Haber: Samet Demir

Güney Kore (Kore Cumhuriyeti) Merkez Bankası, üç yılın ardından faizde 25 baz puan artışa gitti ve politika faizini 0,50’den 0,75’e yükseltti.

Küresel piyasa aktörleri, son dönemde küresel ve bölgesel olarak artan enflasyonist baskının sonrasında Güney Kore Merkez Bankası’nın faiz artışına başlamasını bekliyordu.

Güney Kore, yıl başında düşürmeye başladığı faizleri yüzde 2,5’in üzerine çıkan enflasyon ve Fed kararları nedeniyle yeniden yükseltmeye başladı.

ABD’DEKİ İSTİKARARSIZ PARA POLİTİKASI DÜNYAYI ETKİLİYOR

Sene başında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin de değişmesiyle başlayan yüksek miktarlı yardımlar piyasadaki dolar arzının artmasına ve Fed’nin piyasalara daha fazla dolar aktarmasına neden olmuştu. Hem ABD’de hem de küresel anlamda enflasyonist bir hareket başlatan Covid-19’un baskıladığı talebin serbest kalması, yapılan mali yardımlarla birleşince özellikle gelişmekte olan ülkelerde tehlikeli sayılabilecek bir enflasyonist harekete neden oldu.

Özellikle ABD’nin Merkez Bankası (Fed) tarafından alınan varlık alımlarını azaltmaya yönelik karar, gelişmekte olan ülkelerdeki döviz varlığını sıkıntıya sokarken, ülkelerin ithalatta kullandıkları döviz fiyatlamasında istikrarsızlıklara yol açıyor.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülke statüsündeki Güney Afrika, Arjantin, Brezilya, Kolombiya gibi ülkelerin kredi risk primi (CDS) bu ülkelerin yabancı yatırımcılar tarafından daha az tercih edilmesine neden oluyor. Söz konusu ülke para birimlerinin hâlihazırdaki kayıplarının Fed kararlarıyla birlikte daha da artmasından endişe ediliyor.

Gelişmekte olan ülkelerden 21’inin kredi risk primleri.

Gelişmekte olan ülke statüsündeki 21 ülkenin CDS sıralamasına bakıldığında liste başı Güney Kore, Çekya, Tayland, Malezya gibi ülkelerdeki sıkı mali duruşun, Fed’nin varlık alımlarını azaltması ve 2022 yılı içinde faiz artışına gitmesiyle daha da sıkılaşabilir beklentisini oluşturdu. Bu nedenle Güney Kore’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerden çıkacak döviz miktarının bu ülkelerde parasal sıkılaşmaya gitme konusunda daha erken karar almalarını gerektiğini düşündürüyor.

Güney Kore enflasyonu 2020 yılı başındaki Covid-19 salgını döneminde dengeli bir seyir izlese de salgının yaz ayına gelmesi sonrası artan küresel enflasyonla birlikte yükseldiği göze çarpıyor.

Güney Kore ayrıca geçen haftalarda Türkiye ile swap anlaşması sağlayarak iki ülke arasındaki alışverişte dolar bazlı ticaretin azaltılması konusunda olumlu sinyaller de vermişti. Bu girişimlerin ilerleyen haftalarda başka ülkelerle de yaşanmasının, dış ticarette gereken döviz miktarını sınırlamada kullanılabileceği, gelişmekte olan ülkeler arasında benzer swap anlaşmalarının yaşanabileceği öngörülüyor.