Nikkei Asia / Chetan Ahya

Asya’daki yatırımcılarla son zamanlarda yaptığım toplantılardaki hava büyük ölçüde tanıdıktı. Bizim yapıcı görüşlerimiz -dönemsel olarak ve yapısal olarak- ihtiyatla karşılanıyor. Bölgenin bazı kesimlerinde devam eden ve hatta daha sıkı kısıtlamalar, aşılamalar yüksek seviyelere ulaşsa bile bu önlemlerin tamamen gevşetilemeyeceğine dair endişelere yol açtı. 

Çin’in büyümesine ilişkin kaygılar da üretim ve enerji kesintileri, emlak piyasası faaliyetlerindeki yavaşlamanın etkisinin yanı sıra Çin’in kapsamlı düzenleyici standartların etkilerinin yarattığı endişe yüzünden yatırımcılar için kapsayıcı bir konu haline geldi. Yatırımcıların niçin ihtiyatlı olduklarını anlıyorum, Asya’nın salgının ilk safhasındaki büyümede daha iyi performans göstermesi düşük performansa dönüştü. Çin’in önderliğinde Asya “V” şeklinde bir toparlanma gösteren ilk bölgeydi. Ekonomik büyüme, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde Covid-19 salgını öncesi seviyelere hızla geri geldi.

Gerçek ihracatlar önceki dönemlere göre daha hızlı toparladı, Covid-19 salgını öncesine göre yüzde 5 daha fazla arttı. Her zaman olduğu gibi ihracatın toparlanmasının Asya’nın sermaye harcamaları döngüsüne güçlü yayılma etkisi oldu ve Asya’nın yatırımı zaten Covid-19 salgını öncesi gidişatın yüzde 2 üzerine çıktı. Ancak son iki çeyrekte ivme yavaşladı. Covid-19 varyantlarının ortaya çıkışı, Asya’nın aşılama kampanyasının başlamasındaki gecikme ve birkaç büyük ekonomide hastalığın yayılmasını kontrol altına almak için devam eden sıkı önlemler zaman zaman hareketlilikte daha sıkı kısıtlamalara yol açtı. 

EKONOMİK FAALİYETLER ÜZERİNDEKİ KISITLAMALAR SONA ERECEK

Tüketim sınırlandı ve Gayri Safi Yurt içi Hasıla’nın (GSYİH) salgının başlamasından önceki seviyenin altında kalan tek bileşeni tüketim oldu. Bu sorunun farkındaki siyasetçiler aşılama çabalarını hızlandırdı. Son üç ayda aşılama oranları Asya’nın yetişkin nüfusunda yüzde 32’den yüzde 69’a çıktı. Şu andaki hızda ve aşı tedarikinin akmaya devam etmesiyle, 12 ekonomiden 10’unda bu yılın sonuna kadar yetişkin nüfusta aşılama oranının yüzde 80’i geçmesini bekliyoruz. Bu noktada, bir dizi ülkenin Covid-19 salgını yönetim stratejilerinde değişiklik yapmasını ve Covid-19’u bir salgın sorunu olarak kabul etmeye doğru geçiş yapmaya başlamasını bekliyoruz. Singapur, Güney Kore ve Avustralya’daki yetkililer bu tür yol haritaları hazırladılar.

Sıkı sınırlama önlemlerinden uzaklaşma baskısı, emek yoğun sektörlerde faaliyetleri kısıtlayarak istihdam üzerinde baskı yapma gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Kısıtlamaların kaldırılması, salgın yüzünden ortaya çıkan tedarikteki aksaklıkları ve parça sıkıntılarını hafifleterek üretim faaliyetlerinin sürdürülebilmesini sağlamaya destek verecektir. Şimdi aşılama çalışmalarındaki ilerlemeden memnun olan siyasetçilerin, tüketim artışını yeniden hızlandıracak tam açılmaya doğru hareket etmeye başlamasıyla gelecek yılın başında geniş tabanlı bir toparlanmanın yerleşmeye başlamasını bekliyoruz. 

