Bilişimciler, sosyal medya hesaplarının “dijital miras” kabul edilmesini istiyor

Bilişimciler, sosyal medya hesaplarının “dijital miras” kabul edilmesini istiyor

Trafik kazasında kaybettiği eşinin bulut bilgi işlem sağlayıcısı hesabı için dava açan kişinin talebinin istinaf mahkemesince yerinde bulunması, "dijital miras" ile "mülkiyet" kavramlarını yeniden gündeme getirdi. 

Uzmanlar, gelişen teknoloji ve sosyal platformlar dikkate alındığında, dünyada taşınır ve taşınmaz mülkiyet anlayışının dışında tutulan dijital mülkiyetin de hukuka eklenmesi gerektiğini belirtiyor. 

Dünyada gittikçe yaygınlaşan "YouTuber" veya sosyal medya fenomenlerinin hayatını kaybetmesi halinde bırakacağı dijital mirasın da korunması gerektiği uzmanlarca ifade ediliyor. 

Bilişim hukuku alanında çalışmalar yapan Avukat Rıdvan Yıldız, yaptığı açıklamada, sosyal medyadaki popüler uygulamalarda takipçi sayıları, etkileşim ve izleyici yönlerinden bir maddi değer oluşturduğunu söyledi. 

Yıldız, bazı kullanıcıların ciddi bedellerle kullanıcı hesaplarını devrettiğini, bu açıdan bir piyasanın oluştuğunu belirterek, "Bu noktaya geldiğimizde sosyal medya hesaplarının mülkiyet olarak kabul edilip edilemeyeceğini de değerlendirmek gerekiyor. Facebook'un kullanım koşullarını incelediğimizde 'Hesabınızı silmeniz veya hesabınızın kapatılması hallerinde bu koşullar, aramızda bir sözleşme teşkil etmeyecek olup feshedilmiş sayılacak ancak aşağıdaki hükümler yürürlükte kalmaya devam edecektir.' maddesini görüyoruz." ifadelerini kullandı. 

Twitter ve Instagram'da da buna benzer kuralların olduğuna dikkati çeken Yıldız, sosyal medya şirketlerinin hiçbir sebep göstermeden paylaşılan içeriği reddetme veya hesabı silme haklarını elinde bulundurduğunu, hesabın sahibine kararla ilgili bildirim yapmak zorunluluğunun olmadığını bildirdi. 

Yıldız, gelişen teknoloji ile sosyal medya hesapları ve paylaşımlarının mülkiyet sorununun gündeme geldiğini, kullanıcıların onayladıkları ve genellikle okumadıkları sözleşmelerde tüm hakların devrinin platformlara yapıldığını kaydetti. 

"PLATFORMLAR DİJİTAL OLİGARŞİYE DÖNÜŞÜYOR"

Her geçen gün önemli bir değer olan, ciddi paralar kazanılan mecraların belirgin hukukunun olmamasının asla düşünülemeyeceğini dile getiren Avukat Rıdvan Yıldız, şöyle devam etti: 

"Gelişen teknoloji, sosyal platformlar düşünüldüğünde şu an taşınır ve taşınmaz olarak ayrılmış mülkiyet anlayışına üçüncü bir mülkiyet türünün ilave edilmesi ve hukuk kapsamına alınması değerlendirilmelidir. Bu üçüncü tür ise 'dijital mülkiyet' olarak tanımlanmalıdır. Dijital mülkiyetin taşınır veya taşınmaz mülkiyetinin alt başlığı olamayacağı açık. Milyonlarca insan sosyal medya platformlarında, bloglarda içerik oluşturuyor. Youtube, Facebook ve diğer platformların bazıları kendi belirledikleri kurallar çerçevesinde kullanıcılara ödeme yapıyor. Ancak bu ödemelerin ne kadar adil olduğu tartışmaya açık. Bugün dijital mülkiyet veya dijital ekonomi konularını ele almaya başlamamız gerekiyor. Her geçen gün bu platformların dijital oligarşiye dönüştüğü, az kişiye iş olanağı sağlamalarına rağmen büyük gelirler sağladığı görülüyor. Gelir dağılımındaki adaletsizliği arttıran platformlara karşı dijital emeği gözeten, gelir paylaşımı hedefleyen platformları gündemimize şimdiden almamız gerekiyor." 

Bu nedenle dijital mülkiyetin mirası konusunun gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, Facebook'un vefat durumunda hesaba varis atama uygulamasının bulunduğunu bildirdi. 

Avukat Rıdvan Yıldız, "Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" kapsamındaki hakların miras yoluyla geçebildiğini hatırlatarak, "Özellikle sosyal medya hesaplarının kullanılması ve telif hakları konuları kullanıcıların vefatı durumunda önem arz edecek. Örneğin Youtuberların vefatları halinde oluşturdukları içerikler izlenmeye devam ettikçe kazanç getirmeye devam edecek. Peki, bu durumda bu kazançlar mirasçılara nasıl geçecek, mirasçılar buradan nasıl hak talep edebilecekler? Bunların çok net olarak belirlenmesi gerekir." diye konuştu. 

Bu tür hesapların marka değerinin olduğunu ifade eden Yıldız, ancak sosyal medya sözleşmelerinde tüm hakların platformlara geçecek şekilde tanzim edildiğini belirtti. 

Yıldız, sosyal medya hesaplarının gerekçesiz bir şekilde kapatıldığında itiraz edilebildiğini kaydederek, "Ancak Amerika Birleşik Devletleri (ABD) seçim sürecinde de gördüğümüz gibi ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter hesabının kapatılma ihtimali bile konuşulmuştu. Bu derece etkili bir hak sahibi olan platformlardan bahsediyoruz. Bizim acilen kullanıcı haklarını güçlendirmemiz gerekiyor." dedi. 

BİR YOUTUBER ÖLÜRSE DİJİTAL MİRASINA NE OLACAK?

Kendisini "YouTuber", "influencer" ya da "sosyal medya fenomeni" olarak ifade eden birinin hayatını kaybetmesi halinde mirasçısının gelirini tespit edebileceği bir yöntemin olmadığını dile getiren Yıldız, sosyal medya platformlarının "ölü hesap" gerekçesiyle milyonlarca takipçili sayfaları hemen kapatabileceğini belirtti. 

Avukat Rıdvan Yıldız, bu noktada mirasçının izleyeceği yöntemlerin çok belirsiz olduğunu kaydederek, "Vefat eden bir YouTuber veya fenomenlerin hesabının kim tarafından kullanıldığı noter veya diğer resmi kanallardan tespit ettirilebilir ancak platformlar bazı gerekçelerle bunu yine kapatabilirler. İtiraz ettiğinizde de kabul edilmeyebilir." değerlendirmesini yaptı. 

Sosyal medya platformlarının kararlarının sorgulanamaz olmasının onlara çok büyük güç sağladığını, bu nedenle dijital hakların mirasçılarına geçişinin çok kolay olmayacağını anlatan Yıldız, bu konuda yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.