People’s Daily / ZHong Sheng

Hong Kong’da kaosun sona ermesi ve istikrarın yeniden sağlanması, Hong Konglu yurtseverler de dâhil bütün Çinlilerin görmekten memnun odlukları bir şey. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığının 31 Mart’ta yayınladığı sözüm ona 2021 Hong Kong Politikası Eylem Raporu tümüyle bir kara çalma.

Rastgele yalanlar uyduran ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi ulusal güvenlik yasasına saldıran rapor, çok abartılmış bir biçimde Hong Kong’un özerkliğinin “zayıflatıldığını” ileri sürdü ve Çin’e temelsiz suçlamalarla komplo kurmaya çalıştı. Hong Kong’a yalanlarla sorun çıkarmayı hayal eden sözüm ona raporun tam bir yanlış hesaplama olduğuna işaret etmek gerekir.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde ulusal güvenliği koruma yasası Hong Kong’da büyük bir dönüşümü başlattı ve kenti tekrar istikrara kavuşturdu. Hong Kong’un seçim sistemini iyileştirdi ve “Bir Ülke, İki Sistem” politikasının uzun dönemli gelişmesine ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nin istikrarına kurumsal bir garanti sağlayarak demokratik sistemini geliştirdi.

Bugünün Hong Kong toplumu artık ayaklanmacılar ve “bizimle birlikte yanın” taktikleri ile rahatsız edilmiyor. İstikrarı yaşıyor ve bütün sektörler Covid-19 ile mücadele etmek, geçim şartlarını iyileştirmek ve ekonomiyi yeniden canlandırmak için birleşti.

Böyle olumlu bir dönüşüm giderek daha fazla Hong Kong yurtseverine ancak güçlü bir Çin’in Hong Kong’un “renkli devrim” cehennemine düşmesini engelleyebileceğini, “Bir Ülke, İki sistem” politikasının tam uygulanmasını garanti altına alabileceğini ve Hong Kong için aydınlık bir gelecek getirebileceğini söylüyor.

ABD’nin iddia ettiği sözüm ona özgürlük üzerindeki “etki” asla doğru değil. Hong Kong ana vatana döndüğünden beri, Çin merkezi hükümeti her zaman tümüyle ve sadık biçimde Hong Kong halkının Hong Kong’u yönetmesine izin veren “Bir Ülke, İki Sistem” ilkesini uyguladı. Merkezi hükümet ayrıca Anayasa ve Hong Kong temel yasasına katı bir bağlılıkla hareket etti. Hong Kong Özel İdari Bölgesi, yüksek düzeyde bir özerkliğe sahip ve halkı daha önce asla olmadığı kadar yasaya uygun biçimde demokratik hak ve özgürlüklerden yararlanıyor.

“HONG KONG” ÇİN’İN BİR PARÇASI

Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde ulusal güvenliği koruma yasasının uygulanmasından beri, Hong Kong’daki yasa dışı şiddetli protestolar kontrol altına alındı ve bölgenin ekonomik ve toplumsal düzeni tekrar istikrara kavuştu. Hong Kong sakinleri gönül rahatlığı ile çalışıyorlar ve yaşıyorlar, bu da halkın yasanın Hong Kong’a uzun dönemli istikrarı getireceğine olan güvenini daha da artırdı.

Hakikatler, insanların arzularını ve genel eğilimi yansıtır. ABD, Hong Kong konusunda ne kadar yalan uydurursa ya da bu sorunları siyasi olarak manipüle etmeye çalışırsa çalışsın, adaletin muhteşem gücü karşısında sadece çelimsiz sesler çıkarıyor. Hong Kong’un bugünkü başarıları Hong Kong vatandaşlarının nesiller boyu gösterdiği çabalardan ve kıta Çin’inin güçlü desteğinden kaynaklanıyor.

Hong Kong’un bugün kalkınmadaki başarıları, ana vatanın desteği ile birlikte Hong Kongluların birkaç kuşağının sıkı çalışmasının sonucu. Bu başarılar asla herhangi bir yabancı ülkenin sadakası ya da iyiliği değil.

Çin merkezi hükümeti Hong Kong’a birçok alanda topyekun destek sundu. Hong Kong’un Covid-19 ile mücadelesine yardım etti ve Hong Kong’u, uluslararası finansal, ulaşım ve ticaret merkezi olarak konumunu güçlendirmesini destekledi.  Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Alanı Çin ekonomisinin gelecekteki kilit büyüme noktası olacak ve Hong Kong’un kalkınma potansiyelini kesinlikle daha da aktif hale getirir.

ABD’nin Hong Kong’un sözüm ona özel statüsünü iptal ederek ya da iptal etme tehdidinde bulunarak asla Hong Kong’un refahını ya da bölgenin ana vatanla bütünleşmesini engelleyemeyeceğine hiç şüphe yok.

Son yıllardaki karışıklıkları yaşayan, Hong Konglu yurtseverler dâhil bütün Çin halkının yanı sıra Çin’e karşı objektif bir tutum takınan uluslararası kişiler, “Bir Ülke, İki Sistem” politikasını derinden anlıyorlar ve ABD dâhil birkaç batılı ülkenin uydurduğu yalanlara karşı daha bağışık hale geliyorlar. Ülkelerin çoğu Birleşmiş Milletler (BM) gibi çokuluslu platformlarda adaletten yana durmayı, Çin’in iç işlerine karışan birkaç batılı ülkeye karşı çıkmayı ve Hong Kong konularında Çin’in aldığı önlemler ve tutumu desteklemeyi seçiyor.

Hong Kong, Çin’in bir parçasıdır ve onunla ilgili işler tamamen Çin’in iç işleridir. ABD tarafı, pratik olarak uluslararası ilişkileri yöneten uluslararası yasalar ile kuralları uymak ve Çin’in iç işlerine her biçimde müdahaleye son vermek zorundadır.

Tarih sonunda “Bir Ülke, İki Sistem” politikası büyük davasının müdahaleleri sonunda temizleyeceğini ve gelişmeye devam edeceğini gösterecektir. Hong Kong ayrıca, “Doğu’nun İncisi” olarak parlamak için, uzun dönemli istikrarını ve refahını koruyacaktır.