CGTN / Bradley Blankenship

İlk ortaya çıkmasından bu yana yaklaşık iki yıl sonra Covid-19 salgını bütün dünyadaki popülasyonları kasıp kavurmaya devam ediyor. Salgın, salgına hazırlıklı olma ve dünya çapındaki ülkelerin mevcut salgını yönetmenin yanı sıra gelecekte yeni hastalıkları ele almak için altyapıyı nasıl geliştirebileceği konusunda ciddi bir tartışmaya yol açtı.

Salgın altyapısı daha çok, kişisel koruyucu teçhizat, iyileştirici ilaçlar ve aşılar dâhil olmak üzere tıbbi tedarik için tedarik zincirlerine odaklandı. Ancak aynı zamanda, hükümetler arası veri paylaşımı, uluslararası iş birliği sistemleri ve temas izleme altyapısı gibi bilgileri de kapsıyor. Diğer yandan oldukça basit ama çok önemli bir alan hak ettiği ilgiyi görmedi; binalar. Daha belirgin biçimde binaların nasıl havalandırıldığı konusu.

Irish Times’ta 20 Kasım’da yayımlanan bir makalede, ülkedeki Covid-19 salgındaki artışın bir krize ulaşmadığı, fakat bunun zaten bir kriz olduğu belirtildi. İlginç bir şekilde, “havadan taşınan bir virüsün sebep olduğu salgın neredeyse ikinci yılına girerken, bakanların nadiren havalandırma konusunda konuştuğunu” kaydederek, halk sağlığı yetkililerini eleştirdiler.

“TERMİNOLOJİ KONUSUNDA UZLAŞMA” İHTİYACI

İrlanda, havalandırma konusunda ilginç bir vaka çalışmasıdır, çünkü Covid-19 salgınında yaşamını yitiren insanların yarısı, ülkede 2,5 milyonun üzerinde bina bulunmasına rağmen, 400’den daha az binada enfeksiyonu kaptı. Bu, Covid-19’un yüzeylere temas etmekten değil, gerçekten hava yoluyla ve enfekte olmuş havayı soluyarak yayıldığının altını çiziyor ve bina havalandırmasıyla ilgili bir soruna değiniyor. Ancak bu sadece İrlanda’da değil, aslında bütün dünyadaki bir sorundur. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Mesleki Güvenlik ve Sağlık Yönetimi (OSHA), sekiz saatlik iş gününde ortalama olarak milyonda bir 5 bin parça (ppm) karbondioksit için (havada yüzde 0,5 oranında karbondioksit) maruz kalma limiti belirlemiştir. (Bağlam olarak, 1150 ppm ya da daha az karbondioksit içeren hava kalitesi, iç mekânlarda ideal olarak düşünülmektedir.)

 

Şu anda asıl engellerden biri, “havadan taşınanın” gerçekte ne anlama geldiği konusundaki anlamsal bir tartışmaya sıkışmış bilim camiasının içindedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) İletişim Direktörü Gabby Stern, yakın zamanda attığı bir tweetde “terminoloji konusunda bir uzlaşma” ihtiyacından bahsetti.

 

Gerçekler bir süredir netti; Covid-19 virüsü öncelikle, yüzeylerden değil, hava yoluyla yayılıyor. Daha önce ABD örneğinde bahsedildiği gibi, hava kalitesi konusundaki mevcut OSHA düzenlemeleri zaten yetersizdir. OSHA ile birlikte işçi güvenliği düzenlemelerine karşı federal hükümete başarılı biçimde lobi yapan işverenlerin olması, kuşkusuz salgının seyri üzerinden birçok vaka kümelenmelerine sebep oldu. Ancak konut alanları, okullar ve huzurevleri gibi, daha iyi havalandırma sistemlerinin iyileştirilmesinin vaka kümelenmelerini parçalamaya yardım edebilecek diğer ortamlar da var. Bu önemli bir politika fırsatı, çünkü bu devam eden Covid-19 salgınının yayılmasının yanı sıra gelecekteki salgın olasılığını azaltmaya yardım edecektir.

HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Bir çalışmanın gösterdiği gibi, artan hava akışı olanağıyla enfeksiyon riski yüzde 50, artan hava akışı için ve devridaim havalandırma tertibatına bir HEPA filtresi dâhil edilmesiyle yaklaşık yüzde 70 ve her iki önlemin alınması, ayrıca bir maske takılmasıyla yaklaşık yüzde 90 azalabilir. Bununla kalmayıp, bu gerçekte art arda hastalık dalgaları, yani ayrıca kısıtlama dalgaları geçiren büyük salgınlara sahip ülkeler için daha faydalı politika yaklaşımı meydana getirebilir. Bunun nedeni, bu tür bir yaklaşımın bireylere odaklanmaktan ziyade binalardaki “süper yayılma” koşullarını ortadan kaldırarak sözde “süper yayıcı” vakaları sınırlama arayışı yüzünden daha fazla kümelenmelere odaklanmasıdır.

Bugünlerde birçok siyasi tartışma, özellikle son derece önemli bir konu olan yeşil altyapıyla ilgili olduğu için geleceğin altyapısına adanmış durumda. Bununla birlikte, gelecekteki altyapı tartışıldığı zaman, bina havalandırma sistemlerinin ve hava kalitesinin izlenmesinin gözden geçirilmesi, devam eden Covid-19 salgınının etkilerini azaltmak ve gelecekte havada asılı hastalık mikroplarını ele almak için önemli olacaktır.