Bu arada Çin’in kısa vadeli büyüme gidişatı konusundaki tehlikenin de ortadan kalkması gerekmektedir. İlk olarak siyasetçiler, 2022 yılı için yüzde 5,5 olmasını beklediğimiz büyüme oranını korumaya dikkat ettikleri için ek politika gevşetmesi bekliyoruz. Bu yıl dördüncü çeyrek GSYİH büyümesi büyüme hedefine kıyasla nispeten düşük bir olan yüzde 4 seviyesinde seyrediyor. Dahası, son alınan önlemlerin toplam etkisi emek piyasasını etkileyecek, sosyal istikrar konularını ön plana çıkaracak ve böylece gevşeme önlemlerinin başlamasını teşvik edecektir. 

FED’İN DÜŞÜK FAİZ ORANLARINI DEVAM ETTİREBİLİR

İkincisi, son zamanlardaki üretim-elektrik kesintisi ve yavaşlayan ipotekli kredi konuları, bu yılki hedefleri karşılama ihtiyacı ve kotaların tükenmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bunlar yeni yıl ile birlikte sıfırlanacak, böylece ekonomik faaliyet üzerindeki kısıtlamalar kalkacaktır. Büyüme geniş tabanlı bir şekilde yeniden hızlanacağı için GSYİH gelecek yılın başında Covid-19 salgını öncesi seviyeyi anlamlı bir şekilde geçecek ve Asya bir kez daha büyümede daha iyi performans gösterecektir. 

Aynı zamanda orta vadede Asya’da iyimser olmak için iyi sebepler görüyoruz. 2010 ve 2016 yılları arasında ihracat büyümesinde bir yavaşlama olduğu zaman, siyasetçiler büyümenin yönlendirici gücüne güvendiler, bu da makro istikrar kaygılarını artırdı. Bu döngüde Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin’in daha büyük ölçüde kamu sektörünü kullandığını ve küresel büyümeyi desteklediğini varsayıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) maksimum istihdam hedefini tutturmak için bir süre düşük faiz oranlarını devam ettirmesini bekliyoruz. 

ASYA’NIN KÜRESEL İHRACATTAKİ PİYASA PAYI YUKARI YÖNLÜ GİDİŞATINA YENİDEN BAŞLADI

Bu, Asya’nın ihracatına destek sağlayarak, ABD’nin cari işlemler açığının artmasının sürmesine yardımcı olacak. Asya’nın küresel ihracattaki piyasa payı, ticaretteki gerginlikler yüzünden 2018 yılının ortasından itibaren kesintiye uğrayan yukarı yönlü gidişatına yeniden başladı. Küresel toparlanmanın bu özelliklerinin Asya için bu kadar önemli olmasının sebebi, Asya’nın büyüme motorunun özü itibarıyla ihracat tarafından desteklenmesidir. Bu temelde, güçlü dış talebin geri besleme döngüsü ve sermaye harcamalarına olumlu yayılma etkisi kendi kendine yeten bir döngüye yol açarak, kök salmaya devam edecek.

Bir bakıma bu döngüde Asya’nın büyüme hikâyesi, verimliliğin daha büyük rol oynaması, borçlanarak yapılan yatırımın arka planda kalmasıyla 2003-2007 yılına benzerlik gösterecektir. Gerçekten bu dinamik zaten, Asya küresel finansal krizin ardından sermayenin yanlış tahsis edilmesinden sonra etkili bir şekilde uyum sağladığı için 2016 yılının sonuna doğru ortaya çıkıyordu.  2017 ve 2018 yılındaki güçlü büyüme, ticaretteki gerginliklerin, ardından salgının başlamasından sonra kesintiye uğradı. Covid-19’un olumsuz etkileri ortadan kalktığında verimliliğin öncülük ettiği yapısal hikâyenin ortaya çıkacağını düşünüyoruz.