China Daily / Dan Steinbock

Geçen yıl yeni koronavirüs salgınının etkisi yüzünden 2020 yılının ilk çeyreğinde Çin ekonomisi yüzde 6,8 oranında daralmıştı. Batıda bu durum geniş ölçüde “Çin’in büyüme hikâyesinin sonu” olarak görülmüştü.

Ancak bu yaygın algının aksine Şubat 2020 başında Çin’de yeni Covid-19 bulaşmasında nispi azalma ve ikinci çeyrekte ülkenin ekonomik toparlanmasının başladığını tahmin ettim. Gerçekten 2020 yılının son çeyreğinde yüzde 6,5 oranındaki ekonomik büyümeyi takiben, Çin ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde geçen yıl aynı çeyrekle karşılaştırıldığında yüzde 18,3 oranında rekor bir büyüme kaydetti.

Ekonomik performansın yıllık olarak düşük baz etkisinden yararlandığı doğru, ancak yine de normalleşme için güçlü bir ivmeyi yansıtıyor.

İMALATTAN HİZMETLERE GENİŞ BİR İVME

Stratejik toparlanma çabası arz yanlı genişlemeyle başladı. Şimdi, ekonomik toparlanma, iç talepteki düzelme ve yüksek ihracat sayesinde genişledi. Bütün önemli göstergeler zaten kriz öncesi seviyenin üzerinde.

Satın alma yöneticileri endeksi (PMI), makine üretimi ve sağlıkla ilgili ürünlerin güçlü büyüme göstermeye devam etmesiyle art arda 13 aydır yükseliyor. Ve arz yönlü performans tüketimde toparlanmayı teşvik ettiği için hizmetlerin PMI’sı bile bir yıldır genişliyor. Sosyal mesafe önlemlerinin hafiflemesiyle, sekiz aydır artan perakende satışların güçlenmesi muhtemeldir.

Bunun yanı sıra virüsün yeni türleri ve dünyanın birçok yerinde kalıcı salgın dalgaları yüzünden, uluslararası seyahat kısıtlamaları muhtemelen Çin ana karasında iç harcamaları destekleyecek.

Ciddi salgın koşullarının sebep olduğu ekonomik gerilemeden sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) perakende satışların ilk çeyrekte yüzde 26 yükselmesiyle uluslararası otomotiv sektörü toparlanıyor. Bununla birlikte Çin’in otomotiv üretimi ilk çeyrekte geçen yıl aynı döneme göre yüzde 40’dan fazla arttı.

PARASAL SIKILAŞTIRMA KONUSUNDA ABARTILI KAYGILAR

Geçen yıl Çin’in performansı mali ve parasal desteğe bağlıyken, borçtaki artış bazı gözlemciler arasında tedirginliğe yol açtı. Ekonomik toparlanmayla birlikte hükümet yetkilileri bankalara orantısız kredi büyümesinden kaçınması çağrısı yaptı. Yine de parasal sıkılaştırma konusundaki kaygılar abartılı görünüyor.

Normalleşme hedefleri doğrultusunda Çin Merkez Bankası borç ve finansal riskleri önlemek adına kredi büyümesini soğutmaya çabalıyor. Ancak toparlanmaya zarar vermemek için ihtiyatlı davranıyor. Dahası enflasyon güçlendi ve mart ayından bu yana pozitif bölgede bulunuyor ve ülkenin küresel piyasalara kademeli finansal bütünleşmesi ülke içi ivmesini destekliyor.

Özellikle Çin devlet tahvillerine olan ilgi küresel sabit gelirli portföyler arasında artıyor. Sadece iki yılda yabancıların elindeki bu tür tahviller neredeyse ikiye katlayarak 310 milyar dolara ulaştı.

ABD yönetiminin Çin’i kontrol altına almak için gösterdiği jeopolitik çabalarına rağmen, ABD’li yatırımcılar, Çin devlet tahvillerinin yüksek ve istikrarlı getirisi yoluyla istikrar ve çeşitlilik arıyorlar, Çin’in 10 yıllık devlet tahvilleri kazancı yüzde 3,2 iken, ABD’nin 10 yıllık hazine kazancı yüzde 1,7 seviyesinde seyrediyor.

