CGTN / Stephen Ndegwa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın bir aile babası olduğuna hiç şüphe yok. Gerçekten, Biden’ı Amerikalı seçmene kendisini sevdirmesinin sebeplerinden biri bu. Demokrat Parti, özellikle genç bir evlilik sırasında ilk eşi ve kızını kaybetmesinin ardından yaşadığı talihsiz bir tecrübe nedeniyle Biden’ı güvenilir kişi olarak doğru biçimde tanımladı.

Biden sıkıntılı sürecin üstesinden geldi ve kamu görevinde en örnek gösterilen kariyerlerden biri oldu. Biden ayrıca, oğlu Hunter Biden’ın babasını neredeyse içine çeken ve onun yükselen siyasi yıldızına zarar vermekle tehdit eden para ve uyuşturucuyla ilgili olduğu iddia edilen skandalların ortasında ayakta kalmayı başardı. Biden esas olarak ailesinin bütünlüğünü ve refahını korumak için çaba gösterdi.

Bu yüzden, Biden’ın, Covid-19 salgınının sosyal ve ekonomik kurumları büyük ölçüde harap ettiği şu zamanda Amerikalı ailelerin refahını düşünmesi çok doğal bir şey. Biden’ın, 11 Mart 2021’de Amerika’yı Kurtarma Planı’nı imzaladıktan sonra ABD hükümeti 28 Nisan’da, Beyaz Saray’ın açıklamasında “çocuklarımıza, ailelerimize ve ekonomik geleceğimize yatırım” dediği Amerikalı Aileler Planı’nı bildirdi.

Beyaz Saray’ın basın açıklamasına göre, kişi başına 1,400 dolar tutarındaki tahmini 161 milyon adet teşvik ödemesi hanehalklarına, okulların yeniden açılmasına ve aşı yönetimine gitti. Biden’ın aile planı, dört yıl ücretsiz eğitim, çocuklara, ailelere ve farklı politikalara doğrudan destek ile okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim ekosisteminde altyapıya yatırım yapılmasını taahhüt ediyor.
Biden ayrıca, Amerikalı ailelere çocuk bakım desteği, ücretli izin, beslenme, işsizlik sigortası reformu ile vergi reformu ve vergi kesintileri konusunda doğrudan yardım etmeyi düşünüyor. Bu önlemlerin kapsayıcı olduğu gerçeğini hiç kimse tartışamaz.

AİLELERİN SIKINTILARI HAFİFLETİLMELİ

Bununla birlikte Biden’ın yeni aşırı iddialı planı aynı zamanda bir parça fazla idealist gibi geliyor. Kısa ve orta vadede gerçekçi bir şekilde mümkün ve uygulanabilir olmaktan ziyade daha çok bir seçim kampanyası sözü gibi yorumlanıyor. Uzmanlar, Biden’ın aile planının büyük bölümünün, iyi niyetler içerse bile, parayı sokağa atmak gibi olduğunu söylüyor. Ülkedeki tüm aileleri bir grupta toplamak, onları sosyal ve ekonomik bakımdan eşit olarak farz etmek olur ki, bu kesinlikle statükoya zıt düşmektedir.

Amerika’daki ailelerin sorunları, son yıllarda belirginleşen ve koronavirüs salgınının ön plana çıkardığı tarihi ve sistemik ırkçılık ile beraberindeki adaletsizlik ve eşitsizlikte derinden gömülü. Sonuç olarak, ailelerin sıkıntılarını hafifletmeyi amaçlayan herhangi bir girişim, bu sorunların temel sebeplerini çözmelidir.

Sağlık açısından bakıldığında, Covid-19 salgını erişim ve kalitedeki eşitsizlikleri ortaya çıkardı. Siyah Amerikalılar salgından en fazla etkilenen kesim oldu, bu grupta yer alanların hastalığa yakalanma olasılığı beyaz Amerikalılara kıyasla üç kat daha fazladır. Bu salgındaki can kayıplarının sayısına da yansıyor, bu durumdan etkilenenler aile reislerinden oluşuyor.

26 Şubat 2020’de yayınlanan siyah-beyaz zenginlik uçurumuyla ilgili bir çalışma, “şaşırtıcı ırksal eşitsizlikler” ortaya koydu. Çalışmaya göre, 2016 yılında tipik bir beyaz ailenin net serveti bir siyah ailenin net servetinin neredeyse on katıydı ve sırasıyla 171 bin dolar ve 17 bin 150 dolardı. Ekonomistler, bu eşitsizliği gidermenin, şimdiki kurtarma planının önerdiği geçici önlemler değil, uzun vadeli sürdürülebilir programlar gerektirdiğini vurguluyor.

ABD’DE SİLAHLI ŞİDDET KONTROLDEN ÇIKTI

Biden, ABD ekonomisinin canlanması ve istihdam fırsatları ortaya çıkması konusunda iyimser olsa bile, yüksek ücretli işlerin büyük bölümünü beyaz Amerikalılar kapacak, siyah toplumun ve diğer azınlıkların üyeleri ise geriye kalan düşük ücretli iş fırsatlarını paylaşacak. Tıpkı sağlık imkânlarında olduğu gibi bunun asıl nedeni, yapısal ve finansal engeller nedeniyle azınlıklara sunulan çarpık ve hasmane eğitim sistemidir.

Madde ve alkol bağımlılığını kapsayan uyuşturucu tehdidi, Amerikalı ailelerin fazlasıyla baş belası durumundaki diğer bir rahatsızlıktır. Amerika Bağımlılık Merkezleri verileri, madde bağımlılığı ve kullanımının Amerikan toplumuna, kayıp iş yeri verimliliği, sağlık hizmeti harcamaları ve suçla ilgili maliyetler bakımından yıllık 740 milyar dolardan daha fazla maliyete yol açtığını gösteriyor.
Ancak bu sorunun büyüklüğüyle baş edebilecek uygun rehabilitasyon programları yoktur. Eleştirmenler, Amerika’da uyuşturucu sorununu kesin olarak aşma tutkusu eksikliğinin, ABD devletinin beyaz olmayan toplulukların kendi kendini imha etmesini sürdürmede kullandığı araçlardan sadece biri olduğu gerçeğine dikkati çekiyor.

Amerikalı ailelerin karşı karşıya kaldığı şiddet ve suçun korkunç etkilerinin sözü edilmezse acılar eksik kalacaktır. Şu anda silahlı şiddet kontrolden çıkmış bulunuyor. Bu ikiz kıskaç binlerce Amerikalı aileye büyük zarar veren, çok derin fiziksel, duygusal ve psikolojik yaralara sebep oldu. Bir kez daha suçun büyük kısmı siyah ve diğer ötekileştirilmiş topluluklarda meydana geliyor.

Açıkçası Amerikan toplumu homojen bir aile birimi değildir. Amerikan toplumu, kaynaklara ve fırsatlara çarpık bir şekilde erişilebilen oldukça eşitsiz nüfuslardan oluşmaktadır ve Biden sadece sonraki yönetimlerin bu duruma çare bulmasının temelini atabilir.