, şu yanıtı verdi:

"Krediler ile ilgili çok detay paylaşmak her iki kurum açısından da çok doğru değil. Ama şunu söyleyebiliriz, daha önceleri görüşülen bazı vadelerin daha üzerinde bir vade sağlanmış durumda. Daha düşük oranda faiz sağlanmış durumda ve de görüşülen rakamların üzerinde bir rakam sağlanmış durumda. Dolayısıyla artı değerler üretilerek bir sözleşme yapıldığını ifade edebilirim. İBB'nin aslında zor bir yılını geride bırakıyoruz. Çünkü çok önemli bir faiz ve borç ödeme yılıydı. Arkadaşlarım çok önemli tedbirler aldı. Detaylarını paylaşacağım sizinle 23 Aralık'ta. Tasarrufun bize kazandırdığı süreci paylaşacağız. Ve özellikle israfı engelleyerek, bütçeyi nasıl dengelemeye çalıştığımız anlatacağız. 28 milyarın üzerinde bir borcumuz var şu anda. Bu 28 milyarlık borcun tabii ki kısa vadeli planı olan borçlar da var, orta-uzun vadeli ödeme planı olan borçlar da var."

Paris, Kopenhag, Strasburg, Berlin ve Londra'ya yaptığı ziyaretleri değerlendiren İmamoğlu, temaslarında muhataplarının kendisiyle ilgili merak ettikleri iki konunun bulunduğunu kaydetti.

Ekrem İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Birincisi 'Ekrem İmamoğlu'nun merkezi hükümetle ilişkileri nasıl ve önünüze engel çıkarıyorlar mı?' sorusu. Diğeri de 'Türkiye-Avrupa ilişkileri nereye gidiyor? Türkiye Avrupa'dan uzaklaşıyor mu?' diye duydukları endişeyi ve bu soruyu dile getirdiler. Yaptığım her konuşmada Avrupa'nın Türkiye'nin bir parçası, Türkiye'nin de Avrupa'nın bir parçası olduğunu dile getirdim. Eğer ortada bir sorun varsa taraflar önce 'bu sorunun doğmasına ben nasıl katkı yaptım?' diye kendisine sormalı diye ifade ettim. Bugün Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında sorunlu bir dönem yaşıyorsak bunda her iki tarafın da bir payı olduğu bir gerçek. Oradaki her toplantıda Suriye ve sığınmacılar konusu gündeme geldi. Etkin olması gereken Avrupa'nın Türkiye'yi bu konuda yalnız bıraktığını dile getirdim. Merkezi hükümetle ilişkilerin normalleşeceğine inandığımı ve normalleşmesi gerektiğini özellikle dile getirdim."

KAYYUM ATAMALARI

İmamoğlu, "Kayyum atamalarına karşı çıkmıştınız. Karşı çıkmaya devam ediyor musunuz? CHP'ye oy veren Kürt seçmenler hayal kırıklığından bahsediyorlar. Bunun için bir mesajınız var mı?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Kayyum konusundaki fikrimiz net, kayyuma karşıyım. Bunu her yerde söylemeye devam ediyorum. Hukuk sistemi içerisinde ve İBB Başkanı olarak bunu her gün dile getirebilecek biri değilim. Bu siyasi bir mesele ve bunu Ankara'da dile getirmesi gereken insanlar var. Getiriyorlardır, getireceklerdir. Bu şekilde kayyum Türkiye'nin demokrasisine zarar verir. Beni takip eden hiçbir Kürt vatandaşımla hiçbir sorunum yoktur. Ben onların meseleleriyle ilgilenmeye devam ediyorum."

Kaynak: Sputnik Türkiye