CRI Türk Dış Haberler Merkezi 

İngiltere’nin ev sahipliğini yaptığı G7 Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısı sona erdi. Londra’da düzenlenen toplantı sonrası Rusya, Çin, İran, Libya, Suriye olmak üzere çeşitli başlıklarda 27 sayfalık bir bildirge açıklandı.

1975’te Batı’nın zengin ülkelerinin sorunlarını tartışmak için kurulan G7 Forumu, Covid-19 pandemisinde Londra’da bir araya geldi. Pazartesi günü başlayan görüşmelerin gündemi bu kez farklı oldu. Covid-19 salgınının yarattığı sorunlara çözüm beklenilen günlerde Çin ve Rusya’ya karşı yapılan söylemler gündemin ana konuları oldu.

TOPLANTI ÖNCESİ İKİLİ GÖRÜŞMELER

G7 toplantılar başlamadan önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Güney Koreli ve Japon mevkidaşları Chung Eui Yong ve Motegi Toshimitsu ile bir araya geldi.

Bir saat süren görüşmede üç bakan, Kuzey Kore’nin nükleer ve füze programı hakkında görüşmeler gerçekleşti. Üç ülkenin bakanlarına “üçlü iş birliği” içerisinde süreç izlenmesi gerektiğini hatırlatan Blinken, Motegi ve Chung ile baş başa görüşmeler gerçekleştirdi. İkili görüşmelere ilişkin detaylar hakkında bilgi verilmedi.

RAAB MOTEGİ GÖRÜŞMESİNİN KONUSU “HİNT-PASİFİK” GÜVENLİĞİ OLDU

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, sosyal medya üzerinden yaptığı bir açıklamada, Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi ile yaptığı ikili görüşmede Hint-Pasifik bölgesinde ticaret, güvenlik iş birliği ve stratejik ortaklığı konu alan görüşmeler gerçekleştirildiğini duyurdu.

ÇİN VE RUSYA GÜNDEMİ

Toplantı sonrası paylaşılan 12 bin 400 kelimelik bildirgede demokrasilerin küresel olarak tehdit altında bulunduğu iddia edilirken, Rusya’nın demokrasileri baltalamaya çalıştığı ve Ukrayna’yı tehdit ettiğini, Çin’in ise insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiği öne sürüldü.

Öte yandan bildirgede, Rusya’dan “devletler arasındaki diplomatik ilişkilerin temeli olarak ifade edilen Viyana Sözleşmesi’ne saygı göstermesi” ifadelerine yer verildi.

Bildirgede Çin’den “Gelişmiş teknolojik kabiliyete sahip büyük bir güç ve ekonomi” olarak bahsedilirken, gelişen teknoloji ve ekonomisinden duyulan endişe dile getirildi.

ÇİN DIŞİŞLERİ’NDEN G7 ORTAK BİLDİRİSİNE YANIT

Taiwan’ın Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) forumlarına ve Taipei’nin uzun zamandır devam eden hedefi olan Dünya Sağlık Asamblesi’ne (DSA) “anlamlı katılımını” desteklendiği söylenen G7 toplantısı ardından konuşan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin G7 dışişleri bakanlarının Çin’e karşı temelsiz suçlamalarda bulunduğunu ve Çin’in içişlerine açıkça müdahale edildiğini söyledi.

Sözcü, “Bu, Çin’in egemenliğine büyük bir müdahale ve normların ahlaksız bir yıkımıdır. Çin bunu şiddetle kınamaktadır.” dedi.

Wang Wenbin, Xinjiang, Tibet ve Hong Kong’la ilgili konuların Çin’in iç işleri olduğuna dikkat çekti. Çin’in Diaoyu Adası ve ona bağlı adalar, Güney Çin Denizi’ndeki adalar ve komşu sularının egemenliği ve hakları için yeterli meşru temele sahip olduğunu hatırlatarak şunları ekledi:

