China Daily / Liu Weiping&Liu Daren

Çin, Covid-19 salgınını içerde büyük oranda kontrol altına almasına rağmen, halen 2021 yılında istikrarlı büyümeyi sürdürmede zorlu görevlerle karşı karşıya bulunuyor. Bunu yapabilmenin bir yolu – uzun vadeli, reel ekonominin sağlıklı gelişimini sağlamak için- finansal riskleri tetikleyebilecek unsurları ortadan kaldırmak ve finansmanı en iyi şekilde kullanmak.

Öncelikle Çin, finansal reformu ve farklılaştırılmış finansal iş birliği sistemini geliştirmek için açılımı ilerletmeli ve dolaylı finansman sistemine çok fazla güvenmeden risk önleme ve kontrol mekanizmasını düzeltmelidir.

Çin’in dolaylı finansal sisteminin gelişimi ve reformu, uzun vadeli sosyal ve kültürel değişimiyle uyumludur, bankalar, tüm sosyal kredi sisteminde temel öncü rolü oynamaktadırlar. Çin’in finansal sektörde ülkeyi orta gelir tuzağına zorlayacak enflasyon krizini tetikleyebilecek sistemik riskleri önlemek amacıyla çapraz piyasa ve sektörler arası finansal iş birliği sistemine ihtiyacı var. Periyodik ekonomik yapısal düzenlemeler ve karmaşık dış ortamın yol açtığı zayıf talep yüzünden Çin, deflasyon riskiyle karşı karşıyadır. Ancak yetkililer, paranın çifte sigortalanmasını da kapsayan kısa vadeli ekonomik teşvik politikaların üstesinden gelmede başarısız olursa ya da etkili para politikası uygulamazsa, ülke, uzun vadede enflasyonla karşılaşabilir.

Örneğin, Japonya’nın mevcut gelişme ikilemi, işletmelerin, uzun vadeli “finansal sistemde risk algılamasının değişmesinin” farkına varmasını zorlaştıran nispi az gelişmiş doğrudan finans sistemiyle ilgilidir ve düşük faiz oranı politikasının yanı sıra nüfusun yaşlanma sorunu, ülkenin büyümesini yavaşlattı.

Çin, doğrudan finansman için farklılaştırılmış finansal araçların gelişimini desteklerken, doğrudan finans sistemini kolaylaştırmalı ve dolaylı finansman için sermaye desteği mekanizmasını güçlendirmelidir.

Odak noktasını borsadan kaydıran Çin, finansman sorunlarını aktif menkulleştirmesi, çok katlı hisse senedi ticareti piyasası, dönüştürülebilir sermaye araçları, tahvil piyasası ve internet finansmanı aracılığıyla aşmaya çalışmalıdır ve bu ayrıca, Çin karakterli sürdürülebilir “finansal sistemde risk algılamasının değişmesi” örneği oluşturmasına yardımcı olacaktır.

Bunun yanı sıra yetkililer, zengin ve yoksullar arasındaki uçurumun açılması, sosyal refahın eşitsiz dağıtımı, sosyal güvenlik sistemi ve ekonomik kalkınmadaki dengesizlik, ekonomi için yeni itici güçlerin eksikliği ve endüstriyel iyileşmenin yavaş hızını da kapsayan ekonomik dönüşüm ve sosyal dönüşüm arasındaki tezatlıkları çözmek için önlemler almalıdır. Bu tezatlıkları çözmek için Çin’in,  çok aşamalı sermaye piyasasını geliştirmesine ve reel ekonomide borç kaldıraç oranını etkili biçimde azaltmasına ihtiyaç vardır.

FİNANSAL DÜZENLEME SİSTEMLERİ REFORMLARI KONUSUNDA İKİ TEMEL SORUN VAR

Çin’in finansal riskleri sadece, yavaş ekonomik büyümesi değil, aynı zamanda finansal düzenleme mekanizmalarının aslında bulunan kusur, farklı bölümler arasında uygun koordinasyon eksiği ve finansal kuruluşlar üzerindeki baştan savma denetimini yansıtan kusurlu finansal düzenleme sistemi yüzünden birikmeye devam ediyor. Finansal düzenleme küresel bir sorun. 2008 yılındaki küresel finansal krizden sonra uygulanan finansal düzenleme sistemleri reformları konusunda iki temel sorun vardır.

İlki, farklı bölümler arasında, merkez bankaları, düzenleyici otoriteler ve sigorta şirketleri arasında koordinasyonu düzeltecek makro ihtiyati düzenleyici çerçeveyi nasıl tasarlayacağıdır, böylece etkili konjonktüre karşı finansal düzenleme ile para politikası işleyebilir ve para politikası ve finansal düzenleme sinerji oluşturur.

İkinci sorun, ihtiyatı düzenleme ve finansal tüketicinin korunması arasındaki ilişkidir. Birçok ülke, davranış denetimi için ayrı bir birim kurarak, ihtiyatı düzenlemeyi davranış denetiminden ayırmıştır. Örneğin, Dodd-Frank Wall Street Reformu ve Tüketiciyi Koruma Yasası uyarınca, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), aslında farklı birimler altında bulunan finansal tüketici koruma işlevlerini birleştirdi ve Tüketici Finansmanı Koruma Bürosu oluşturdu. Britanya, bankacılık sektöründekilerin de arasında bulunduğu bütün finansal kuruluşlardan sorumlu Finansal Davranış İdaresini kurmak için Finansal Hizmet Yasası 2012 altında finansal düzenleyici sistemini yeniledi.

Çin de düzenlemeyi denetimden ayırmalıdır. Ticari bankalar ve yatırım bankaları arasında, iş modeli, sermaye kaynağı ve risk alma dâhil olmak üzere önemli farklılıklar vardır. Küresel finansal kriz, karma operasyon modelinin iki önemli sorununu ortaya çıkardı. Birincisi, mevduat sigortası sistemi altında bankalar, düşük maliyetli mevduatları yüksek riskli ve yüksek baskılı yatırım işleri için sermaye olarak kullanabilir.  Bu, bankaların, ciddi etnik risklere sahip yatırım işleri için destek sağlamak amacıyla sigorta mevduatı kullanmakla aynıdır. Ve ikincisi, yatırım bankalarının sorunları, ticaret bankalarının mevduat, havale, ödeme ve uzlaştırma gibi temel işlerini tehlikeye atarsa, finansal sistemin zeminini sarsabilirler.

Bu yüzden Çin, merkez bankasının makro ihtiyati düzenlemedeki rolünü güçlendirmeli ve sistemik finansal krizlere karşı korumalıdır. Çünkü merkez bankası, makroekonomik analiz yapabildiği, faiz oranları ve toplam kredi hacmi gibi önemli para politikası değişkenlerine karar verebildiği, sermaye piyasası ile sigorta piyasasına dâhil olup ve anlayabildiği, son çare olarak kredi verebildiği ve ödeme ile takas sistemini düzenleyebildiği için makro ihtiyatı denetleme sisteminin lideri olarak hareket etmelidir. Bu, bütün dünyadaki ortak uygulamadır.