Global Times / Wang Wen

Salı günü yapılan Çin Komünist Partisi (ÇKP) ve Dünya Siyasi Partiler Zirvesi ÇKP’nin kuruluşunun 100. yıl dönümünün kutlanmasının yeni bir zirvesiydi. Bu ayrıca ÇKP’nin ev sahipliği yaptığı en yüksek yetkililerin katıldığı en büyük ölçekli siyasi partiler zirvesi de oldu. Hem küresel siyaset hem de dünya siyasi partilerinin tarihinde benzeri görülmemiş bir toplantıydı.

Siyasi partilerin aynı zamanda devlet ile hükümet başkanı olan 20 kadar lideri zirveye katıldı ve konuşma yaptı. 160’tan fazla ülkeden siyasi partiler ve siyasi örgütlerin 500’den fazla lideri ve 10 binden fazla parti temsilcisi de zirveye katıldı. Tek bir ülke tarafından organize edilen, dünyanın üç köşesinden temsilcilerin katıldığı bir olay muhteşemdir.

Çin’in küresel etkisinin gösterişini yapmak istemiyorum.  Ama Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Batı’nın Çin’e karşı küresel karalama kampanyasının çöktüğünü de kabul etmek gerekir. Sık sık kendi demokrasi ve özgürlük tarzının evrensel değerler olduğunu söyleyen ABD giderek artan biçimde ikna edemez görünüyor. Tıpkı bir köy gibi. ABD bir zamanlar onlarca görece zengin köylüyle küçük bir çevre kuran en zengin kişiydi ve hızla zenginleşen Çin’i suçluyordu. Ayrıca ABD Çin’e sık sık “köydeki herkes s enden nefret ediyor” diye bağırarak yaygara koparıyordu. Fakat şimdi, köyün üçte ikisi ÇKP’nin doğum gününü kutluyor. Kesinlikle kimin daha fazla arkadaşı var? Bütün köyü kim temsil ediyor?

Böyle bir karşılaştırma muhtemelen ABD’yi aşağılayacaktır. Aslında Çin, ABD ile dostlarının sayısı üzerinden karşılaştırılmak istemiyor. Aksine Çin çok taraflılığı desteklemek istiyor. Farklılıkları rafa kaldırırken ortak temeller arayan normlar üzerine yeni bir partiden partiye ilişki kuruyor. Birbirimize saygı duyuyor ve birbirimizden öğreniyoruz.

ÇKP’NİN GÜÇLÜ ÖRGÜTLENME KAPASİTESİNİN DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BENZERİ YOK

Cumhurbaşkanı Xi’nin konuşmasında, ABD’ye saldırı anlamına gelen tek bir söz yoktu. Aksine Xi, ÇKP’nin geçen 100 yılda biriken önemli deneyimlerini, birlikte insanlık için daha iyi bir gelecek aramak için bütün ülkelerin siyasi parti liderleri ile paylaştı. Özellikle Çin’in asla hegemonya, yayılma ya da etki alanı peşinde koşmayacağını söylediği zaman, bütün dünyada onun konuşmasını dinleyen temsilciler onu alkışladılar.

Zirvenin konusu “Halkın Mutluluğu: Siyasi Partilerin Sorumlulukları” idi. Bu aynı zamanda ÇKP’nin dünyanın siyasi partilerinin gelişmesine geçen 100 yıl içinde yaptığı büyük katkıları da yansıtıyor. Sadece yarım yüzyılda 1,4 milyar insan temel ihtiyaçlarını karşıladı ve bütün yönlerden ortalama refaha sahip bir toplum kurma hedefine ulaştı. Başka hiçbir partinin aynı dönemde ÇKP’nin yaptığı kadar başarı kazanmadığını söylemek abartı değildir.

ÇKP’nin görüşüne göre, “Parti” sadece halkın bir ‘kısmının’ siyasi çıkarlarını temsil etmemeli, aynı zamanda herkesin çıkarına hizmet etmek için elinden gelinin en iyisini yapmalıdır.” ÇKP’nin misyonu Çin halkının mutluluğunu aramaktır. Bu misyon dünyadaki bütün siyasi partilerin sorumluluklarının büyük uzlaşması ve küresel siyasetin evrensel değeri olmalıdır. Bu evrensel değerin ideolojileri, coğrafi sınırları, kültürel farklılıkları, siyasi sistemleri ve ulusal güçleri aşması gerekir.

İster ABD Başkanı Joe Biden’ın “orta sınıf için dış politikası” ister İngiltere Bağımsız İşçi Partisi’nin erken zamanlardaki işçi sınıfının parlamentoda temsilini gerçekleştirme ilkesi olsun, siyasi partilerin sorumluluğu sonunda halka hizmet etmektir. Tek farklılık halkın ne oranda büyük bir kesimine hizmet edilebileceğidir ve partinin halkına hizmet etmek için ne kadar kapasiteye sahip olduğudur.

Bugünün dünyasında, 100 yıldan fazla bir tarihe sahip olan 80 kadar siyasi parti var. Ama pratik ÇKP’nin canlılığı, güçlü örgütlenme kapasitesi ve nesiller arası birbirinin yerini alma mekanizması bakımından dünyanın hiçbir yerinde benzerinin olmadığını kanıtladı.

Son zamanlarda tanık olduğum en etkileyici olaylardan biri, Parti’nin kuruluşunun 100. yıl dönümünü kutlamak için 1 Temmuz’da yapılan törendi. Binlerce genç yumruklarını havaya kaldırıp, “Partimiz, lütfen emin ol, en güçlü ülkeye sahibim” diye bağırdı. 30 yıldan uzun bir süre önce ben ilkokul öğrencisiyken, sık sık “biz komünist varisleriz” şarkısını söylerdim. Şimdi büyüdüm ve varisler halen devam ediyor. Miras sadece ABD ya da herhangi bir diğer yabancı düşmanlarla çatışmayla aktarılmadı, aksine ulusal yenilenme için gayret edeceğimiz inancıyla aktarıldı. Son yıllarda, ÇKP yaratıcı biçimde partiden partiye diplomasi yürüttü. Aynı zamanda bizim yönetişim tecrübemizi paylaşmak, diğer ülke ve bölgelerin daha iyi kalkınması için birlikte çalışmak ve halkın daha fazla mutluluğu için ÇKP ile diğer bölgelerindeki siyasi partiler arasında diyaloğu destekledi.