MÜSİAD Vizyoner 19 başladı

MÜSİAD Vizyoner 19 başladı

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan "Dijital dönüşüm hız algılarımızı değiştirdi. Ama şunu unutmamak lazım; Geçmişi iyi okumalıyız. Çünkü gelecek aslında geçmişin bir envanteridir." dedi.

Müstakil Sanayici ve İş İnsanları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, dijital dönüşümde geçmişi iyi okumaları gerektiğini belirterek, "Bizi bekleyen yeni dünyadaki tehditleri, tekrarları, blokları ve olasılıkları iyi okumalıyız. Bu kez bambaşka bir dünya bizi bekliyor." dedi.

Anadolu Ajansı'nın (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu MÜSİAD tarafından iki yılda bir düzenlenen ve bu yıl "Dijital Gelecek" temasıyla gerçekleştirilen Vizyoner Zirvesi başladı.

Açılışta konuşan Kaan, "dijital gelecek" teması sayesinde çok farklı katmanları ve yönleri ile dönüşümü masaya yatırdıklarını kaydederek, davetli ve katılımcıların çok yönlülüğünün bunu açıkça ispatladığını söyledi.

Kaan, siyasetten diplomasiye; bilgiye erişimden onun güvenliği ve işlenmesine; ticaretin yeni kurallarından ticaretin yeni hatlarına; yeni piyasa koşullarından piyasaların yeni oyun kurucularına; milli gücü oluşturan yeni kavramlardan milli gücün yeni jeopolitik alanlarına kadar her sahada dönüşümü masaya yatırdıklarını anlattı.

Ancak burada ana ekseni dijital gelişim olarak belirlediklerini dile getiren Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü yeni dünya düzeni diye tekrarladığımız sistem aslında; yeni kurallar, yeni oyuncular, yeni piyasalar ve yeni modeller silsilesini 'dijitalleşme' sistematiği üzerinden yeniden kurgulamaktır. Karşımızda eski ve yaşlı bir dünya var, oysa bizler şimdi, bu eski dünyanın yeni adetlerine uyumlu yepyeni algoritmalar kurmak zorunda olduğumuzun farkındayız. Ama belirttiğim gibi bu algoritmalar hayatın her alanı için geçerli olacaktır."

"BUGÜNE DAMGASINI VURAN KAVRAMLAR YAPAY ZEK VE AKILLI SİSTEMLER"

Abdurrahman Kaan, milenyumdan önce bu çağda bilgisayarların çökeceğine ve sistemin yerle yeksan olacağına dair söylentilerin yayıldığını anımsatarak bilgisayarların çökmediği gibi akıllı teknolojilerin insanları yerine karar alma süreçlerini yönetebilir hale geldiğini söyledi.

Kaan, "Akıllı evler, akıllı telefonlar, akıllı şehirler, akıllı firmalar, akıllı yazılımlar. Yani dediğinizi yapan; sadece kodu uygulayan değil; kendi kendine karar alabilen, algoritmalarını sizin verdiğiniz komutlar dışında da yeniden biçimlendirebilen; kısacası kendine yetebilen sistemler başladı." diye konuştu.

Bugünün dünyasına damgasını vuran kavramların "yapay zekâ ve akıllı sistemler" olduğunu dile getiren Kaan, yepyeni bir "büyük sınır çizgisi" ile karşı karşıya olduklarını anlattı.

Kaan, dijital dönüşümün, sosyo-politik ve ekonomik parametreler ve paradigmaların değişimini yönettiğini ve hızlandırdığını kaydederek, "Ancak bazı hususlarda geri dönüşümü imkansız hasarlara da yol açabiliyor. Çünkü insanı ve insanlığın devamını konuşamaz hale getiriyor. Bir Türk yazarın dediği gibi: İnsanlık kollarımızda can veriyor." ifadelerini kullandı.

Hâlihazırda dünyada yaşanan kutuplaşmaya, güç dengelerindeki, iklimdeki, parasal sistemlerdeki değişimlere değinen Kaan, küresel anlamda gündemde olan enerji hatlarından, yeşil kuşaktan, üretim-ticaret hinterlandlarından, sınır güvenliklerinden, göçlerden bahsetti.