Global Times / Wang Wenwen

Hafta sonu Beijing’de toplanan Dünya Barış Forumu Batı ile Doğu arasındaki yarışın bir özetiydi. Çin’in kendi modelini diğer ülkelere empoze etmek istediği fikrini kanıtlamaya çalışırken, Fransa’nın Çin Büyükelçisi Laurent Bili Çin’in “ifade özgürlüğüne tehdidinden” bahsetti.

Bili, ifade özgürlüğünün bir ideoloji sorunu olduğuna inanırken, Rusya’nın Çin Büyükelçisi Andrey Denisov dinleyicilere eski ABD Başkanı George H.W. Bush’un Rusya’ya özgürlük ve demokrasi konusunda nasıl ders verdiğini hatırlattı ve “Biz onun Libya, Suriye, Irak ve Afganistan’da nasıl işlediğini biliyoruz.” dedi.

Fransa ile Batı’nın korktuğu Çin modelini açıklayacak olursak; Çin modeli hem Çin halkının iyiliği hem de insanlığın ilerlemesi için çalışır ve Çin’in kalkınması yoluyla dünya için fırsatlar yaratmayı amaçlar. Çin asla, Batı’nın yaptığı gibi kendi modelini diğer ülkelere ithal etmeye çalışmadı. Ama Çin kendi tutumunu açıkça belirtmek istediği zaman Batı, Çin’i ifade özgürlüğünü kısıtlamakla suçladı.

Çin’in Fransa Büyükelçiliği mart ayında resmi Twitter hesabından, bir Fransız senatörünün Taiwan Adası’nı ziyaret etme planını desteklediği için “küçük serseri” diye tanımladığı Fransız araştırmacı Antoine Bondaz’a yanıt verdi. Salı günü, Çin’in Fransa Büyükelçiliği Xinjiang olaylarını çarpıtan ve ırkçılık ve nefret propagandası yapan bir Fransız çocuk yayınına sert tepki gösterdi. Çin bunları çıkarlarını korumak için yaparken, Fransa bunun ifade özgürlüğünün bir ihlali olduğunu düşünüyor. Ama eğer Fransa, Çin’in Fransa’nın her söylediğini ve yaptığını kendi görüşünü belirtmeden kabul etmesini ümit ediyorsa, o zaman Çin’in ifade özgürlüğünün önüne bir engel koymuyor mu?

ÇİN VE BATI’NIN İDEOLOJİLERİ FARKLI

Çin ile Batı’nın farklı ideolojileri var ve özgürlük, demokrasi ile insan hakları kavramlarını farklı görüyorlar. Bu geçen birkaç on yıllık dönemde Çin ve Batı arasındaki etkileşimlerde yaşanan durumdu. Bu dönemde Batı’nın kavramları Çin toplumunu etkiledi ve Çin’in bu kavramlarla ilgili kendi tanımlarını test etti. Benzer şekilde Batı’nın Çin’in düşünme biçimini denemek konusunda eşit şansı olması ve farklı fikirlerin çatışmasını kabul etmesi de gerekir.

Çin’in yaptığı şey “tarihin sonu” mitine son vermeye ve Batı’nın değer hegemonyasını kırmaya çalışmaktır. Denisov’un forumda söylediği gibi, “Eğer herhangi bir kimse bana Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kendi ideolojisini Çin sınırları dışında herhangi birine empoze ettiğinin sadece bir örneğini verirse, çok mutlu olurum.” Rusya büyükelçisi Çin’i savundu çünkü Rusya’nın kendisi de Batı’nın ideolojik ihraçlarından mustarip. İdeoloji ihraçlarının amacı renkli bir devrim başlatmak ve bir ülkeyi o ülkenin durumuna uymayan bir sistem ya da modeli kabul etmeye zorlamaktır, Fransa’nın yaptığı şey budur.

Fransız Büyükelçi, Çin’in kendi modelini ihraç etmeye çalışmadığının farkında. Çin’in yükselişi ve artan etkisi ile birlikte, Fransa ile daha geniş olarak Batı kendi modelinin Çin’in modeli tarafından tehdit edileceğinden endişe etmeye başladı.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi, Ulusal Uluslararası Strateji Enstitüsü araştırmacılarından Sun Xihui, Global Times’a, bunun Batı’nın Çin ile Batı arasındaki rekabete karşı güçlü endişesini yansıttığını söyledi. Sun, “Batı, Çin’in kalkınma modelinin dünya sahnesinde giderek daha fazla onay ile etki kazanacağından ve bunun da Batı’nın etkisine, güç söylemine ve kuralları ile değerleri tanımlama hakkına meydan okuyacağından endişe duyuyor.” dedi.