Gelişmiş ekonomilerin oluşturduğu G7 grubu, geçen hafta cumartesi günü Britanya öncülüğünde, Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi seçim sistemini düzeltmesi konusunda yaptıkları açıklamada, Beijing’in adımının “Hong Kong’daki muhaliflerin seslerini ve düşüncelerini yok ettiğini” iddia ettiler. Açıklamada, G7 grubu, “farklı görüşleri susturmak yerine dile getirmenin, Hong Kong’un istikrarı ve refahını garanti etmenin yolu olduğunu” savundular.

Britanya Dışişleri Bakanı Dominic Rabb, Hong Kong seçim sistemiyle ilgili düzenlemelerin Çin-Britanya Ortak Deklarasyonu’nu ihlal ettiğini savunarak, Çin’i, anlaşmaya “uymamakla” suçluyor.

Hong Kong’u işaret eden ülkeler duruma ideoloji gözlüğünden değil, kendi bağlamında bakmak isteyebilirler. Hong Kong’da, bir şekilde mevcut durumun devam etmesi, daimi kargaşa ve karışıklık ortamının sürmesi fikri gülünç. İkincisi, üste adı geçen gruptaki ülkelerden bazıları, Hong Kong’daki güvenlik durumunun aktif olarak kötüleşmesinden sorumlular. Üçüncüsü, Britanya Çin-Britanya Ortak Deklarasyonu’nu “yorumlama” konusunda bir tekele sahip değildir. Bu hiçbir zaman, diğer ülkelerin kendinden menkul koruyucular gibi Çin’in başına dikilmesi ve bir anlaşma yerine tek taraflı bir sınırlama olarak davranmaları anlamına gelmiyor.

“Bir ülke”, “Bir Ülke, İki Sistem” ilkesinin ön koşuludur. Ve Temel Yasa’da belirtildiği gibi, Çin hükümeti Hong Kong üzerinde tüm ulusal güvenlik haklarına sahiptir. 

Çin-Britanya Ortak Deklarasyonu ve “yüksek derecede özerklik” garantisi hiçbir zaman, kentin ayaklanmalar, devlet karşıtı faaliyetler ve yabancıların çıkarları için özgür bir oyun alanı olması ve merkezi hükümetin, bir bütün olarak ülkenin çıkarları adına durma hakkına sahip olmadığı anlamına gelmemektedir. 

Diğer yandan, Hong Kong “İki Sistem” modeli altında ekonomi alanında, sağlık hizmetleri, sosyal politikası, vergilendirme, eğitim ve diğer birçok açıdan Çin anakarasından farklı olarak, ayrı bir yönetime sahip olmaya devam ediyor.

ÇİN HÜKÜMETİ HONG KONG ÜZERİNDE TÜM ULUSAL GÜVENLİK HAKLARINA SAHİPTİR

Bununla birlikte, ulusal güvenlik yasası öncesi mevcut durum belli açılardan kesinlikle savunulamaz olduğu için bazı şeyler tam olarak değiştirildi. Yine de Batı’nın yanıtı, Çin’in hiçbir şey yapmayacağını beklemektir.

Bütün yıl Hong Kong, aralarında Amerikalı sivil toplum örgütleri ve siyasetçilerin de bulunduğu yabancı güçlerin açık desteğiyle ayaklanmalarla uğraştı. Onlar, Hong Kong’u bir kargaşa, istikrarsızlık ve yıkım bölgesine çevirdiler.

Kentte istikrarı sağlamak, sonsuz şiddet sarmalına son vermek ve devlete tamamen zarar vermek ve yabancı güçlere hizmet etmeye çalışanlara karşı tepki koymak için yetkili makamlar gerekli önlemleri aldılar. Bu değişiklikleri zorlayanlar isyancılardı. Çin merkezi hükümeti, Hong Kong’un güvenliğini, istikrarını ve refahını korumakla yükümlüdür ve o da bunu yaptı. Ayaklanmaların sürmesini savunanlar, kentin ya da kent halkının samimi çıkarlarını savunmak için hareket etmiyorlar.

Bu, “muhalifleri ortadan” kaldırmak ya da Temel Yasa’nın altını oymakla ilgili değil. Yukarıdaki tüm ülkelerde olduğu gibi, “muhalefet” devlete bağlı olmalı ve onun kurallarına saygı göstermelidir.

Britanya Çin’in egemenliğine saygı göstermelidir. Ebeveyn tavrını ve kendinden menkul “amir” rolünde davranmaya son vermelidir. Çin-Britanya Ortak Deklarasyonu, Britanya yönetiminin bölgenin geleceği konusunda bir şekilde, Çin merkezi hükümetinden daha fazla söz söylemesi gerektiği anlamına gelmiyor. Britanyalılar, imparatorluk döneminin sona erdiğini ve bölgedeki tarihinin, haklı bir fedakârlık değil, bir saldırganlık eylemi olduğunu kabullenmelidir.

“Yüksek derecede özerlik” olarak tanımlanan “Bir Ülke, İki Sistem’’ modeli, ilgili yasalar ve düzenlemeler gereğince Hong Kong’da var olmaya devam etmektedir. Ancak kent, Çin’in ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmek için daha fazla bir Truva atı veya ileri karakol mevkii olarak kullanılamaz.

Hong Kong’un kendi ayrıcalıkları vardır, ancak yine de ülkenin bir parçasıdır. Yeni düzenlemeler altında Hong Kong Özel İdari Bölgesi, sonunda eski refahına kavuşacak ve kargaşa ve ayak takımının hâkimiyetinden kurtulacak.