China Daily

G7 Zirvesi’nden sonra pazartesi yayınlanan ortak açıklamada, gelişmiş Batı ülkeleri kulübü küresel bir altyapı girişimi başlatma sözü verdi. “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” girişimi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden tarafından düşük ve orta gelirli ülkelerin muazzam altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına yardım etmek için önerildi. G7 liderleri ortak açıklamada bu girişimin değer yönelimli, yüksek standartlı olduğunu ve Covid-19 salgınının daha da ağırlaştırdığı gelişmekte olan ülkelerdeki 40 trilyon dolardan daha fazla altyapı ihtiyaçlarını azaltmak için büyük demokrasilerin önderliğindeki bir şeffaf altyapı ortaklığı olduğunu iddia etti.

Bu girişimi hayata geçirmek için on yıllar boyunca yıllık 1,5 triyon ile 2,7 trilyon dolar arasında yatırım yapılması gerektiği hesaplanıyor. Bu da parayı kimin ödeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Uluslararası Para Fonu’nun nisanda yayınladığı son verilere göre, Japonya’nın borcu Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) 2,56 katı ve ABD’nin borcu GSYİH’nin 1,33 katı. Kanada, Fransa ve İngiltere’nin ülke borçları ile GSYİH’lerindan çok daha yüksek.

Bazılarının girişimin finansmanının ana kaynağının özel yatırımlar olacağını söylemesine rağmen, hükümetlerin on yıllar boyunca fonlanması gereken bu projelerin karlılığına özel sektörü nasıl ikna edeceği belirsiz. ABD bazıları kısa süre sonra kullanım süresini dolduracak 1,3 milyar fazla doz aşı stokladı. Washington’ın diğer ülkelere aşı verme konusundaki tavrı dikkate alınırsa, insanların bu girişimin ne kadar samimi olduğunu sorgulamaya hakları var.

“BIDEN TUZAĞI” ENDİŞESİ

Eski sömürgeciler olarak Fransa, Almanya ve İtalya’nın girişimden en çok Afrika’nın yararlanmasını sağlaması mümkünken Japonya Hint-Pasifik bölgesinin yanı sıra odaklanacak ve ABD Hint-Pasifik’in yanı sıra Latin Amerika’yı hedefleyecek. Bu farklı hedefler onların bu girişimi, dünyanın ortak gelişmesinden çok, kendi acil çıkarları için bir jeopolitik araç olarak kullanma ortak hedeflerini yansıtıyor.

Hiç şüphesiz, Washington böyle bir girişim önererek Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne karşı çıkarmaya çalışıyor. G7 içindeki birçoklarının girişimin, tamamen siyasi yönelimli ve katılanlar için oldukça koşullu olması nedeniyle, sadece gelişmiş ülkeler için değil, aynı zamanda az gelişmiş ülke ekonomileri için de bir “Biden tuzağı” haline gelmesinden endişe duymalarına şaşmamalı. Bununla beraber, Avrupa ülkeleri ABD ekonomisinin bencilliği tarafından kutsal bir amaç adına ekonomik olarak kullanılabilecekleri olasılığından endişe duymaları gerekir.

Dikkate değer bir biçimde, Washington lüke içinde yıllardır altyapıyı daha iyi bir düzeye getirmek için özel yatırımları teşvik etti ve Japonya ile Avustralya’yı da Asya-Pasifik bölgesinde benzer altyapı girişimlerine sokmaya çalıştı. Ama bunlardan hiçbiri somut sonuçlar üretmedi.