Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye’de yaşanan orman yangıları konusuna değinen İsmet Özçelik, “Gerçekten vahim bir durum yaşanıyor. Neredeyse geçmiş dönemde bir yılda çıkan orman yangını bir haftada gerçekleşti. Böyle bir durum ile karşı karşıyayız. Kayıp çok büyük. İnsan kaybımız sadece Manavgat’ta 7’ye yükseldi. Yaralılarımız var. Yangın ile canla başla mücadele ediliyor. Ancak gerek havaların çok kuru olması, rüzgârlı olması, gerekse yangınların çıkış şekli ciddi sorumluluğu beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yangın bölgesini afet bölgesi ilan etti. Acilen vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için çaba gösterdiklerini söyledi. Dünyanın birçok yerinden de yardımlar geliyor. Rusya’dan, Azerbaycan’dan yangınların söndürülmesi için destek geldi.” dedi.

SABOTAJ İHTİMALİ ÜZERİNDE DURULUYORDU

Asıl meselenin bu yangınların neden çıktığı olduğunu vurgulayan Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Dünyada ilkim değişikliği konuşuluyor. Fakat uzun süredir sabotaj ihtimali üzerinde duruluyordu. Nihayet bu konuda bir gelişme ortaya çıktı. PKK’nın içinde kendilerini ‘Ateşin Çocukları’ diye tanıtan bir grup yangınları üstlendi. İstihbarat birimleri bu konuda çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Tabii yepyeni bir durum ve vahim bir durum. Doğanın içindeki bütün canlılarla beraber yok eden bir vahşetten söz ediyoruz. Bu yangınlarda terör örgütünün rolü olduğuna dair net bir bilgi ortaya çıktı. Bu yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

KONYA’DA YAŞANAN OLAY

Konya’daki olay gerçekten çok ilginç bir olay. Orman yangınları ile ilgili durumu tartışırken bu da sanki ona benzeyen bir şey gibi gözüküyor. Konya’da öldürülen kişiler Kürt kökenli vatandaşlarımız. Türkiye’de birçok kesim bunu bir ırkçı saldırı, Kürtlere yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi. Oysaki karşımıza çıkan manzara çok eski bir husumet. 2011 yılında emniyet kayıtlarına geçmiş bir husumetten bahsediyoruz. Bunun hemen bir etnik kışkırtma çabası içine sokulmaya çalışılması Türkiye’yi iç kargaşaya sürüklemek isteyen bazı çevrelerin faaliyeti gibi gözüküyor.

BAHÇELİ’DEN SIĞINMACI ÇIKIŞI

Sığınmacı meselesi çok tartışılıyor, gündemde de geniş bir yer alıyor. İktidar çevrelerinden ‘bunları göndermeyeceğiz, sanayi çöker’ tarzında açıklamalar oldu. MHP lideri Devlet Bahçeli ise bu konuda net bir açıklama yaptı. Bahçeli, ‘Onlar bizde misafirdir ve geçici koruma statüsüyle ülkemizde bulunuyorlar. Biz ilkesel olarak ülkemizde geçici statüde bulunan yabancı ülke vatandaşlarının, güvenli ve huzurlu şekilde tekrar kendi ülkelerine gönderilmesinden yanayız. Bayram münasebetiyle kendi ülkelerine gidebilenlerin, bu gidişlerinde sorun yaşamayanların geri dönüşlerine de lüzum yoktur. Suriyeliler bize emanettir ama ilanihaye burada kalmaları mümkün değildir.’ ifadelerini kullandı. Bahçeli’nin bu çıkışı hakikaten önemli.

‘Bu açıklamaları nasıl okumamız gerekir?’ diye Bahçeli’ye yakın kişilerle konuştum. Onların söyledikleri şu; ‘Bir an önce Suriyelilerle anlaşılsın. İlişkiler normalleşsin ve Türkiye’deki yaklaşık 3-4 milyon Suriyeli vatandaşın güvenli bir şekilde eski topraklarına dönsün şeklinde okunması gerekir.’ dediler. Bu da Cumhur İttifakı’nda farklı bir görüş olarak karşımıza çıkıyor. Bahçeli’nin bu çıkışı önümüzdeki dönemde Türkiye açısından da bence bir tartışmayı beraberinde getirecektir ve yeni adımların atılmasını da sağlayacaktır.”