İnsanlar her 2 kilometrede bir “dijital iz” bırakıyor

İnsanlar her 2 kilometrede bir “dijital iz” bırakıyor

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Araştırmacısı Zafer Acar, dünya genelinde akıllı telefon, bilgisayar ve internet kullanımının yüksek seviyelere ulaştığını belirterek insanların her 2 kilometrede bir dijital iz bıraktığını söyledi.

Söyleşide "büyük veri" ve "yapay zekâ" konularında bilgiler veren Acar, internette her saniye milyonlarca fotoğraf, video ve yazının paylaşılarak milyonlarca dolarlık alışveriş yapıldığını ifade etti. 

Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştığını ve kullanım alanlarının arttığını anlatan Acar, şunları kaydetti: 

"Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla yüksek düzeyde veri paylaşımı yapılmaya başlandı. Hâl böyle olunca çok yüksek veri ortaya çıkıyor. Bu verileri zamanında analiz ederek bir sonuca ulaşılması için bir bilgisayar yetmiyor. Böyle olunca normal programlama dilleri çöküyor. Önceden bilgisayar programcılığı çok yaygındı. Veri tabanında veri duruyor ve program yazılıyordu ardından bir sonuç çıkıyordu. 

Ancak yapay zekâya geçtiğimizde ise veri var, biz birkaç tane sonuç veriyoruz ve programı yapay zekâ hazırlıyor. Böyle olunca bilgisayar programıyla aylar yıllar sürecek projeler birkaç milisaniyede bitebiliyor. Burada çok büyük bir değişim ve gelişmeden bahsediyoruz. İnsanlığın hayatını değiştirebilecek bir devrim niteliğinde bir gelişme. Böyle olunca işlerimiz hızlanıyor, şirketlerini masrafları ve israfları azalıyor." 

Acar, yapay zekânın insan hayatını kolaylaştırdığını ve pek çok sektörde etkin olarak kullanıldığını dile getirdi. 

Gelecek 30-40 yılın en önemli teknolojisinin yapay zekâ olacağını vurgulayan Acar, söz konusu teknolojiyi kullananlar ve kullanmayanlar arasında büyük farklar oluşacağını belirtti. 

"SÜREKLİ BİR DİJİTAL İZ BIRAKIYORUZ"

İnsanların yapay zekâ uygulamaları ve teknolojik aletleri kullanarak sürekli dijital iz bıraktığına dikkati çeken Acar, şöyle devam etti: 

"Artık her 2 kilometrede bir dijital iz bırakıyoruz. Ya cep telefonumuz iz bırakıyor, ya petrol istasyonlarının kameralarına takılıyoruz ya MOBESE kameralarına takılıyoruz ya da kendimiz bilerek ve isteyerek sosyal medyada sürekli paylaşımlar yapıyoruz. Orada konum bilgilerimiz ve nerede olduğumuz yazılıyor, kaydediliyor. 

Bunun yanında fotoğraflarımızın arka planlarındaki her şey tüm nesneler tanınıyor ve bunların ne olduğu veri tabanlarına kaydediliyor. Yani sürekli bir dijital iz bırakıyoruz."