Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, G7 Zirvesi’nde alınan küresel kurumlar vergisi kararını ve Çin’de yaptırımlara karşı hazırlanan yasa tasarısını değerlendirdi.

İngiltere dönem başkanlığında gerçekleştirilen G7 Zirvesi’nde alınan ekonomi kararlarını değerlendiren Altay Altı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın da ilk kez G7 Zirvesi’ne katıldığını aktardı.

Küresel ekonomi alanında birçok konunun masaya yatırıldığını ifade eden Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Hükümet başkanlarının G7’sinden önce Maliye Bakanları’nın bir G7 toplantısı Londra’da yapıldı. Orada çok önemli bir prensip kararı alınmıştı. Bu karar, uluslararası şirketlerin ödeyeceği küresel kurumlar vergisi ile ilgili bir karar.

Bu kararın iki tarafı var. Biri bu çok uluslu firmaların kârlarını elde ettikleri yerde vergilerini ödemeleri. İkincisi ise bir asgari küresel vergi oranı belirlenmesi. Bunun için de yüzde 15 gibi bir rakam telaffuz ediliyor. Küresel ekonominin başat aktörlerinin bu kararı alması önemli.

Ülkelerin daha çok yabancı yatırım çekmek adına vergilerini azaltmaları, böylece çok düşük vergi oranlarına sahip ülkelerin burada bir avantaj elde etmesi söz konusuydu. Özellikle de teknoloji firmalarının çok büyük hacme ulaşmasıyla durum artık daha da karmaşık bir hal aldı.

Bu önümüzdeki günlerde G20 Zirvesi’nde gündeme getirilecek. Burada Çin var, Türkiye de var. Küresel ekonominin çok büyük bir ölçekte temsil edildiği yerde bunların dile getirilmesi bunu daha da öne çıkaracak.

ÇİN’DEN YAPTIRIMLARA KARŞI YASA

Yaşadığımız dünya şu anda ticaret savaşlarıyla tanımlanıyor. Artan yaptırımlar ve benzeri uygulamalarla dünya tanımlanıyor. Çin tarafından yeni bir yasa tasarısı var. ABD’nin veya diğer ülkelerin getireceği yaptırımlara karşı bir yasa tasarısı. Bu yasayla birlikte Çin’in maruz kaldığı yaptırımlara karşı Çin açısından yasal bir enstrüman sağlıyor.

Çin’e getirilen yaptırımların tarafları Çin tarafından karşı yaptırımlara maruz bırakılabilecek. Böyle bir yeni ortam oluşuyor şu anda. Son 3 yıldır birçok yaptırımlar gördük. Trump ile başlamıştı ama Trump ile kısıtlamayalım şu anda da devam ediyor. Trump döneminde kara listede 31 Çin teknoloji şirketi vardı bu dönemde Biden bunu 59’e çıkarttı.

Bu yasa şöyle bir mesaj veriyor dünyanın geri kalanına: ‘Siz Çin’e karşı bir yaptırım uyguladığınızda bunun artık çok net, çok yasal bir çerçeve içinde doğrudan bir karşılığı olacak.’

Bir tarafta rekabetin bir tarafta iş birliğinin olduğu bir süreç yaşıyoruz. Bir tarafta vergi gibi çok hassas bir konuda bile iş birliği yapılabilirken karşılıklı yaptırımların da olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Önümüzde G20 Maliye Bakanları Zirvesi var, bakalım buradan ne çıkacak.”