Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

“Futbol tarihimizin en değişik sezonu sona erdi” diyerek sözlerine başlayan Üstün, “Elbette bu değişiklik yarışın son haftaya kalmasından kaynaklanmıyor. 2020-21 sezonu pandemi koşullarında, çok takımlı, aşırı sıkışık takvimli ve neredeyse tamamen seyircisiz geçirildi. Böyle bir sezonu bir daha da görmeyiz muhtemelen. Hatta inşallah görmeyiz, diyelim. Sezonun en başarılı takımı tartışmasız Beşiktaş oldu. Bu sadece şampiyon olmalarından ötürü değil, zirveye oynayan ekipler içerisinde en dar kadroyla bunu başarmalarından ve belki de buna itici güç olan, diğer rakiplerinden daha fazla istemelerinden de kaynaklanıyor.

Ghezzal, Atiba, Joseph ve belki de biraz Rosier’i bir yana koyarsanız Fenerbahçe veya Galatasaray Beşiktaş’tan hangi futbolcuyu mutlaka isterdi sorusunun cevabı Beşiktaş’ın başarısının da yanıtı olur. Sergen Yalçın elindeki tüm futbolcularından kendi maksimumlarını almayı başarırken Galatasaray Belhanda ve Feghouli gibi önemli iki isimler sorunlar yaşıyor, Fenerbahçe ise oyuncusundan teknik adamına kadar sorunlarına hiçbir çözüm üretemiyordu. Buna rağmen bu iki kulübün son haftaya kadar yarışın içinde olmaları camiaların büyüklüğüdür. Başka bir takımın bu yarışa dahil olamaması da Türk futbolunun neden yerinde saydığının göstergeleriydi.

Beşiktaş lige oldukça sancılı başlamıştı aslında. Beşinci haftada 18. sırada, sekizinci haftada ise 12. sırada yer bulabiliyorlardı kendilerine. Sergen Yalçın’ın geleceği için karamsar yorumlar dahi vardı. Sergen de kendisini “transferleri yapanlara soracaksınız” diye savunuyordu. “Acaba?” soruları artarken ardı ardına gelen galibiyetlerle zirve yarışına uzanan Beşiktaş, sonlara doğru tökezlese de iki gol farkıyla kupaya uzanmayı başardı.

Sergen Yalçın’ın elindeki kadrodan verim almayı başarmasının yanı sıra, olağanüstü bir sezon geçiren Ghezzal, orta sahanın dinamoları Atiba ve Joseph de başarıda büyük pay sahibi olan isimler oldu. Bu sezon Süper Lig’de rakip yarı sahada 1000’in üstünde isabetli pas yapabilen sadece iki oyuncu var. Bunlar da Atiba Hutchinson ve Josef de Souza.” açıklamasında bulundu.

FENERBAHÇE SINIFTA KALDI

Sezonun tartışmasız en kötü ekibinin Fenerbahçe olduğunu belirten Üstün, “Bu konuda herkes hem fikirdir herhâlde. Daha ilk haftalardan başlayan istikrarsız kadrolar, her maç değişik on birle çıkmak, futbolcuların formlarındaki müthiş dalgalanmalar yarışın içindeyken dahi sonuca ulaşamayacağını düşündürüyordu Fenerbahçe’nin. Geçen sezonun gol kralı Cisse’nin golü unutmuş hali, takımın dinamosu Gustavo’nun değersizleştirilmesi, sahaya aklını ve yeteneğini koyan Pelkas’ın gerilemesi gibi birçok soruna hiçbir çözüm üretemedi Fenerbahçe teknik kadroları. Bunlara yönetim zafiyetleri de eklenince kaçınılmaz sona gelindi.

Muhtemelen kızanlar olacaktır rakip taraftarlardan. Sergen’in maç esnasındaki sürekli itiraz halleri, maç öncesi veya sonrası demeçleri birçok rakip taraftarı sinirlendiriyor haliyle. Ancak, üstüne basa basa maalesef diyerek söylüyorum, ülkemizin gerçeği bu. Sahada takımınız elinden geleni yaparken kenarda da siz -teknik kadro ve yönetimler- elinizden geleni yapmaz, hakemleri, federasyonu baskı altına alamazsanız bir yere varamıyorsunuz.

Fenerbahçe diğer iki rakibine göre bu konuda da sınıfta kaldı. Farklı bir çizgi izlemeyi tercih eden Fenerbahçe yönetimi bekli Bundesliga ya da Premiere League için iyi bir yönetim tarzı sergiledi, ama Türkiye için yetersizdi.

Mağlubiyet ya da puan kayıplarında camiaya liderlik etmesi gereken, başta başkan Ali Koç olmak üzere, yönetim ortalarda gözükmezken, her galibiyet sonrası mikrofonlara ilk konuşanın Ali Koç olması tatsız bir görüntüydü. Üstelik de her konuda inandırıcılığını yitiren bir yönetim tarzı benimsendi. Galatasaray mağlubiyeti sonrası söylenen ‘bu mağlubiyet şampiyonluk habercisi’ sözü belki de sezonun en ironik anıydı. Yayıncı ile edilen kavga, hatta ‘tarihin en büyük boykotuna hazır olsunlar’ dedikten sonra protestodan vaz geçilmesi, taraftara bu vazgeçişin nedenini bile açıklayamamak, zaten birkaç sezondur azalan güvenirliği ve inandırıcılığı da kaybettirdi.

Pandemi koşulları nedeniyle elbette ki sürekli değişen uygulamalar, yasaklar ve önlemler var. Bu nedenle Fenerbahçe’nin mayıs ayı sonuna planlanan seçimli kongresi yapılacak mı bilemiyoruz. Ancak iki haftadan az zaman varken ne mevcut başkanın yeniden aday olup olmayacağı konusundaki ketumluğu, ne de bu kötü gidişe rağmen bir başka adayın cesaret edip öne çıkmaması Fenerbahçe gibi bir camia için çok çok üzücü.” diye konuştu.

İLK BEŞTEKİ TAKIMLARIN BEKLENTİLERİ

Spor yorumcusu Behçet Üstün, önümüzde Türkiye Kupası ve Avrupa’da kupa finallerinin olduğunu hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu sonuçlar ilk beşteki takımlarımızı yakından ilgilendiriyor. Şöyle ki; Beşiktaş Şampiyonlar Ligi gruplarına doğrudan girmek için Chelsea’nin Premier Lig’de ilk dörde girmesini ve Şampiyonlar Ligi’nin Manchester City’nin almasını bekliyorlar.

Galatasaray ise UEFA Avrupa Ligi’ni Manchester United’ın kazanmasını bekliyor. Bu durumda Şampiyonlar Ligi’ne ikinci değil, üçüncü ön elemeden başlayacaklar ve elenseler dahi Avrupa Ligi gruplara kalacaklar.

Fenerbahçe Avrupa Konferans Ligi yerine Avrupa Ligi play off maçı oynamak için, Sivasspor da Avrupa Konferans Ligi ikinci ön elemeden başlamak için Türkiye Kupası’nı Beşiktaş’ın almasını bekliyor.

Sonuç olarak futbolda bütçe elbette önemli, kadro derinliği de. Ancak başarılı olmak için bunlar yetmiyor. Elinizdeki kadrodan en yüksek verimi alabilecek, o kadroyu bir takım haline getirecek bir yapılanmanız yoksa yanınızdan geçenleri izlemekle yetiniyorsunuz.”