Bu sadece bir başlangıçtır. Gelecek 20 ayda 360’dan fazla Çin tahvili, küresel yatırımcıların izlediği önemli yatırım endekslerine eklenecek. ABD ve Japonya’dan sonra dünyada üçüncü büyüklüğe sahip Çin’in 13 trilyon dolarlık tahvil piyasasına 150 milyar dolar tutarında yabancı girişi olması bekleniyor. Çin’in cari işlemler fazlası azalsa bile bu büyük sermaye girişi yuan’ı destekleyecek.

Özel ve devlete ait işletmelerin artan yatırımlarıyla, 14. Beş Yıllık Plan (2021-2025) çerçevesindeki teşvik sayesinde kamu yatırımları hızla büyüyecek. Kademeli olarak bu yatırım Çin’in eski büyüme modelini destekleyen imalat ve gayrimenkul sektöründen, yeni büyüme modeli olarak yerleşen araştırma ve geliştirmeye doğru değişecektir. Dolayısıyla ikincisi, Çin’in “Silikon Vadisi”nin hızlı gelişmesi nedeniyle hızlanıyor: Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Bölgesi.

Çin yüksek katma değerli dönüşüme başladığı için, ana kara merkezli maliyet odaklı tedarik zincirlerinin parçaları Güneydoğu Asya’ya taşınıyor, bu da muhtemelen Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşması kapsamında bölgesel bütünleşmeyi destekleyecek. Bu, Asya’yı bölmek için devam eden jeopolitik girişimlere rağmen, ekonomik kalkınma için piyasa öncülüğünde bölgesel kazan kazandır.

KÜRESEL TOPARLANMA VEYA DÜNYA ÇAPINDA BÖLÜNMELER

Önemli uluslararası belirsizlik, ABD’nin küresel karşılıklı bağımlılığı -iklim değişikliği ve uluslararası ticaret ve yatırımda iş birliği- birçok önemli ekonomiye karşı böl ve yönet jeopolitiği önüne koyup koyamayacağını içermektedir.

Sonuçlar sadece ABD dışına yansımayacaktır. Ekonomik istikrarsızlık ve jeopolitik gerilimler büyük borç alma, trilyonlarca dolarlık teşvik paketleri ve devam eden parasal genişlemeye dayanan Başkan Joe Biden yönetiminin kendi iç programlarını raydan çıkarma potansiyeline sahiptir. İlerleyen normalleşme ve nispi uluslararası istikrarla birlikte Çin’in büyüme ivmesi bu yılın sonuna kadar istikrarlı kalırken, güçlü toparlanma, 2021 yılı büyüme hedefinin “yüzde 6’nın üzerinde” olmasını sağlayacaktır.

GSYİH BÜYÜMESİ YÜZDE 6,5’İ GEÇEBİLİR

Çin’in, bu yıl Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) büyümesi yüzde 6,5’i geçebilir ve bu büyüme oranı yüzde 8,5 ve yüzde 9,5 arasında olma potansiyeline sahip, ancak muhtemelen 2022 yılında yüzde 6 civarında olacak. Asya-Pasifik bölesinde barışçıl kalkınma sürerse Çin’in GSYİH’si ABD’yi geçme yolunda devam edecek ve böylece Çin, 2020’li yılların sonunda dünyanın en büyük ekonomisi haline gelecek. Küresel birbirine bağımlılık sayesinde bu genişleme hem ABD hem de küresel ekonomik beklentileri destekleyebilir.

Kısacası Çin’in bu yılın ilk çeyreğindeki rekor GSYİH büyümesi Çin’de ekonomik ivmeyi hızlandıracak ve yersiz jeopolitik gerilimler kontrol altında olduğu sürece ABD’nin ve küresel ekonomilerin toparlanmasını destekleyecek.