“Çin’in Taiwan bölgesinin egemen devletlerden oluşan DSÖ de dâhil olmak üzere uluslararası kuruluşların faaliyetlerine katılımı, Birleşmiş Milletler (BM)  Genel Kurulu Kararı ile onaylanan önemli bir ilke olan ‘Tek Çin’ ilkesine göre ele alınmalıdır. Bu, BM Genel Kurulu’nun 2758 sayılı kararı ve Dünya Sağlık Asamblesi’nin 251 sayılı kararında teyit edilen önemli ilkedir. Bir grup gelişmiş ülke olarak, G7, uluslararası toplulukta çelişkiler ve farklılıklar yaratmak ve küresel ekonomik iyileşme sürecini bozmak yerine, dünya ekonomisinin iyileşmesini teşvik etmek ve gelişmekte olan ülkelere kalkınmayı hızlandırmak için daha fazlasını yapmalıdır. G7, en şiddetli salgınlara ve en gelişmiş tıbbi teknolojiye sahip ülkeleri içerir. Aşıları kendi başlarına biriktirmek yerine, uluslararası salgınla mücadele iş birliğine odaklanmalı ve aşıların adil dağıtımını teşvik etmelidir. Üstünlükçü bir zihniyetle diğer ülkeleri eleştirmemeli ve bunlara müdahale etmemeli ve uluslararası salgın iş birliğinin mevcut en önemli önceliğini baltalamamalıdır. G7 kendisini demokratik bir blok olarak tanıtıyor, ancak son anketler 53 ülke ve bölgeden katılımcıların ABD’yi küresel demokrasiye en büyük tehdit olarak gördüğünü gösteriyor, ancak G7’nin buna karşı bir önlem aldığını göremedik.”

MYANMAR’DA DEMOKRASİ ÇAĞRISI

Basın açıklamasında, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab “demokrasi, özgürlükler ve insan haklarını zayıflatan acil jeopolitik meselelerin yanı sıra Myanmar’daki duruma değinerek, G7 ülkelerini Myanmar’ın askeri cuntasına karşı daha güçlü adımlar atmaya çağrısında bulundu.  Raab, “Bu, cuntayla bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik hedeflenen yaptırımların genişletilmesini, destek verilmesi sağlanmalı.” diye konuştu.

Bildirgede ise, “Myanmar’daki askeri darbeyi en güçlü şekilde kınıyoruz. Ordu’dan, olağanüstü halin derhal sona erdirilmesi, iktidarın yeniden demokratik olarak seçilmiş hükümeti devredilerek ve keyfi olarak gözaltına alınan Başbakan Aung San Suu Kyi, dahil tüm yetkililerin serbest bırakılması konusunda çağrıda bulunuyoruz.” satırlarına yer verildi.

AFGANİSTAN İÇİN İSTANBUL GÖRÜŞMELERİNE DESTEK MESAJI

ABD Ordusu’nun Afganistan’dan çekilmeye başlaması ile bölgedeki durumun ne yönde ilerleyeceği son günlerin tartışılan konusuydu. Dış politikada ortak bir karar bildirgesi yönünde olan G7 Dışişleri Bakanları Londra Zirvesi metninde Afganistan’daki durum için şu ifadeler kullanıldı:

“Sürdürülebilir, kapsayıcı bir siyasi çözüm, tüm Afgan halkına fayda sağlayan adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yoludur. Doha’da barış görüşmelerinin devam etmesini ve İstanbul’da Afganistan konusunda üst düzey bir konferans düzenleme çabalarını destekliyoruz. Bölge ülkelerinin barış çabalarını desteklemek için birlikte çalışmaya devam etmesi önemlidir. Tüm Afgan taraflarını barış sürecine tam katılımlarını yenilemeye çağırıyoruz. Ayrıca müzakere taraflarının Afgan sivil toplumunun farklı bakış açılarını dâhil etmesine izin veren mekanizmaları da destekliyoruz.”

AŞI İÇİN BEKLENEN AÇIKLAMA GELMEDİ

Az gelişmiş ve gelişmekte olan ulusların aşılara ulaşımını kolaylaştırarak, sektörle birlikte çalışma sözü verilirken firmalara konuyla ilgili çağrı yapılmadı.

G7, “kapsayıcı ve sürdürülebilir bir iyileşme” ihtiyacını fark ettiğini ve Covax dahil olmak üzere aşı erişimi için “mevcut tüm” mekanizmaları desteklediğini söyledi. Gruplaşma şimdiden 10,7 milyar dolardan fazla vaatte bulundu. Fakat ilave bir fon açıklanmadı. Bunun yerine, bakanlar “pandemiyi kontrol altına almak ve sağlık güvenliğini güçlendirmek için bir sonraki kritik adım olarak tüm ortakları desteklerini artırmaya” teşvik eden açıklamada bulundu.

TOPLANTIDA COVID-19 PANİĞİ

Toplantıya katılan Hindistan heyetinden iki kişinin Covid-19 testinin pozitif çıkması paniğe neden oldu.

Konuyla alakalı açıklama yapan Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar Twitter hesabından zirvenin ilk günü pozitif çıktığını, bu yüzden görüşmenin kalanına video konferansla katılacağını açıkladı.

Jaishankar, ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ile sosyal mesafe tedbirlerinin uygulandığı yüz yüze görüşme gerçekleştirmişti. Bakan Jaishankar ayrıca, İngiltere’nin Hint kökenli İçişleri Bakanı Priti Patel ile buluşmuştu.