CGTN / Jonathan Arnott

Beklendiği gibi Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ikinci beş yıllık dönemi için yeniden seçildi. Seçim, Macron’un kaybedeceği bir seçimdi. Marine Le Pen’in kazanmak için tek şansı, başkanlık tartışmasında başarılı olmaktı ancak tartışma sırasında tökezledi. Fransız vatandaşları Ukrayna’yı büyük ölçüde destekliyor. Macron, Le Pen’i Rusya ile “çok yakın” ilişkiler kurmakla suçlayarak defalarca saldırıp Le Pen’in Rusya’nın “genel olarak doğru yönde ilerlediğini” söylediği 2017’deki yorumlarını aktardı. Le Pen, aynı zamanda bu yıl şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’da askeri harekatlara girişmeyeceğini ısrarla savunmuştu.

Macron, tartışma sırasında “Rusya hakkında konuştuğunuzda bankacınızla konuşuyorsunuz, sorun bu.” dedi. Bu, Le Pen’in partisinin son yıllarda Rusya ile bağlantılı bankalardan kredi aldığına örtülü bir göndermeydi. Macron, bu kredilerin Le Pen’i Rusya hükümetine ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’e “bağımlı” hale getirdiğini savundu.

SON 50 YILIN EN DÜŞÜK SEÇMEN KATILIMI

Fransız Kamuoyu Enstitüsü (IFOP) tarafından mart ayında yapılan kamuoyu yoklaması, Fransızların yüzde 90’ının “Ukrayna’daki savaştan endişe duyduğunu” ve durumun bazı tipik iç meseleleri gölgede bıraktığını gösterdi. Le Pen; Avrupa Birliği’ne (AB) karşı daha şüpheci, rüzgâr ve güneş enerjisine daha karşı, yakıt vergilerini düşürmeye ve 30 yaşın altındakiler için gelir vergilerini kaldırmaya hevesli, İslami başörtüsü yasağını destekleyen ve emeklilik yaşının artırılmasına karşı bir politikacıydı. Bu tür politikalar bazı Fransızlardan destek alsa da bu sorunların hiçbiri en sonunda önemini koruyamadı.

Fransız kamuoyunun mevcut durumu göz önüne alındığında Rusya-Ukrayna krizi, Başkan Macron’un neden kamuoyu yoklama puanlarını geçtiğini açıklayabilir. Macron, yüzde 58’e yüzde 42 oyla yeniden seçildi. Son 50 yılın en düşük seçmen katılımı olmasına ve Macron’un düşük onay puanlarına rağmen, bu onun için açık bir zaferdi. Başkan Macron, Rusya’ya karşı daha sert bir tutumun kendisi ve Le Pen arasında siyasi bir uçurum sağlayacağına inanıyordu. Sadece iki gün önce Paris, Kiev’e ek silah ve askeri donanım teslim etme niyetini açıkladı.

BATI SEÇİM SONUÇLARINDAN MEMNUN

Ek olarak, yakında parlamento seçimleri olduğu için Fransa haziran ayına kadar seçim modunda kalacak. Fransız cumhurbaşkanları, parlamenter aritmetiğinin cumhurbaşkanına karşıt bir siyasi partiden bir başbakan ürettiği “birlikte yaşama” olarak bilinen durumdan kaçınmaya çalışırlar. Bu arada Fransa ve Almanya, Avrupa medyasının eleştirileriyle karşı karşıyalar. Ukrayna’ya yeterince yardım yapmamakla suçlanıyorlar. Öyle olsa bile, Vladimir Zelenskiy’in seçimin sonucundan mutlu olacağı kesin. Kiev, Batı’nın uluslararası baskısının Fransa’yı kendileri için daha proaktif bir desteğe itebileceğini umuyor.

Ülkede çok az cumhurbaşkanı yeniden seçilip ikinci dönemlerinde popülerliğini korudu. Macron, sadece zayıf bir muhalefet partisi nedeniyle yeniden seçimi kazanmış olan ve muhtemelen sevilmeyen bir ikinci dönem başkanı olacak. Ukrayna’ya küçük miktarlarda bile askeri yardım tantanayla yapılacaktır. Muhtemelen Birleşik Devletler ve Birleşik Krallık’ın yaptığı yardımdan da daha az müdahalede bulunulacaktır.

Batılı liderler şüphesiz seçim sonuçlarından memnun kalacaklar. “Aşırı sağcı” Le Pen’i AB’nin fikir birliğini bozabilecek biri olarak değerlendirdiler ve bu belirsiz zamanlarda politikacıların ödüllendirdiği bir şey varsa, o da istikrardır. Başkan Macron sıradan seçmenlerle bağlantı kurmakta zorlanabilir ancak diğer Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarıyla konuşurken çok rahat. Siyasi balonun dışında, Macron’un kendi seçmeni rahatlayacak olsa da onların bile ülkedeki seçim sonucundan memnun olmadığı gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır.