Global Times / Li Kaisheng

Filipinler Dışişleri Bakanlığı, 3 Mayıs’ta Çin sahil güvenlik botunun Huangyan Adası sularında devriye gezmesini protesto eden bir açıklama yayınladı. Filipin Dışişleri Bakanı Teodoro Locsin de kişisel sosyal hesabında kaba kelime içeren ifadeler paylaştı. Filipin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Harry Roque, Locsin’in açıklamasının kendi “ifade özgürlüğünün” bir parçası olduğunu söyledi. Locsin, Çin’in Filipinler Büyükelçisi Huang Xilian’den sert sözleri için özür diledi. Locsin ayrıca salı günü Twitter’da Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin “tarihteki en seçkin ve zeki yabancı diplomat olduğunu” ifade etti.

Locsin, 31 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Çin’i ziyaret etti. Ziyareti sırasında Filipinler’in ikili ilişkileri daha geliştirmeye kararlı olduğunu belirterek ve Covid-19’la mücadelesinde Çin’in verdiği güçlü desteğe -özellikle aşı yardımı olmak üzere- teşekkür ederek dostça bir jest yaptı. Ama Locsin neden bir ay sonra ahlakı göz ardı etti ve Twitter’da Çin’e saldırdı? Bunun birkaç nedeni var.

İlk neden, Locsin’in kendi kişiliği. Roque Locsin’in sözlerinin “olayların hızlı tepki vermesine neden olmasından” kaynaklandığını söyledi. Locsin, Twitter’da bazen sert ve hatta kaba şeyler yazmasıyla ünlü. The Manila gazetesi onu “Twitter bağımlısı” diye tanımladı. Aslında bu dilin arkasındaki şeye daha fazla dikkat etmeliyiz, Filipinlerde farklı siyasi güçlerin mücadelesi. Farklı siyasi unsurların Çin’e karşı politika, özellikle Güney Çin Denizi konusunda farklı görüşleri var. Bu ikili ilişkilere derin etkileri olacak daha önemli bir faktör.

Locsin’in Çin’e karşı atıp tutan Twitter mesajı ülkenin 2022’de yapılacak devlet başkanlığı seçimleriyle bir ilgisi var. Seçim zamanı Güney Çin Denizi konusunun seçim kampanyası yapanların güç kazanmak için kullanacağı numaralardan biri olması beklenebilir. Ülkedeki farklı siyasi güçler Güney Çin Denizi’ni önemli bir heyecanlı konu olarak görecekler ve şimdi böyle bir eğilim başladı. Locsin’in devlet başkanlığı seçimlerinde aday olup olmayacağı henüz açık değilse de, Güney Çin Denizi konusunu kaçınılmaz olarak şişirecek ve kışkırtacaktır.

ÇİN SALGINLA MÜCADELEDE FİLİPİNLER’E DESTEK OLUYOR

Filipin hükümetinin Çin’le ilgili tutumunda çelişkiler vardı. Güvenlik bakımından Filipinler, ABD’nin müttefiki. Ekonomik olarak giderek artan oranda Çin’e bağımlı hale geliyor. Bir yandan Filipinler salgın sırasında Güney Çin Denizi konusunu ısıtıyor, öte yandan Covid-19 ile mücadelesinde Çin’in yardımına, özellikle aşılara ihtiyacı var.

Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin dış politikasının eğilimi düşünülürse, Filipinler devlet başkanı Çin’e karşı genel olarak dostça bir yaklaşım benimsedi. Duterte, pazartesi günü televizyonda yaptığı açıklamada, “Çin bizim bağışçımız olmaya devam ediyor.” dedi. Locsin’in kaba tweet yorumlarını attığı gün, Duterte Çin aşısının ilk dozunu vurdurdu. Bu Filipinler içinde Çin’e karşı birbiriyle çatışan fikirler olduğunu gösteriyor ve devlet başkanı hükümetindeki farklı sesleri kontrol edemiyor.

Locsin’in fikirleri gibi, Bazı Filipinli yetkililerin mikrofon diplomasisi, zaten ikili ilişkiler üzerinde olumsuz etkilere neden oldu. Çin kamu sağlığı sorumluluğu nedeniyle Filipinler’e virüsle mücadele yardımı vermeye devam ediyor. Ancak Filipinlerde seçim mevsimi yaklaştıkça ve eğer ülke Güney Çin denizi anlaşmazlığını ısıtmaya devam ederse, bu ikili ilişkileri daha fazla etkileyebilir.

Bu da salgına karşı mücadelede iş birliğine zarar verebilir.