Global Times / Wu Shicun

Güney Çin Denizi’ndeki jeopolitik durum geçen on yılda artan oranda karmaşıklaştı. Bu denizcilik hakları, deniz kaynakları, seyrüsefer kontrolü hakkındaki anlaşmazlıklar ve diğer sorunları içeriyor. En önemli faktör, Washington’ın müdahalesi nedeniyle derinleşen büyük güçler arasındaki rekabet.

İngiltere, Japonya, Avustralya, Hindistan ve Fransa dâhil giderek daha fazla uzak ülke soruna müdahale etti. Onların karışması Güney Çin Denizi’ni küresel denizcilik siyasi güç mücadelesinin yeni turunda sıcak bir bölge haline getirdi. Belirli ülkelerin tek taraflı önlemleri nedeniyle Güney Çin Denizi ile ilgili anlaşmazlıklar aynı zamanda uluslararası hale geldi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile diğer Batılı ülkeler denizlerde egemenlik ve orman kanunu peşindeler. Belirli hak sahipleri dar ve özel bir ulusal çıkarlar görüşüne sahip. Güney Çin Denizi’ndeki uzun dönemli kargaşanın temel nedeni bu. Ortak bir geleceğe sahip olan denizcilik topluluğu Güney Çin Denizi’ndeki hak sahibi ülkeler ile bazı uzak ülkeleri bencilliği ve kendi çıkarlarını herkesin çıkarlarının üstüne koyma eğilimlerini bırakmaya yönlendirmeye çaba gösteriyor. Bu, Güney Çin Denizi’nde zamanla, diyalog ve danışmaların ana araçlar olduğu bir kural temelli bir denizcilik iş birliği ve güvenlik inşa etmek için yapılıyor.

GÜNEY ÇİN DENİZİ’NDE İŞ BİRLİĞİ YÜKSELİYOR

Ortak bir geleceğe sahip denizcilik topluluğu ortak, kapsamlı, iş birlikçi ve sürdürülebilir bir güvenliğe sahip yeni bir denizcilik güvenliği vizyonunu savunuyor. Bu Güney Çin Denizi’nde egemenlik peşinde olan ABD’ye yanıt vermenin etkili bir yolu. Her şeyden önce, Washington özellikle ABD’nin müttefiki olmayan diğer ülkelerin güvenlik çıkarları pahasına askeri ittifaklarını güçlendiriyor ve etki alanları kuruyor. Bu aynı zamanda Güney Çin Denizi ikileminden kurtulmanın da en iyi yolu.

Güney Çin Denizi’nde iş birliği yükseliyor ama aynı zamanda zorluklarla da karşı karşıya. İkili, geleneksel iş birliği çok taraflı, geleneksel olmayan iş birliğinden daha fazla ve birçok girişim uygulanmıyor. Bir yandan hak sahipleri aktif olarak anlaşmazlıkları ve kriz yönetimini sürdürüyor. Örneğin, Çin ve Filipinler 2017’de Güney Çin Denizi ile ilgili bir ikili bir danışma mekanizması kurdu. Güney Çin Denizi’ndeki Davranış Kuralları (COC) ile ilgili danışmalar ve Güney Çin Denizi’ndeki Tarafların Davranışları üzerine Deklarasyon ile Çin ve ASEAN aktif olarak burada istikrarı korudu ve bölgede güvenlik iş birliğini artırdı.

Öte yandan, deklarasyon 2002’de tamamlandığı için, Çin ve ASEAN’ın denizcilik iş birliği konusundaki ikili ve çok taraflı müzakereleri genel olarak sorunsuz değildi. Hak sahiplerinin deniz çevresinin korunması, balıkçılık kaynaklarının korunması ve su yollarının güvenliğinin korunmasında geniş bir ortak çıkar temeli var. Ama bazı ülkeler Çin’le orta yolda buluşma konusunda siyasi iradeye sahip değil. Kendi iç politikalarını düşünerek ve uzak ülkelerin müdahalesi nedeniyle Güney Çin Denizi’ndeki iş birliğini hak sahipleri arasındaki uzlaşmaya rağmen uygulamak zor olabilir.

SONUCA YÖNELİK BÖLGESEL DENİZCİLİK YÖNETİŞİM MEKANİZMASI KURMAK

Güney Çin Denizi’nde ortak geleceğe sahip bir denizcilik topluluğunu uygulama konusunda bir atılım yapmanın üç yolu var.

İlk olarak, Güney Çin Denizi’nde küresel denizcilik iş birliği ve yönetişiminin geleceğini yönlendirebilecek bir denizcilik düzeni kurmak. Çin ve ASEAN üyesi ülkeler COC müzakerelerini ilerletmek için birlikte çalışmalı ve bu fırsatı Güney Çin Denizi’nde yeni kural temelli bir düzen kurmak için kullanmalıdır.

İkincisi, Güney Çin Denizi’nde sonuca yönelik bir bölgesel denizcilik yönetişim mekanizması kurmak. Çin ile ASEAN bölgesel çok taraflılık ilkesini izlemeli ve bölgesel bir iş birliği sistemi kurmaya çalışmalıdır. Bunlar anlaşmazlık alanlarının yanı sıra çevre koruma, bilimsel araştırma ve su yollarının güvenliğini içeriyor.

Üçüncüsü, Güney Çin Denizi’nde deniz kaynaklarının sürdürülebilir gelişmesi ve kullanımına odaklanmak. Kıyı ülkeleri Güney Çin Denizi’ndeki balıkçılık kaynaklarının özel bir ölçümünü yapabilir, bölgesel paylaşım, kaynakların korunması ve araştırma için bir veri tabanı kurabilir ve yasa dışı, bildirilmemiş ve kuralsız balıkçılığa karşı bilgi paylaşımı ve güvenlik standartlarının tekleştirilmesine dayalı olarak mücadele edebilir. Bu arada yeni teknolojik devrime dayalı endüstriyel düzey yükseltmeyi destekleyerek balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilir geliştirilmesi uzun dönemli bir mekanizma kurulabilir.

Güney Çin Denizi sorununun uzun bir tarihi var. Hassas ve karmaşık bir sorun. Benzeri görülmemiş ölçüde çok sayıda ülke, ada ve resifi ilgilendiriyor. Durum bu iken, Çin ve ASEAN ülkelerinin Güney Çin Denizi’ni bir ortak bir geleceğe sahip denizcilik topluluğunu kurmanın “test alanı” olarak görmesi gerekir. Bu şekilde, Güney Çin Denizi’ni gerçekten bölgesel ülkeler için ortak bir refah yönünde ortak bir ana vatanına dönüştürebilir ve insanlığın okyanusları barışçı şekilde kullanmasına ve yeni bir denizcilik düzeni kurmasına katkıda bulunabiliriz.