CGTN / Mustafa Hyder Sayed

Çin Komünist Partisi (ÇKP) kuruluşunun 100. yılını kutlarken, 1921’de Jiaxing’de kırmızı bir teknede 13 üyeyle başlayan ve bugün 95 milyondan fazla üyesiyle onu dünyanın en büyük siyasi partisi yapan bu yolculuğu bir bağlama oturtmak önemlidir. ÇKP’yi dünyadaki diğer siyasi partilerden ayıran, onu modern küreselleşmesinin mimarı olmaya iterek nihayetinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer bulmasını sağlayan birçok faktör var.

ÇKP’nin kuruluşundan geçen hafta perşembe günü yapılan kutlamalara kadar 100 yıl geçmiş olsa da Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in konuşması, kurucu üyelerin bir asır önce halkta uyandırdığı coşku ve isteği yeniden uyandırdı. Art arda yapılan liderlik değişikliklerine rağmen ÇKP’nin ideolojisine ve emellerine sadık kalması, parti kurumunun bireysel takdir ve tercihleri gölgede bıraktığını göstermektedir. 1978 yılında Çin halkının egemenliğinin güçlendirilmesinin ilk aşamasına ulaşıp işlevsel bir yönetim sistemi devreye girdiğinde Parti, Çin’i küresel ekonomiye entegre ederek reform ve dışa açılma politikalarına başladı.

“Çin ulusunun gençleşmesini istemek” Çin ulusunun artık yabancı güçler tarafından zorbalığa maruz kalmayacağını, Çin’in Batılı güçlerin yoğun sömürgeci müdahalesine rağmen değişmeyen zengin bir kültüre sahip dayanıklı bir medeniyet olarak ortaya çıktığını ve günümüzde ekonomik, askeri ve politik olarak egemen ve bağımsız olduğunu gösterir.

ÇİN ZENGİN KÜLTÜRE SAHİP DAYANIKLI BİR MEDENİYET

Xi konuşmasında, Çin’in güç ve nüfuz kazanmış olmasına rağmen, bu gücü diğer ülkelere müdahale etmek veya iç işlerine karışmak için kullanma niyetinde olmadığının da altını çizdi. Çin tarihsel olarak hiçbir zaman sömürgeleşmeye çalışmadı ve ulusal hedefi asla sömürgeleşme olmayacak. Ancak bazı ülkeler tarafından Çin’e karşı dayatılan yeni Soğuk Savaş’a atıfta bulunan Xi, Çin’in egemenliğini ve çıkarlarını savunmak için elindeki tüm imkânları kullanacağını söyledi. “Aşağılanma Yüzyılı”, Çin halkının ulusal ve siyasi bilincinin yanı sıra siyasi yapısında da yer ettiğinden Xi, Çin halkının haklarının ve çıkarlarının herhangi bir ülke tarafından ayaklar altına alınmasının bir daha asla mümkün olamayacağını ilan etti. Xi’nin konuşması, Çin halkına ülkedeki düzenin, ekonomik büyümenin ve iç istikrarın garantörünün Çin halkının gerçek temsilcisi olan ÇKP olduğunu hatırlattı.

ÇKP, daha önce benzeri görülmemiş bir ekonomik büyümenin öncüsü olarak, üstelik askeri güç kullanmadan, Çin halkının uyum ve güvenliğini korumuş, 2020 yılı sonuna kadar yoksulluğun ortadan kaldırılması yoluyla sosyal ve ekonomik kalkınmayı yeniden tanımlayan dinamik bir kalkınma, dinamizm ve meritokrasi olgusuna dönüşmüştür.

ÇKP, meşruiyetini sadece Çin Halk Cumhuriyeti’ni kurarak değil, gelişmiş ülkelerin bile tanık olmadığı sonuçlar vererek elde etmiştir. Partiyi şeytanlaştırma eğilimi olan çoğunluğa katılmadan önce ÇKP’nin yanı sıra Çin’in tarihinin ve kültürünün anlaşılması çok önemlidir.