CGTN / Bobby Naderi

Moody’s Yatırımcılar Servisi’nin yakın zamanda yayınladığı bir rapora göre, eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik gümrük vergileri –büyük oranda yürürlükte olan- yükünün maliyetinin büyük bölümü Amerikan şirketleri ile tüketicileri tarafından karşılandı ve karşılanmaya devam ediyor. 

Raporda, ABD’li ithalatçıların Çin mallarına uygulanan yüzde 20’lik gümrük vergileriyle ilgili maliyetlerin yüzde 90’dan fazlasını karşılamayı sürdürdüğü belirtildi. Ayrıca, ithalatçılar için yüksek maliyetler Amerikalı tüketicilere yansıtıldı. Moody’s,  bu kendi kendine zarar veren gümrük vergileri yürürlükte kalırsa, “ABD’li perakendecilerin üzerindeki baskının muhtemelen artacağını, bunun da tüketici fiyatlarına daha fazla yansımasına yol açacağı” uyarısında bulundu.

Belki de eski Trump yönetiminden mevcut ABD Başkanı Joe Biden yönetimine uzanan bu büyük siyasi başarısızlığın merkezinde, gümrük vergilerinin adaletsiz ve gereksiz yapısı ile Amerikan çiftçileri ve tarım ihracatçılarını koruma sorumluluğu söz konusu olduğunda bile Washington’ın kendi iç yasalarına karşı hesap verme zorunluluğunu uygulama sorunu var.

Belki de bu, Çin’in satın aldığı ABD mallarının çoğunun diğer ülkelerden tedarik edilebilen tarımsal ürünler olması gerçeği yüzünden de olabilir. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu kusursuz biçimde Çin’in yıllardır yaptığı şey. Ayrıca şimdiye kadar Biden, ticaret yetkililerinin gümrük vergilerinin kalıcı olabileceğini önermeye devam ettikleri için bu vergileri kaldırmayı reddetti. ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo, etkisiz ve yanlış olmasına rağmen gümrük vergilerinden övgüyle söz etti.

Aslında, gümrük vergileri politikası Amerikalı çiftçiler ve ihracatçılarına herhangi bir katkı sunmuyor. Hiçbir anlam ifade etmeyen ve bir gerekçesi olmayan ve hatta hedeflenen ülkeyi etkilemeyen bu politika maliyetlerin doğrudan tüketici fiyatlarına olan büyük yansıma sorununu çözemiyor. Beijing’deki siyasi sınıfların uyardığı gibi çok uzun süren politika, mümkün olan herhangi bir araçla çözmek bir yana dış ticaret ve açık sorununa çare olamaz. Bu politika, Washington yönetiminin Çin karşıtı politikasını “haklı göstermek” ve Asya-Pasifik bölgesi ve ötesinde sömürgeci planlarını “korumak” için dikkatlice hazırlandı.

Moody’s’in yeni raporunun gösterdiği gibi, ABD yönetimi, kendi çıkarları ve amaçlarına hizmet etmediği zaman bile iç hukuku beğenmiyor ve ticaret ve gümrük vergileri savaşını destekliyor; yerel çiftçileri ve tarım sektörünü çökmekten korumak, kırsal kesimlerde iş gücünü korumak ve daha fazla iş alanına yol açabilecek yerel sektörleri teşvik etmek, Amerikalı ve Çinli ithalatçılar ile ihracatçılar arasında adil oyunu cesaretlendirmek ve yerel sektörleri Çin piyasasındaki payını büyütmeye teşvik etmek için farklı gündemlerde başarı sağlamaya çalışıyor.

ABD’NİN BAŞARISIZLIĞI TRUMP’TAN BIDEN’A UZANIYOR

Bu mutlak başarısızlığın Washington’da niçin herhangi bir şeyin üstesinden gelemeyeceğini anlamak için gümrük vergilerinin ne yaptığına bakmamız gerekiyor. Onlar Çin’den ithal edilen mal ve hizmetler üzerinden alınan vergiyi artırırken, malların fiyatlarını da yükselttiler. Böylece Çinli imalatçıları ABD’ye mal ihraç etmekten vazgeçirerek, özellikle telekomünikasyon alanında olmak üzere belirli mal ve hizmetlerde kıtlığa yol açtılar. 

Gümrük vergilerinin uygulanması aynı zamanda dünyanın iki büyük ekonomisi arasında daha fazla ticaret yapılması hevesini kırdı ve bu yüzden, küresel salgın ile iklim değişikliği gibi diğer alanlarda iki ülkenin iş birliği ve güvenini engelledi. Daha da kötüsü, bu zor zamanlarda Çinli yatırımcıları ABD’de yatırım yapmaktan vazgeçirdiler. Bunun ABD ekonomisi üzerinde olumsuz etkisi oldu ve hatta Çin-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin finansal ve ekonomik kazanımlarını boşa çıkararak Batı Avrupa ile ilişkilerini etkiledi. 

Mantık, önemli politika reformlarının Çin ile ABD arasındaki ticaret ilişkilerinin devam etmesine doğru çalışılmasını gerektirir, ancak onlar Biden yönetimi gümrük vergilerinde ve Çin karşıtı politikalarından vazgeçmeye hazırsa, diplomatik ilişkiye girerse ve Çin ile ABD’de bölünmüş ticaret topluluklarının her iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmek için tasarlanmış bütünleşmiş bir ticaret sistemi haline gelmesine izin verilmesi durumunda işleyebilir. Ticaret Bakanı, gümrük vergilerini olumlu buluyor ve onları “etkili” olarak tanımlıyor.

Amerikalı çiftçiler, ihracatçılar ve tüketiciler, Çin ile ticaret ve gümrük vergileri savaşı değil, diplomasi ve iş birliği istiyor. En büyük hata, Raimondo’nun pervasız iddialarını hafife almak ve daha kötüsü, bunları ikili ticarete tehditten ziyade takdir edilmesi gereken siyasi bir oyun gibi görmektir. Bu tür iddialar kuru gürültü ve blöf yapmak bile olsa, sonuçları aynı olabilecektir. Şahin kumru oyunu genellikle felaketle sonuçlanır. 

Bu durum kutlanacak bir şey değildir. Göz ardı edilen bir tarafa odaklanırsak, mevcut politikanın sömürülmesi ve Washington’da hiç kimsenin radikal yeniden düşünme konusunda konuşmaması gerçeği için bazı kurumsal veya devlet sorumluluğu unsuru olmalıdır. Ayrıca Beijing yönetiminin de desteklediği ABD gümrük vergilerinin kaldırılmasının faydaları çok fazla ve somuttur. Gereksiz sürtüşmenin çözümü, iki büyük ekonomi arasındaki diğer sorunların çözümü için de bir rol model olarak hizmet edebilir.