CRI Türk Dış Haberler Servisi

Atlantik ittifakının en önemli etkinlikleri arasında yer alan G7 ve NATO Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirisi ve sonrasında yapılan açıklamaların oluşturduğu tezat dikkat çekiyor.  Fransız Başbakanı doğrudan NATO Genel Sekterine meydan okurken, diğer liderler çatışma değil iş birliğini öne çıkarıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Çin karşıtı platforma dönüştürmek istediği NATO ve G7 Zirveleri’nden çıkan kararlar, Avrupalı liderlerin söylemleri ile boşa çıkmaya başladı. NATO Genel Sekreteri Jens Stolteberg’in Çin’e karşı askeri gücün Asya’ya yönlendirileceği yönündeki açıklamasına ilk tepki Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’dan geldi.

Stoltenberg’in konuşmasının ardından kameralar karşısına geçen Macron, “NATO askeri bir örgüt ve bizim Çin ile ilişkilerimiz sadece askeri konulardan ibaret değil.” dedi.  Çin ile olan ilişkilerin ticari, teknoloji ve değerler bağlamına dikkat çeken Fransız lider “ Dikkatimizi dağıtmamız, Çin ile olan ilişkimizi ön yargılı olarak ele almamız gerekir.” diye konuştu.

Macron, G7 Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada da Çin’e karşı bir “düşman kulübü” olmadıklarının altını çizmiş ve Beijing yönetimi ile uluslararası kalkınma gibi alanlarda iş birliğine gidebileceklerini söylemişti.

MERKEL: DENGEYİ BULALIM

NATO Zirvesi’ne paralel olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel de Çin ile iş birliğini öne çıkaran liderler arasına ismini yazdırdı. Merkel, bu bağlamda “Çin birçok konuda rakip ancak aynı zamanda birçok konuda partnerimizdir.” ifadesini kullandı. Merkel ayrıca Rusya’nın NATO için Çin’den daha büyük bir tehdit olduğunu öne sürerek “dengeyi bulma” çağrısı yaptı. Asia Times sitesinin aktardığına göre Merkel, G7 Zirvesi’nde Çin’e karşıtı söylemlere katılmayarak ABD ile arasında çizgi çekti.

İngiltere’nin Cornwall bölgesinde düzenlenen G7 Zirvesi’nin ardından Çin, Hong Kong, Taiwan ve Xinjiang üzerinden eleştirilmiş ve birlik üyeleri Kuşak ve Yol’a alternatif sunma konusunda mutabakat sağlamıştı. G7 bildirisini “siyasi manipülasyon” olarak niteleyen Çin’in İngiltere Büyükelçiliği ise Xinjiang’da bahsedilenin aksine 3 milyondan fazla kişinin yoksulluktan kurtarıldığını kaydetmişti.

“SOĞUK SAVAŞ PEŞİNDE DEĞİLİZ”

Yoğun tartışmaların geçtiği G7 Zirvesi’nin ev sahibi İngiltere ise NATO toplantısının ardından “Soğuk Savaş” teorilerine set çekti. “Kimsenin Çin ile yeni bir Soğuk Savaş’a girmek istediğini düşünmek istemiyorum.” diyen İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Rusya konusunda da geleceğe ilişkin umutlu olduğu dile getirdi.

Boris Johnson, G7 Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne alternatif olarak sunulan girişimin Çin’e hedef almaması gerektiğini belirtmişti. İngiliz Financial Times gazetesi de diplomatların “Johnson, G7’nin ne olduğunu göstermek istiyor, kime karşı olduğumuzu göstermek istemiyor.” dediğini aktarmıştı.

TÜRKİYE’DEN EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da NATO Liderler Zirvesi sırasında Çin’e dair açıklama yapmamış ancak öncesinde iki ülkenin gelişen ekonomik bağlarını gündeme taşımıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetmişti:

“Yakın zamanda en büyük ticaret ortaklarımızın başında gelen Çin ile çok önemli bir anlaşmayı yaptık. Daha önce Çin’le 2,4 milyar dolarlık bir swap (takas) anlaşmamız zaten vardı. Şimdi bu rakamı 3,6 milyar dolarlık yeni bir swap anlaşmasıyla toplamda 6 milyar dolara çıkarmış olduk. Tabii bu, 46 milyar Türk Lirası, Çin olarak da 35 milyar yuan’a karşılık gelen 6 milyar dolarlık bir anlaşmayı böylece gerçekleştirmiş olduk. Tabii bu Türkiye’nin son zamanlardaki çok ciddi bir sıçraması oldu.”